Mevsimlik işçilerin dramı sürüyor

Kuzey Kürdistan şehirlerinden binlerce Kürt, hayatlarını idame ettirmek için her yıl aileleriyle beraber mevsimlik işçi olarak yollara düşüp Türkiye şehirlerine geliyor. Mevsimlik işçi olarak en fazla göç alan şehirlerden birisi de Ankara. Ankara’da çalışan yüzlerce işçi büyük sorunlarla yüz yüze olduklarını ve her gün ölüme gidecekmiş gibi bir yaşam sürdürdüklerini söylüyor.

Haber Merkezi - Kuzey Kürdistan şehirlerinden binlerce Kürt, hayatlarını idame ettirmek için her yıl aileleriyle beraber mevsimlik işçi olarak yollara düşüp Türkiye şehirlerine geliyor. Mevsimlik işçi olarak en fazla göç alan şehirlerden birisi de Ankara. Ankara’da çalışan yüzlerce işçi büyük sorunlarla yüz yüze olduklarını ve her gün ölüme gidecekmiş gibi bir yaşam sürdürdüklerini söyledi.

Her yıl devam eden mevsimlik işçilerin dramı bu yıl da Türkiye’nin gündeminde. En son 18 Ağustos’ta Sakarya’da bir trafik kazasında 7 Kürt mevsimlik işçi hayatını kaybetmiş, 9 kişi de yaralı olarak kurtulmuştu. Baharın başlangıcıyla beraber Kürt aileler ihtiyaç ve işsizlikten dolayı çoluk çocuğuyla yönünü uzaklara çeviriyor. Bu şehirlerden biri de Ankara. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, Ankara’da 10 bine yakın mevsimlik işçi bulunuyor.

Mevsimlik işçilerinin çoğunluğu Ankara’nın Polatlı ilçesindeki köylerde çocuklarıyla beraber naylon çadırlarda elektrik ve su olmadan kalırken, bu çadırlar da güvenli değil. Günde 14 saat çalışan Kürt mevsimlik işçileri sağlık konusunda çok sıkıntı yaşandıklarını belirtti.

Mevsimlik işçilerden sorumlu olan Tahsin Çiftçi Kürdistan24’e kaldıkları köylerin yine de diğer köylerden daha iyi olduğunu, ama buralarda işçiler için evler yapılması gerektiğini söyleyerek; “ Burada az da olsa insanlar var. Burada sağlık konusunda sorunlar olduğunda ilçeye gitmemiz gerekiyor.” dedi.

Mevsimlik işçilerden Kamil Körpe ise, “Araçları olan aileler, hastalarını hastanelere götürüyorlar; araçları olmayanlar da arkadaşlarının yardımıyla hastaneye gidiyorlar. Burada bir ambulansın olması gerekli, fakat biz öyle bir şeyi daha görmedik.” diye konuştu.

Mevsimlik işçilerin yükü gurbette bu gibi sorunlarla daha da ağırlaşıyor. Kadın işçiler sabahın erken ışığında kalkıp tarlalara giderek günde 14 saat soğan ve patates topluyor. Tarladaki işleri bitince de çadırlarına gidip ev işleri ve çocuklarıyla meşgul oluyorlar. Her yıl bu zahmeti çeken kadınlar gurbette çocuklara bakmak ve güvenliği olmayan işlerin onları bitkin kıldığını ifade etti.

Mevsimlik işçilerden Fadile Doğan bu yıl buraya geldiklerini, zorlukların çok olduğunu belirtirken; “Saat sabah 6’da tarlaya gidiyoruz, saat akşam 8’de çıkıyoruz. Biz eve gidip bir de yemek yapıyoruz. Çok zor.” şeklinde konuştu.

Sabah erkenden tarlalara geldiğini ve akşamleyin eve döndüklerini söyleyen mevsimlik işçilerden Melek Körpe ise akşamları da eve gidip ev işleriyle uğraştıklarını, akşam yemeği ve ekmek yaptıklarını, bulaşık yıkadıklarını belirtirken yokluktan buralara geldiklerini ve rezil olup döndüklerini belirtti.

Bu köylerde 6 aylık çalışmaya gelen Kürt işçilerin çoğunluğu Urfa, Diyarbakır, Mardin ve Maraş’tan Ankara’ya geliyor.