İslam İşbirliği Teşkilatı Acil İcra Komitesi toplandı

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Düzeyinde Açık Katılımlı Acil İcra Komitesi Toplantısı İstanbul'da açılış konuşmalarıyla başladı.

HABER MERKEZİ

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Düzeyinde Açık Katılımlı Acil İcra Komitesi Toplantısı İstanbul'da açılış konuşmalarıyla başladı.

Yeni Zelanda'daki iki camiye yönelik silahlı saldırı ve Müslümanlara karşı nefret ve tahammülsüzlükle mücadele başlığı altında gerçekleşen toplantının açılış konuşmalarını Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yeni Zelanda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Winston Peters ve İİT Genel Sekreteri Yusuf bin Ahmed el-Useymin yaptı.

Yeni Zelanda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Winston Peters, "Bu noktadan itibaren söz konusu kişi, Yeni Zelanda kanunlarına tabi olacaktır ve hayatının geri kalan kısmını Yeni Zelanda'da tek başına bir hücrede geçirecektir. Ancak bu konuda araştırılmadık, bakılmadık tek bir noktanın kalmamasını sağlamak amacıyla Yeni Zelanda tarihinin en büyük soruşturması başlatıldı. Ancak, söz konusu kişinin yaptığı saldırının sapkınlığı hiçbir ceza ile dengelenemez" dedi.

Temel amaçlarının Yeni Zelanda'da iki camiye yapılan saldırıyı lanetlediklerini ifade etmek olduğunu aktaran Peters, şöyle devam etti:

"Çok zorlayıcı şartlar altında yaşıyoruz ve artık hepimizin iğrenç olarak karşıladığı bu Yeni Zelanda'daki terörizm saldırısını bir arada lanetlemek üzere buraya geldik. Bir hafta önce Yeni Zelanda'lı olmayan bir korkak, hepimizi terörize etmeye çalıştı, ülkemizi parçalamaya çalıştı. Cuma namazı kılmak amacıyla camiye giden kişiler, tamamen korkak, menfur bir saldırıya maruz kaldı. 50 kişi öldü, 50 kişi yaralandı, Birçok kişinin hastanelerde tedavileri devam ediyor."

Peters, Yeni Zelanda polisinin olaya hemen müdahale ettiğini ve saldırı yerine 5 dakika içinde polis temsilcilerin intikal ettiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"21 dakika içinde terörist tutuklandı. Bu noktadan itibaren söz konusu kişi, Yeni Zelanda kanunlarına tabi olacaktır ve hayatının geri kalan kısmını Yeni Zelanda'da tek başına bir hücrede geçirecektir. Ancak bu konuda araştırılmadık, bakılmadık tek bir noktanın kalmamasını sağlamak amacıyla Yeni Zelanda tarihinin en büyük soruşturması başlatıldı. Ancak söz konusu kişinin yaptığı saldırının sapkınlığı hiçbir ceza ile dengelenemez ama kurbanların ailelerinin adalete kavuşacaklarını garanti edebiliriz." 

Müslümanların bu saldırıya doğrudan maruz kaldığını ve dini gerekliliklerini yerine getiren masum insanların öldürüldüğünü ifade eden Peters, şunları kaydetti:

"Dini hoşgörüye çok önem veren bir ülkeyiz. Herhangi bir inancın gereklerini yerine getiren bir kişiye karşı yapılan saldırı, hepimize yapılmış saldırı anlamına gelmektedir. Yeni Zelandalıların her biri, müthiş bir üzüntü duygusu içinde yaşamaktadır. Hepimizin aklı çok karıştı, hepimizin duyguları çok karmaşık, milyonlarca Yeni Zelandalı vatandaş, Müslüman komşularına sarıldı. Ülkenin çeşitli yerlerinde vefat edenlerin anısına çiçekler konuldu. Camilerin çevresinde herkes nöbet tutuyor ve birkaç gün içinde Yeni Zelandalılar, 10 milyon dolara yakın yardım yaparak söz konusu ailelere destek olmak için dayanışma duygularını gösterdiler."

Peters, ülke olarak vefat edenlere, yaralananlara ve ailelere saygılarını göstermek için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayarak, Başbakan ve diğer temsilcilerin de Christchurch'e giderek yas sürecinde ailelere dayanışma duygularını göstermeye çalıştıklarını söyledi.

ERDOĞAN’DAN YENİ ZELANDA HALKINA TEŞEKKÜR

Toplantıda konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Zelanda'daki terör saldırısı sonrası attıkları adımlar nedeniyle Yeni Zelanda halkı ve makamlarına teşekkür etti.

6,5 milyon vatandaşı dünyanın ayrı devletinde yaşayan bir ülke olarak yabancı karşıtlığı ve İslam düşmanlığının kendi meselemiz görüyoruz” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şu anda karşımızda açıkça bir İslam düşmanlığı vardır. Tıpkı DEAŞ gibi, PKK gibi Neonazi örgütleri de terör yapılanması olarak ele alınmalıdır.  Bugün uluslararası toplum DEAŞ eylemleri sonrası nasıl tepki veriyorsa aynı tepkiyi Neonazi saldırıları sonrası göstermelidir. Batılı basın yayın organları kendilerini çok ciddi bir özeleştiriye tabi tutmak zorundadır. Nefret suçlarını önemsizleştirmenin hiç kimseye faydası yoktur. Neonazi terörünü daha fazla görmezden gelmenin maliyeti çok ağır olacaktır. Şahsımı hedef almak, batı dünyasında nefret objesi haline getirmek kimseye fayda sağlamaz. 40 yıldır manşetlerle çarpışıyoruz. Bugün de yarın da hakkı söyleyecek, hakikati haykıracağız.”