Berberi yazardan Başkan Barzani yazısı: Halkını düşünen, mütevazi bir lider

Kürtlere ve Kürdistan’ın bağımsızlığına destekleriyle bilinen Berberiler, referandum öncesi ve sonrasında Kürdistan halkıyla birlikte olduklarını vurgulamaya devam ediyorlar.

Haber Merkezi
Kürtlere ve Kürdistan’ın bağımsızlığına destekleriyle bilinen Berberiler, referandum öncesi ve sonrasında Kürdistan halkıyla birlikte olduklarını vurgulamaya devam ediyorlar.

Berberi (Emaziğ) yazar Yusuf Bu Yahya, Başkan Mesud Barzani ve Kürdistan’daki bağımsızlık referandumunu konu alan bir makale kaleme aldı. “Barzani, yanlış mı yaptı” başlıklı makalede, Başkan Mesud Barzani’nin Kürdistanlıların selameti için bir devlet kurmaya çalıştığı ifade edildi.

Referanduma gitmekle Başkan Barzani’nin yanlış yaptığını iddia edenleri eleştiren Berberi yazar Yusuf Bu Yahya, Başkan Barzani’yi eleştirenlerin kısa vadeli düşünen öngörüsüz kişiler olduğunu belirtti.

Başkan Barzani’yi kötüleyenler için demokratik, özgür haklarını kullanıyorlar denilebileceğini söyleyen Bu Yahya, “Cesaret kişinin sadece küçük bir konunun üzerine gitmesi değildir. Cesaret, tarihsel gerçeklikleri dile getirmekle olur” dedi.

MASA BAŞINDAN ELEŞTİRİYORLAR
Avrupa’dan ve Kürdistan’a uzak coğrafyalardan yazıp Başkan Barzani’nin rolüne dair ağır cümleler kullananları eleştiren yazar Bu Yahya, “Onlar için masa başında, kahveleri eşliğinde, Kürdistan’a uzak ve sakin şehirlerden habire tenkit edici yazılar yazıyor” sözlerine yer verdi.

Başkan Barzani’nin Kerkük meselesinde ihanet edenleri sorgulamamakla yanlış yaptığını düşündüğünü dile getiren Bu Yahya, makalesinde şu ifadelere yer verdi: “Mesud Barzani diktatör olabileceği halde diktatör olmayıp, mütevaziliği tercih ettiği için Kürdistan’a ihanet edenler onu diktatörlükle suçluyor. Bazı siyasetçi ve aydınlar çok ayıp bir tarzla Mesud Barzani’den söz ediyorlar. Galiba diktatör olmadığı için habire bu kötü üslubu ona karşı kullanıyorlar. Keşke Başkan Barzani ihanet edenlerin yargılanması için çaba sarf etseydi.

HALKINDAN BİRİ OLDU
Mesud Barzani, iktidarını halka yakın bir şekilde geçirdi, diktatörce eğilimleri hiç benimsemedi. Kendisine karşı yapılan eleştirilere karşı göğsü genişti. O, bir lider ve komutandan ziyade bir vatandaş ve doğal bir Kürt gibi yaşadı.

Barzani, dünya medyasına verdiği tüm demeçlerde Tek tek referanduma yönelik tehdit savuranlara cevap yetiştirmekle uğraşmadı, sadece ‘Kimse Kürt halkının iradesini kıramayacak’ dedi.

Barzani’nin yanlışı varsa, o da diğer liderler gibi saray, otel, tatil ve köşklerde yaşam sürmek yerine savaş cephelerinde ve her zaman geleneksel Kürt milli elbiselerini giyip (şal û şapik, cemedani) peşmerge olarak yaşamasıydı.

BÜTÜN AKRABALARINI CEPHEYE GÖNDERDİ
Barzani Kürdistan’ın ekonomik gelirlerini Kürdistan’ın alt yapısı için kullandı. Birçok devlette göremediğimiz bir şehirleşme ve altyapıyı Kürdistan’da kurdu. Diktatörler gibi kendisi keyif içerisinde yaşarken, halkının sefalet içerisinde olmasına razı olmadı.

Barzani tabiki yanlış yaptı. Çünkü bütün akrabalarını Peşmerge yapıp cephelere gönderdi. Dünyada hangi lider bütün akrabalarının eline silah verip onları cepheye göndermiştir. Barzani, ne olursa olsun Kürdistan’ı bırakmayacağını ve vefatına kadar Kürdistan’da olacağını söyledi. Diğer liderler gibi karışıklık olduğunda iyi bir imkan oluşturup başka ülkelere iltica etmekte gözü yok.

Barzani, Kürtlere düşmanlık yapan devletlerde göçmen ve misafir gibi yaşayan Kürtler için bir devlet kurmak istedi. Zindanlar yerine onlara havaalanları, hastane, üniversite gibi hizmetleri halkına sunmak istedi.

ABD DOSTLUĞUNU GÖSTERMİŞ OLDU!
Referandum sürecinde Körfez ülkeleri AB ve ABD’den destek beklendi ama onlar tam tersini yaptılar. ABD, dostluğunu göstermiş oldu!

Barzani, yazarların kalemini kırmadı. Onlara yazma özgürlüğünü sonuna kadar tanıdı. Ve gelen eleştirileri göğüsledi. Kendisi de Kürt meselesini dünyaya tanıttı. Kürt milletinin sesini dünyaya yaydı. Kürdistan’ı Kürtlerin memleketi olarak tanıttı. Peşmergeyi de teröre karşı mücadele eden kahramanlar ordusu olarak dünyaya kabul ettirdi.
Barzani, bir parti lideri gibi davranmadı. Herkesi kabul edip yanında oturtan, insanları ağırlayıp onlarla konuşan bir lider oldu. Barzani, ikiyüzlülüğü bilmeyen bir lider oldu.”