Göbeklitepe'de önemli bulgu

Birkaç yıl önce Göbeklitepe’deki kazı çalışmaları sırasında keşfedilen ve içinde sivri uçlu çakmaktaşı parçası gömülü kalmış yaban öküzü kemiği alanın tarihine katkıda bulunuyor.

HABER MERKEZİ

Birkaç yıl önce Göbeklitepe’deki kazı çalışmaları sırasında keşfedilen ve içinde sivri uçlu çakmaktaşı parçası gömülü kalmış yaban öküzü kemiği alanın tarihine katkıda bulunuyor.

Yaban öküzünün erken Neolitik avcılar için önemli bir hayvan oluşu yalnızca yapı doldurmalarında çok sayıda kemiğin bulunmasından değil, aynı zamanda Göbeklitepe ikonografisindeki öncü rolünden de anlaşılıyor.

2009’da, D yapısının güneybatı kısmında, 32, 33 ve 38 numaralı dikilitaşları birbirine bağlayan çeper duvarının hemen önündeki ana kaya zemini kaplayan çökeltinin son 10 santimetresinde, yaban öküzüne ait bir humerus (kol kemiği) bulundu.

Kemiklerde av kaynaklı lezyonlara rastlanması, özellikle de kemik içinde sivri bir ucun gömülü kalması son derece nadir bir olay. Bu durumun muhtemel birkaç sebebi bulunuyor.  Bunlardan en önemlisi, avcıların oyun meraklısı ama bir o kadar da tehlikeli bu koca öküzü çabucak öldürmek için yumuşak dokuyu hedef almış olması.  

Göbeklitepe’deki bu talihsiz yaban öküzünün kemiğindeki lezyonu Neolitik avcıların hedefi ıskalaması olarak yorumlamak mümkün.

Kemik ölçümlerinden hayvanın dişi olduğu, kaynaşmış proksimal epifizdense 4 yaşından büyük bir yetişkin olduğu anlaşılıyor.

Bilimsel terimlere dökülürse, ucun pozisyonu ok ucunun Musculus cleido-brachialis ve M. infraspinatus’a, ayrıca muhtemelen M. deltoideus ve proksimal humerusun yan kısmını kaplayan M. tricepslere saplandığını, Trokanter majörün dibindeki proksimal epifizin kraniyal kısmında yaklaşık 90 derecelik bir açıyla takılıp kaldığını gösteriyor.

Göbeklitepe avcısının avından çok uzak durmayışı attığı okun humerusu kaplayan kasları boylu boyunca kesip kemiğe saplanacak kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

Okun ölümcül olmasa da hayvanın hareketine ket vurduğu açık. Hasar gören kemikte herhangi bir iyileşme izine rastlanmadığından, hayvanın okla vurulmasından kısa süre sonra öldüğü anlaşılıyor.

Bu ilginç kemik, tarihin kaba hatlarından ince çizgilerine geçmeye olanak tanıyan nadir bulgulardan biri.

12 bin yıl önce o günde tam ne yaşandığına dair pek bir şey bilinmese de bir grup avcının hayvanı Germuş dağlarının etrafındaki vadilerin küçük akarsularını çevreleyen geçit ormanlarında nasıl izlediklerini aktarıyor. (Kaynak: Arkeofili)