Donald Trump’ın teklifi Lübnanlıları korkuttu

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Lübnan’daki Hizbullah varlığına son verme misyonunu Suriye’nin yeni hükümetine devretmeyi teklif ettiği ve İsrail’in askeri stratejisini sert bir dille eleştirdiği ortaya çıktı. Associated Press (AP) haber ajansının deşifre ettiği bu gizli diplomatik hamleye Şam yönetiminden jet yalanlama gelirken, gelişme Beyrut ve Tel Aviv hattında alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

G7 Zirvesi marjında kapalı kapılar ardında çarpıcı açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in Hizbullah’a karşı yürüttüğü askeri operasyonların süresini ve yöntemi eleştirdi. İsrail’in sahadaki ağır bombardımanlarla "çok fazla sivil ölümüne" yol açtığını ancak buna rağmen Hizbullah’ı tasfiye edemediğini belirten Trump, yaklaşık bir buçuk yıl önce Şam'da Esed rejimini devirerek yönetime gelen yeni Suriye silahlı kuvvetlerinin bu misyonu daha operasyonel ve hedef odaklı yürütebileceğini iddia etti.

İsrail yönetimine net bir mesaj verdiğini aktaran Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Aradığınız bir kişiyi bulmak için her seferinde koca bir binayı yerle bir etmenize gerek yok, orada yaşayanların hepsi Hizbullah üyesi değil. İsrail’e, bu meseleyi Suriye’nin halletmesine izin vermeleri gerektiğini söyledim. Onlar sahayı daha iyi biliyor ve bu işi daha profesyonelce yaparlar."

Ahmed Şaraa: "Lübnan’a Müdahale Planımız Yok, Sözler Yanlış Anlaşıldı"

Trump’ın bölgede şok etkisi yaratan bu çıkışına Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şaraa’dan doğrudan yanıt geldi.

Suriye’nin Lübnan topraklarına yönelik herhangi bir askeri tasarrufu veya müdahale planı olmadığını vurgulayan Şaraa, "Suriye ordusunun Lübnan’a gireceğine dair spekülasyonlar tamamen asılsızdır. Bizim önceliğimiz bölgede istikrarın sağlanması ve Lübnan’daki savaşın bir an önce durmasıdır." diyerek, ABD Başkanı'nın ifadelerinin rasyonel sahada yanlış yorumlandığını dile getirdi.

Beyrut’ta "İşgal" Hafızası, Tel Aviv’de Güvenlik Alarmı

AP’nin raporuna göre Trump’ın bu formülü, Suriye’nin Lübnan’daki onlarca yıl süren ve ancak 2005 yılında sonlanan askeri vesayet döneminin acı hatıralarını unutmayan Lübnanlı siyasi aktörler arasında derin bir infiale ve güvenlik kaygısına yol açtı.

Diğer taraftan Şam'daki yeni İslami içerikli hükümete başından beri şüpheyle yaklaşan İsrail kanadı da hareketlendi. İsrail üst düzey güvenlik ve istihbarat kurmaylarının, Trump’ın bu "görev devri" önerisini ve sınır hatlarındaki olası senaryoları değerlendirmek üzere acil ve gizli bir toplantı gerçekleştirdiği öğrenildi.

Sahanın Gerçeği: Suriye Kendi Yaralarını Sarıyor

Diplomatik gözlemciler, Suriye’nin şu aşamada radikal bir bölgesel savaşa dahil olmasının askeri ve ekonomik açıdan imkansız olduğuna dikkat çekiyor.

Esed rejiminin yıkılmasının ardından Şam yönetiminin öncelikli ajandasını ülkenin yeniden imarı, ekonomik istikrar ve göç eden milyonlarca sığınmacının geri dönüşü oluşturuyor.

Öte yandan, İsrail ile Hizbullah arasında 2 Mart'ta patlak veren topyekun savaşta, bugüne kadar İsrail saldırıları nedeniyle Lübnan’da hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin sınırını aşmış durumda.