Bakırhan’dan iktidara: Kürtlerin onurlu bir barışa ihtiyacı var
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye'nin derin bir kriz sürecinden geçtiğini belirterek, tek çıkış yolunun güçlü bir demokrasinin tesisi ve Kürt meselesinin barışçıl çözümü olduğunu söyledi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, 8 Haziran 2026 Pazartesi günü, partisince Diyarbakır’da düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Konferansına katıldı. İki gün sürecek konferansın açılış konuşmasını yapan Bakırhan, gündeme ilişkin olarak değerlendirmede bulundu.
Türkiye'nin sürekli bir önceki dönemle hesaplaşma sarmalında olduğunu ve bunun ülkeye büyük zararlar verdiğini savunan Bakırhan, cezaevlerinin bu süreçlerin dosyalarıyla dolu olduğunu belirterek, artık hesaplaşma zihniyeti yerine demokrasi devrine geçilmesi gerektiğini söyledi.
Geçmişte kendilerinin sıkça maruz kaldığı polis müdahalelerinin yakın zamanda ana muhalefet partisi Cumhuriyetçi Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi önünde de yaşandığına dikkat çeken Bakırhan, "Biz artık partilerin kapısına TOMA’ların değil, özgür siyasetin gitmesi gerektiğini söylüyoruz. Yargı sopasıyla muhalefeti dizayn etmenin, cezaevlerini seçilmişlerle doldurmanın bu ülkedeki 86 milyon insana hiçbir yararı yoktur." dedi.
Kürtlerin 100 yıl sonra kendi dili, kimliği ve yerel iradesiyle birlikte Cumhuriyeti demokratikleştirerek sürece dahil olmak istediğini belirten Bakırhan, bu süreci "demokratik bütünleşme" olarak tanımladı.
Sorunun çözümü için yasal adımlarla eş zamanlı olarak demokratikleşme hamlelerinin de atılması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, toplumun iktidarın bu konudaki kararlılığına ve inandırıcılığına şüpheyle yaklaştığını ifade etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmamasını eleştiren DEM Parti Eş Genel Başkanı, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Selçuk Mızraklı gibi seçilmiş siyasetçilerin bu nedenle içeride tutulduğunu söyledi.
Belediyelere yönelik kayyum uygulamasının halen devam etmesini "siyasetin bir ayıbı" olarak nitelendiren Bakırhan, bu gaspın bir an önce ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.
Katı merkeziyetçi devlet sisteminin halkın hak ve özgürlüklerini engellediğini dile getiren Bakırhan, iktidardan herhangi bir imtiyaz beklentilerinin olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti:
"Biz sadece iktidarın DEM Parti belediyeleri üzerindeki ayrımcı politikalarından vazgeçmesini istiyoruz. Amed Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarımızla görüştük, halka yönelik hizmetler bürokrasiye takılıyor. İktidar, muhalefetin hizmetlerini engelleyen bu tutumu terk etmelidir."
Bakırhan son olarak, yerel demokrasinin güçlenmesinin Ankara'yı da güçlendireceğini belirterek, yeni dönemde hazırlanacak tüm yasaların yerel demokrasiyi gözetecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.