İran yönetimi güvenlik kanadına emanet: İşte o isimler
İran'ın yeni liderine ait herhangi bir görüntü veya video yayınlanmamış olmasına rağmen, ülkenin yönetim sistemi durumu kontrol altına almış durumda. Tahran yönetimi, krizleri aşmak için Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı ve Meclis Başkanı'ndan oluşan bir yapıya dayanıyor.
Kurdistan24'ün İran medyası ve uluslararası kaynaklar üzerinden yaptığı araştırmaya göre İran yönetim sistemi üç kilit isim ve bir kurum üzerinden şekilleniyor. Günümüz iktidarının en dikkat çeken isimlerinden biri, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olan ve "gölge figür" olarak tanınan Muhammed Bakır Zülkadr'dir.
Zülkadr, İran yönetim sisteminin ana motorlarından biri olarak ordu, Devrim Muhafızları, istihbarat ve dış politika arasındaki koordinasyonu denetliyor. Savaş, nükleer program ve krizlere hızlı müdahale gibi stratejik kararlar onun yönetiminde şekilleniyor.
Daha önce Ali Laricani'nin halefi olan Zülkadr hakkındaki değişim, "El-Mejalla" dergisine göre sadece idari bir tercih değil, mevcut sistemin güvenlik geçmişi güçlü isimlere duyduğu güvenin bir yansımasıdır. Zülkadr, siyasi bir kanattan değil, Devrim Muhafızları, Besic ve Genelkurmay'ın derinliklerinden gelen bir isimdir. Tek başına karar verici olmaktan ziyade, özellikle savaş süreci ve eski liderin yokluğunda İran'ın üst düzey güçlerinin koordinatörü olarak kritik bir rol üstleniyor.
Bir diğer belirleyici isim ise "bir numaralı güvenlik sorumlusu" olarak kabul edilen Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı General Ahmed Vahidi'dir. Kudüs Gücü kökenli olan ve uzun süre Kasım Süleymani ile birlikte çalışan Vahidi, mevcut askeri ve güvenlik geçiş sürecinin en önemli bağlayıcı unsuru olarak görülüyor.
Öte yandan, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, hem güvenlik hem de siyaset dünyasını birleştiren güçlü bir figür olarak öne çıkıyor. Laricani’nin öldürülmesinden sonra popülaritesi artan Kalibaf, tıpkı selefi gibi Devrim Muhafızları kökenli olup meclis tecrübesine sahiptir.
Reuters'ın aktardığına göre Kalibaf, savaş döneminin ana karar vericilerinden biri olmasının yanı sıra Batı ile dolaylı temasları yürüten isimdir. Hem askeri-güvenlik kanadıyla konuşabilmesi hem de siyasette "çetin bir müzakereci" olarak tanınması, onu İran'ın mevcut siyasi ve güvenlik modelinin prototipi haline getiriyor.