Hakan Fidan: İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyuna sürükleniyoruz
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın uluslararası hukukun ihlali olduğu ve bu çatışmanın tüm bölgeye yayılma riski taşıdığı konusunda sert uyarılarda bulundu.
Hakan Fidan, 28 Mart 2026 Cumartesi günü (bugün) katıldığı A Haber yayınında gündemi değerlendirerek, "Birinci önceliğimiz savaşı durdurmaktır, aynı zamanda savaşın daha fazla yayılmasını engellemek bizim için çok kritiktir." dedi.
Bu çatışmanın hukuksuz bir şekilde başladığını ve genişleme riskinin her geçen gün arttığını vurgulayan Türkiye Dışişleri Bakanı, diyalog sürecinin belirli bir aşamaya geldiğini belirterek, "Müzakerelerde bir adım atılmış gibi görünüyor; en azından görüşmeler başladı ve Pakistan aracılığıyla taraflar arasında mesaj teatisi yapılıyor." diye konuştu.
Bölgenin, senaryosu İsrail tarafından yazılan bir "oyuna" doğru sürüklendiği uyarısında bulunan Fidan, şu sözleri sarf etti:
"İsrail, İslam ülkelerini birbirleriyle uzun süreli bir çatışmanın içine sokmak istiyor. Ekilen fitne tohumları, Müslümanların yeniden bir araya gelmesini çok zorlaştırıyor; bu nedenle Türkiye’nin amacı bu planı engellemektir."
Ayrıca İsrail'in ABD siyaseti üzerindeki nüfuzunu eleştiren Fidan, "Bu artık bir komplo teorisi değil, entelektüellerin de tartıştığı ciddi bir meseledir." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin önceliğinin savaşı durdurmak ve ülkeyi bu çatışma ateşinden uzak tutmak olduğunu vurgulayan Bakan Fidan, Körfez ülkelerinin bu savaşın olumsuz sonuçlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Hakan Fidan, ABD'ye seslenerek; İran ile bir anlaşmaya varılması durumunda İsrail üzerinde gerçek bir baskı kurması çağrısında bulundu.
Avrupa'da Hürmüz'le ilgili sorunu, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaştan ayrıştırma eğilimi başladığını söyleyen Fidan, "Orada bazı ülkelerin söylemde de olsa bir destek verebileceğine ilişkin bazı yeni söylemler geliştirdiğini görüyoruz. Bir de ABD'nin görüşmeler esnasında ufak miktarlarda da olsa belli bayrak taşıyan ülkelerin buradan gemilerinin geçmesine izin verilmesinin bir iyi niyet göstergesi olacağını da ifade ettikleri konular oldu." dedi.
Bakan Fidan, İran'ın da konuya ilişkin pozitif cevabı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
"Türk gemileri de bu konuda belli noktada istifade edebilir dendi. Ben burada daha fazla açıkçası detaya girmek istemiyorum çünkü bugünlerde de bir paket üzerinde çalışıyoruz taraflarla beraber ama önemi ortada, getirdiği etki ortada ve inşallah bunun çözümü de sulh yoluyla, diyalog yoluyla, diplomasi yoluyla olur. Güç kullanımına gerek kalmaz. Çünkü ülkelerin geri kalanı eğer sorun uzun sürerse, ağır ağır İran karşıtı, çok daha geniş, başka ülkelerin de katıldığı bir koalisyona doğru gidecek Hürmüz'de."
Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı'ndan dünyadaki enerjinin yüzde 20'lik kısmının geçtiğini hatırlatarak, boğaz etrafındaki bütün ülkelerin ortak anlayışına ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
Hürmüz'ün uluslararası ticareti tamamıyla etkileyen bir noktada olduğunu aktaran Fidan, burada uluslararası ticaretin ve aktörlerin baktığı noktanın, geçişin engelsiz olması olduğunu belirtti.
Fidan, fiziki engel olmaması, ticaretin, enerji ve gemi akışının öngörülebilir olmasının önemine değinerek, Hürmüz'den petrol ve gazın yanı sıra birçok ürünün geçtiğine işaret etti.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak stratejik bir üstünlük elde ettiğini belirten Fidan, İran petrolünün yüzde 70 veya 80'inin ihraç edildiği Ada'nın ele geçirilmesi durumunda, ABD'nin de stratejik bir avantaj kazanacağını söyledi.
Fidan, karşı tarafa daha fazla baskı uygulamak ve savaşta stratejik üstünlüğü elde tutmak için bu gibi hamlelerin sürekli yapıldığına işaret ederek, bunun "savaşın doğasında olduğunu" dile getirdi.