Üst düzey Hizbullah yetkilisi: Lübnan'dan sonra sıra bölgedeki üç ülkede
Hizbullah'tan üst düzey bir yetkili bölge ülkelerini uyararak, Lübnan'dan sonra İsrail'in üç ülkeye daha saldırmayı planladığını vurguladı.
Lübnan Hizbullahı Yürütme Konseyi Üyesi Galip Ebu Zeyneb, uürdistan24'e verdiği özel mülakatta, Lübnan ve Orta Doğu'da yaşanan güncel siyasi ve askeri gelişmeleri değerlendirdi.
Ebu Zeyneb, ateşkesin uygulanmama gerekçelerini, dolaylı müzakerelerin içeriğini, ABD ile İsrail'in şartlarını, Lübnan'daki ekonomik krizi ve Beyrut Havalimanının kontrolü gibi kritik konuları detaylandırdı.
İsrail'in İhlalleri ve "Büyük İsrail" Hedefi
Ebu Zeyneb, Lübnan'da ateşkes anlaşmalarının hayata geçirilememesinin temel nedeninin, İsrail'in "Büyük İsrail" projesini tahkim etme arzusu olduğunu belirtti.
Hizbullah yetkilisi, "2024 yılında düşmanca faaliyetlerin durdurulması kararı alındığında Hizbullah, 15 ay boyunca saldırıların durdurulmasına tamamen bağlı kaldı. Ancak İsrail, 'hareket özgürlüğü' elde etme bahanesiyle ihlallerini sürdürdü. ABD de İsrail'in tehlike hissettiği her an saldırı düzenleyebileceğini onaylamıştı." diyerek, bu süreçte İsrail ordusunun, silah varlığı bahanesiyle yüzlerce binayı yıktığını ve Lübnan ordusu bölgede inceleme yapmadan önce yüzlerce Lübnan vatandaşını katlettiğini savundu.
Ebu Zeyneb, İsrail'in asıl amacının Lübnan, Suriye ve Gazze hava sahasını tamamen kontrol etmek olduğunu, bu nedenle Hizbullah'ın bekleme sürecine son vererek Tel Aviv ile açık bir askeri çatışma aşamasına geçme kararı aldığını vurguladı.
İsviçre Müzakereleri ve ABD'nin Diplomasiye Dönüşü
İran İslam Cumhuriyeti ile ABD yönetimi arasında İsviçre’de yürütülen görüşmeleri Hizbullah'ın olumlu değerlendirdiğini aktaran Ebu Zeyneb, ABD'nin askeri güç ve liderlere yönelik suikastlar yoluyla Tahran yönetimini yıkamadığını, bu yüzden diplomasi masasına dönerek Tahran ile 60 günlük bir anlaşma imzalamak zorunda kaldığını iddia etti.
ABD'nin askeri kapasitesinin sınırlı olduğunu ve İran gibi dirençli bir devletle yüzleşemeyeceğini savunan yetkili, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma ve bölgedeki ABD askeri üslerine yıkıcı darbeler vurma kapasitesinin Amerikalılarda şoke etkisi yarattığını ileri sürdü.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, ABD ve İsrail Arasındaki Görüşmeler
İsrail ile Lübnan Cumhurbaşkanlığı arasında ABD arabuluculuğunda Washington'da yürütülen müzakerelere değinen Ebu Zeyneb, Lübnan'daki siyasi otoriteyi ve özellikle Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı sert bir dille eleştirdi.
Hizbullah'ın, İsrail'e karşılıksız bir meşruiyet tanımamak adına doğrudan müzakereleri reddettiğini, bu nedenle Emel Hareketi ve Hizbullah'ı Meclis Başkanı Nebih Berri'nin temsil ettiğini belirtti. Ebu Zeyneb, "Lübnan Cumhurbaşkanlığının şu an yaptığı şey, İsrail devletinin varlığını resmi olarak tanımaktır ve bu anayasaya aykırıdır." dedi.
Lübnan'ın ilk başta saldırıların durması, İsrail'in çekilmesi, yeniden imar ve esirlerin serbest bırakılmasını içeren bir taslak sunduğunu ancak İsrail'in bunu reddettiğini açıklayan Ebu Zeyneb, ardından ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Lübnan Cumhurbaşkanı ile iletişime geçerek bir İsrail dayatmasını masaya koyduğunu söyledi.
Ebu Zeyneb, söz konusu yeni taslakta şu iki tehlikeli şartın bulunduğunu belirtti:
1. İsrail'in Lübnan içinde karşılık görmeden operasyon yapma ve yıkım gerçekleştirme konusunda tam bir hareket özgürlüğüne sahip olması.
2. İsrail ordusu işgal ettiği bölgelerden çekilmezken, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyinden tamamen çekilmesi.
Ayrıca bir diğer şartın "deneme bölgesi" oluşturulması olduğunu kaydeden Ebu Zeyneb, bunu ülkenin tamamen teslim edilmesi ve İsrail'in korumalı bir bölgesi haline gelmesi olarak nitelendirdi.
Hizbullah'a Karşı Silah Olarak Ekonomik Kriz
Lübnan'daki ekonomik krizin aniden gelişmediğini, 2016'dan beri ülkeye yönelik planlı bir ambargo uygulandığını ifade eden Ebu Zeyneb, bankaların iflas ettirilmesi ve mali transferlerin engellenmesinin ABD ile Avrupa gözetiminde yapıldığını iddia etti.
Bu ambargonun amacının Güney Lübnan'daki Hizbullah tabanını zayıflatmak olduğunu savunan Ebu Zeyneb, Lübnan halkının aç kalmayı ve şehit vermeyi göze alacağını ancak Beyrut'ta İsrail bayrağını asla kabul etmeyeceğini ileri sürdü.
Beyrut Havalimanındaki ABD Nüfuzu ve İran ile Yaşanan Gerginlik
Lübnan makamları ile İran arasındaki gerilime de değinen Hizbullah yetkilisi, sorunun ABD'nin müdahalelerinden kaynaklandığını iddia etti.
Ebu Zeyneb, 2024 yılındaki savaştan sonra ABD yönetiminin Beyrut Havalimanını kontrolü altına aldığını ve güvenlik birimlerini kendi istihbaratına yakın kişilerle doldurarak İran uçaklarına sürekli zorluk çıkardığını ileri sürdü.
Ayrıca, 1982’den beri İsrail ile ittifak geçmişi olan "Lübnan Güçleri"ne mensup Lübnan Dışişleri Bakanı’nın rolüne de ışık tutan Hizbullah yetkilisi, Lübnan Dışişleri Bakanı ile Cumhurbaşkanı’nın ABD'nin talimatlarıyla hareket ederek İranlı diplomatlara sorun çıkardığını iddia etti.
Bölgesel Bir Birleşik Cephe İhtiyacı
Mülakatın sonunda bölge ülkelerine uyarılarda bulunan Galip Ebu Zeyneb, İsrail'in gözünün sadece Lübnan'da olmadığını Mısır, Suriye, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan için de büyük bir tehdit oluşturduğunu iddia etti.
Bölge ülkelerine yeni bir sayfa açma ve Tel Aviv'in genişlemeci politikalarına karşı bir set oluşturma çağrısında bulunan Ebu Zeyneb, şu sözleri sarf etti:
"Hizbullah, bu ülkelerin ABD’nin Lübnan üzerindeki tahakkümünün ağırlığını azaltmak için daha aktif bir rol oynamasını umuyor, çünkü şu anda Washington, bölge halklarının zararına olacak şekilde yalnızca İsrail’in çıkarlarını elde etmeye çalışıyor."