KDP'li vekil: Bağdat Kerkük'ü Kürtsüzleştirmeye devam ederse 2018 seçimlerini boykot ederiz

Bağdat'ın Haşdi Şabi eliyle Kerkük'ü Kürtsüzleştirmeye çalıştığını vurgulayan KDP Irak Parlamentosu Üyesi Şaxewan Abdula, bunun devam etmesi durumunda 2018 seçimlerini boykot edeceklerini söyledi.

Haber Merkezi

Bağdat'ın Haşdi Şabi eliyle Kerkük'ü Kürtsüzleştirmeye çalıştığını vurgulayan KDP Irak Parlamentosu Üyesi Şaxewan Abdula, bunun devam etmesi durumunda 2018 seçimlerini boykot edeceklerini söyledi.

16 Ekim'de İran destekli paramiliter Şii güç Haşdi Şabi ve Irak ordusunun Kürdistan Yurtseverler Birliği içindeki bazı kişilerin yol vermesi ardından Kerkük'e saldırmaları ardından, kentin Baas rejimi döneminde olduğu gibi tekrar Kürtlerden arındırılması tehlikesi ortaya çıktı.

Birleşmiş Milletler Irak'a Yardım Misyonu (UNAMİ) verilerine göre Haşdi Şabi ve Irak ordusunun Kerkük, Xurmatu ve diğer Kürdistan idaresinde olmayan Kürdistan topraklarına saldırısı ardından, Kerkük'ten 79 bin olmak üzere, bu bölgelerden toplamda 183 bini aşkın Kürt, başta başkent Erbil ve Süleymaniye olmak üzere diğer Kürdistan kentlerine göç etmek zorunda kaldı.

"2018 SEÇİMLERİNİ BOYKOT EDERİZ"

Konuyla ilgili Kurdistan24'e açıklamalarda bulunan Kürdistan Demokrat Parti (KDP) Irak Parlamentosu Üyesi Şaxewan Abdula, Haşdi Şabi baskısıyla Kürtlerin Kerkük ve diğer bölgelerden göç ettirilmesi girişimleri durdurulmaması durumunda 2018'de yapılacak seçimleri boykot edeceklerini söyledi.

Bağdat yönetiminin Kerkük'te normalleşmeye devam ettikleri yönündeki açıklamalarının aslında Kerkük'ün Kürt kimliğinin tahrip edilmesi olduğunu vurgulayan Abdula, Kerkük meselesinin Irak anayasanın 140. maddesi temelinde çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti.

1957 nufus sayımı verilerine göre Kerkük nüfusunun yüzde 48.2 Kürt, yüzde 28.2 Arap ve yüzde 21.4 Türkmenlerden oluşuyordu.

Baas rejiminin Kürtlere karşı soykırım politikaları yürüttüğü 80'li yıllarda Kürtlerin çoğu Kerkük'ten kaçmak zorunda kalsa da 2003 yılında yapılan nüfus sayımında kent nüfusunun yüzde 40'ı Kürt, yüzde 30'u Arap ve yüzde 20'si Türkmenlerden oluşmaktaydı.