Çeyrek asırlık direniş: 70 yaşındaki Hatice Kürdistan’ın kadim tandır kültürünü yaşatıyor
Simel ilçesine bağlı Khanke nahiyesinin Kemun köyünde yaşayan 70 yaşındaki Hatice Casim, marifetli elleriyle Kürdistan'ın en eski el sanatlarından birini yaşatmak için direniyor.
Çeyrek asırdan uzun bir süredir kilden toprak tandırlar üreten emektar kadın Hatice Casim, zamana karşı direnişin ve köklü geleneklerin hikayesini Kurdistan24'e anlattı.
Bu kadim zanaatın kendisine annesinden miras kaldığını belirten Hatice Casim, "Tam 25 yıldır tandır yapıyoruz. Ben bu işi annemin yanında, onun tezgahında öğrendim. Aslında 1986 yılından beri bu köydeyiz ve o günden bugüne üretmeye hiç ara vermedik." dedi.
Büyük Emek İsteyen Zorlu Bir Süreç
Tandır yapımı ilk bakışta basit görünse de aslında oldukça hassas ve yoğun emek gerektiren bir süreç barındırıyor. İşinin zorluklarından bahseden Casim, "İlk olarak bu işe uygun özel bir toprak getiriyoruz. Ardından fırının çatlamaması ve daha sağlam olması için içine tuz katarak yoğuruyoruz. Yapımı çok ağır ve yorucu olsa da işimizi büyük bir sevgiyle yapıyoruz." diye konuştu.
Teknolojik Fırınlara Rağmen Tandır Ekmeğine İlgi Artıyor
Gelişen teknolojiye ve modern fırınların yaygınlaşmasına rağmen Hatice Casim, insanların geleneksel tandır ekmeğine olan özleminin her geçen gün arttığını vurguluyor.
Müşteri portföyünün sadece çevre köylerle sınırlı olmadığını belirten emektar usta, "İnsanlar geleneksel tandır satın almak için her yerden buraya geliyor, hatta Erbil'den bile özel müşterilerimiz oldu". ifadesini kullandı.
"Eskiden Günde Üç Tane Yapardık, Şimdi Üç Gün Sürüyor"
İlerleyen yaşının fiziksel gücünü yıprattığını gizlemeyen Hatice Casim, geçmiş günleri biraz da burulsa şu sözlerle yad ediyor:
"Gençken enerjimiz yerindeydi, günde iki-üç tandırı rahatlıkla bitirip teslim edebiliyorduk. Ancak şimdi yaşlandık, fiziki gücümüz azaldı. Artık tek bir tandırı tamamlamak iki-üç günümüzü alıyor."
Çamur ve Ateşle Yoğrulan Bir Ömür
Her tandırın yapım süreci, kilden gövdesinin tam ortasında büyük bir ateş yakılmasıyla son buluyor. Bu sayede pişerek sertleşen ve dayanıklı hale gelen tandırlar, bir evin avlusunda sıcak ve lezzetli bir ekmeğin kaynağı olmaya hazır hale geliyor.
Avuçlarında çamurun, parmaklarında ise ateşin izlerini taşıyan Hatice Casim, üreterek, emek vererek Kürt kültürünün ve mirasının yok olmasına izin vermeyen o kadim kadınların yaşayan en güzel örneklerinden birini oluşturuyor.