K24 ÖZEL - Ankara’da ‘ÇÖZÜM’ başka bahara mı?

http://www.kurdistan24.net/tr/

K24 - ANKARA

Gazeteci - yazar Etyen Mahçupyan, AK Parti için, “MHP’yle ortaklıkta Kürt sorununun çözümüne dair bir şey beklenememesi gerekir” ifadelerini kullanırken, yazar Kemal Öztürk ise “Erdoğan bölgede birlik, beraberlik ve kardeşliğin önemini vurgulayacak” dedi.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) seçim beyannamesi dün, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştı.

K24’ün sorularını yanıtlayan, Ahmet Davutoğlu'nun eski danışmanlarından Etyen Mahçupyan, AK Parti’nin MHP’ye mecbur olduğu müddetçe Kürt meselesini dillendirmeyeceğini söyleyerek, “AK Parti’nin seçim beyannamesinde Kürt meselesi başlığını beklemek çok mantıklı değil zaten” dedi.

Mahçupyan, yakın dönemde çözüme yönelik bir çaba olacağını düşünmediğini söyledi.

ÖZTÜRK: BÖLGEDE DEĞİNECEK

K24’e konuşan gazeteci - yazar Kemal Öztürk ise, “Beyannamede demokratikleşmenin sürdürülmesi vaatleri var. Erdoğan da zaman zaman ülkedeki sorunlar hakkında demokratikleşmeyi dile getiriyor” dedi.

AK Parti’nin demokratik politikalarının kuruluş yıllarından beri sürdüğünü belirten Öztürk, şu ifadeleri kullandı:

“Son yıllarda bu politikalarda göreceli olarak değişim yaşanmışsa da bu beyannamede bunların yer almasının AK Parti’nin eski özgürlükçü politikalarıyla benzeştirmek mümkün. Ben ayrıca Erdoğan’ın bölge mitinglerinde bu konulara daha güçlü vurgularla değineceğini düşünüyorum.”

BEYANNAMEDE NELER VAR?

AK Parti’nin seçim beyannamesinde, “Kürt vatandaşlarımızın her türlü insani meselesini demokrasi ve refah sorunu olarak gördük” ifadeleri yer aldı.

Beyannamenin “Haklar ve Özgürlükler” başlığının “Neler Yaptık?” bölümünde, Kürtler’le ilgili şu satırlar bulunuyor:

“Ortak tarih ve medeniyet birikimimiz ile kardeşlik bağlarımızı ön plana çıkardık. Çukur siyaseti izleyerek vatandaşlarımıza büyük faturalar çıkaranlara karşı kararlı bir şekilde mücadele ettik ve terör örgütünün oluşturduğu mağduriyetleri kısa sürede giderdik.

Farklı dil ve lehçelerde devletin resmi kanallarında yayın imkânı sağladık. Siyasi propaganda, sinema, video ve müzik eserlerine yönelik yasakları kaldırdık.

Tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla anadillerinde görüşebilmesi, üniversitelerde farklı dil ve lehçelerle akademik çalışmaların yapılabilmesi ve enstitülerin kurulmasını, bunların orta öğretim kurumlarında seçmeli ders olarak okutulabilmesini, vatandaşlarımızın çocuklarına arzu ettikleri isimleri verebilmesini, farklı dil ve lehçelerde eğitim yapan özel okulların açılmasını mümkün hale getirdik, klavyeleri özgür kıldık.”