DEM Partili Eren'den "özel terör büroları" tepkisi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, 81 ilde yalnızca "terör" dosyalarına bakacak savcıların görev alacağı "özel terör soruşturma büroları" kurulacağı yönündeki iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Eren, konuya ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi sundu.

Soru önergesinin gerekçesinde, söz konusu uygulamayla soruşturmaların daha hızlı ve standart yürütülmesinin amaçlandığının iddia edildiğine dikkat çeken Eren, Türkiye’deki hukuki duruma dair kaygılarını dile getirdi.

Mevcut terör tanımının geniş, belirsiz ve öngörülemez olduğunu belirten Eren, şiddet içermeyen demokratik ve siyasi faaliyetlerin dahi bu kapsamda değerlendirilebildiğini, bunun da ciddi hak ihlali risklerini beraberinde getirdiğini vurguladı.

Eren, önergesinde Avrupa Parlamentosu, Venedik Komisyonu ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği gibi uluslararası kurumların değerlendirmelerine de yer verdi. 

Serhat Eren, söz konusu kurumların, Türkiye'deki terör mevzuatının "aşırı geniş ve keyfî" uygulanmasının ifade ile örgütlenme özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki yarattığını defalarca bildirdiğini kaydetti.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty’nin tespitlerini de aktaran DEM Partili Eren, Terörle Mücadele Kanununun hak savunucuları, siyasetçiler, gazeteciler ve öğrenciler üzerinde uygulanmasının kamusal tartışma ortamını olumsuz etkilediğini vurguladı.

Yıllar süren yargılamaların ardından verilen beraat kararlarının tek başına yeterli bir güvence oluşturmadığını ve ihlallerin en baştan önlenmesi gerektiğini kaydeden Eren, süregelen Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin terör mevzuatını AİHM içtihatları ve Venedik Komisyonu görüşleriyle uyumlu hale getirmek için kritik bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Eren, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e şu soruları yöneltti:

- Hangi ihtiyaçla 81 ile "özel terör soruşturma büroları" kurulacaktır? Bu belirleme yapılırken hangi ölçütlere bakılmıştır?

- "Terör" mevzuatının yasal sınırları daraltılmadan ve "şiddet" unsuru somut bir kriter haline getirilmeden kurulacak bu büroların, mevzuattaki "geniş yorum" uygulamasını tüm ülkeye yayarak yargı baskısını artırma hedefiniz bulunmakta mıdır? Yok ise bu riski bertaraf etmek için ne gibi önlemler alınmıştır?

- Venedik Komisyonu görüş ve tavsiyeleri doğrultusunda yeni kurulacak bürolarda görev alacak savcılara, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile demokratik siyaset kapsamındaki eylemleri kriminalize etmemek adına özel bir eğitim verilecek midir?

- Bürolardaki savcıların kolluk birimleriyle yapacağı aylık koordinasyon toplantılarının, yargı bağımsızlığını zedeleyebileceği ve soruşturmaları güvenlikçi bir eksene hapsedebileceği eleştirilerine karşı bakanlığınızın görüşü nedir?

- Pek çok örnekte olduğu gibi, hak savunuculuğu faaliyetlerinin "terör propagandası" olarak nitelendirilmesi, haksız soruşturmalar yoluyla yargı tacizine yol açmayacak mıdır?

- Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty'nin belirttiği üzere, "terör" mevzuatını AİHM içtihadı ve Venedik Komisyonu görüşleriyle uyumlu hale getirmek yerine uygulamayı genişleten bu adımın, Türkiye'nin uluslararası hukuk karnesine etkileri nasıl değerlendirilmektedir?