K24 ÖZEL -Mardinli kadın ilk 10’da
Mardinli şef ve sosyal girişimci Ebru Baybara Demir, dünyanın en prestijli mutfak kültürü yarışması “BasqueCulinary World Prize”da 170 şef arasından ikinci kez finale kalarak, dünyanın en iyi 10 şefi arasına girmeyi başardı.
Emin Bozan - MARDİN
Mardinli şef ve sosyal girişimci Ebru Baybara Demir, dünyanın en prestijli mutfak kültürü yarışması “BasqueCulinary World Prize”da 170 şef arasından ikinci kez finale kalarak, dünyanın en iyi 10 şefi arasına girmeyi başardı.
K24’e konuşan Ebru Baybara Demir, sonucun belli olduğunu ama bugün açıklanacağını belirterek, “Birincilik Latin Amerika’da kaldı, önceki yıl Venezuela, geçen yıl Kolombiya bu yıl da Peru” dedi.
Evli ve 3 çocuk sahibi Ebru Baybara Demir, uluslararası arenada, Mezopotamya ve Anadolu mutfağı ile gastronomisinin adının geçmesini sağladığı için mutlu olduğunu söyledi.
Gerçekleştirdiği projeler ve elde ettiği başarılarla dünyanın gözünün bir kez daha Mardin’e çevrilmesini sağlayan Ebru Baybara Demir, “İyi yemek yapmak genetik bir olay. Kalabalık bir Mardin ailesinde büyüdüm, iyi yemekler yapılıyordu” dedi.

ZORLU DÖNEMLER
İstanbul’dan Mardin’e dönüş kararı aldığında çok zor bir dönem geçirdiğini belirten Demir, şunları kaydetti:
“Tabii ben Mardin’e gittiğimde aklımda orada yaşamak fikri yoktu. Fakat görünce çok etkilendim. Eşime turizm yapmayı önerdim ve o da sağolsun kabul etti.”
Eşinin Mardin koşullarına dayanamayıp geri döndüğünü söyleyen Demir, “Benim en büyük hayalim Mardin’de turizm yapmaktı; bir otel, bir restoran olabilirdi bu” ifadelerini kullandı.
Demir, Cercis Murat Konağı’nı, yani bugün Mardin’in en önemli turistik işletmesini 8 Haziran 2001 yılında açmayı başardı.
“Başardık ama Mardin de nihayetinde bir Ortadoğu kenti ve bizi rahatsız eden yüzlerce sözle karşı karşıya kaldık” diyen Demir, şöyle devam etti:
“Sonuçta dışarıdan gelmiş bir kadınsınız. Mutfağında kadınlar çalışıyor ve alkollü bir mekan. Bu resimde tezatlar çoktu. Bana küçük bir toplumda kötü söylenebilecek ne varsa hepsi söylendi, dansözlüğüme kadar bırakmadılar. Bense duymadım, bildiğim inandığım yolda inatla yürüdüm.”

SOSYAL GİRİŞİM ÖDÜLÜ
Yanında çalışan 200’den fazla kadın meslek sahibi olup başka işletmelerde çalışmaya başladı.
2007’de Türkiye’nin Sosyal Girişimcisi ödülünü aldı.
Yine aynı yıl Amerika’da Kenstate Üniversitesi’nin kırsal kalkınmada öncelikli yerlerde kadın lider programında dünyada 16 ülkeden, 4 kadından 1’i seçildi.
NationalGeographicde bir belgesel çekerek onun hikayesini ve Mardin yemeklerini ekranlara taşıdı.
Tüm bu başarılardan sonra Demir, dünyanın en prestijli mutfak kültürü yarışması “BasqueCulinary World Prize”da iki kez aday gösterildi ikisinde de ilk 10’a kalmayı başardı.
Demir, Gastronomi Enstitüsü kurmak istediğini de belirtti.
ERBİL’E GİTMEK İSTİYOR
Kürdistan’ın başkenti Erbil’e gitmek istediğini de belirten Demir, şunları kaydetti:
“Erbil’e hiç gitmedim ama gideceğim inşallah. Orada, Duhok’ta, Zaho’da ciddi tarımsal faaliyetler yürütülebilir. Kadın çiftçilerle çalışmak istiyorum orada. Kırmızı buğday üzerine çalışmalar yapmak istiyorum. Yeni üretim tekniği ve tarzıyla dünyanın en önemli topraklarına sahip bölgede muazzam çalışmalar yapılabileceğini düşünüyorum. ‘Bereketli Hilal’ dediğimiz toprakların önemli bir kısmı orada. Dünyanın geni bozulmamış en sağlıklı tohumları oradayken şuan o tohumlardan eser yok.”