Keşmir'de gerilim yeniden tırmandı

Hindistan ve Pakistan sınırındaki Kontrol Hattı'nda hafta içinde başlayan gerilim artarak devam ediyor.

HABER MERKEZİ

Hindistan ve Pakistan sınırındaki Kontrol Hattı'nda hafta içinde başlayan gerilim artarak devam ediyor.

Pakistan polisince yapılan açıklamada, Hindistan'ın Kontrol Hattı'na ateş açması sonucu bir kadının yaralandığı ve çatışmaların yayılması korkusunun sınır hattındaki köylere doğru yayıldığı bildirildi.

Sınıra yakın yaşayan Pakistanlıların güvenli yerlere gitmek için evlerinden ayrıldığı, bir kısmının da evlerine yakın yerlerde yeni barınaklar inşa ettiği belirtildi.

Pakistan Başbakanı İmran Khan, sosyal medya hesabından Hindistan'ın yaptığı son hava saldırılarını kınadığı mesajında, "Güney Asya'da barış ve güvenlik için tek yolun Keşmir sorununun barışçıl ve adil bir şekilde çözülmesinden" geçtiğini ifade etti.

Khan, Hindistan'ın masum sivillere saldırmasının, misket bombası kullanmasının Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı ve uluslararası insani hukuk ihlali olduğunu vurguladığı açıklamasında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin de (BMGK) bu saldırıları not alması gerektiğinin altının çizdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Keşmir sorununun çözümünde arabuluculuk teklif ettiğini hatırlatan Khan, Hindistan'ın Kontrol Hattı'ndaki saldırgan tutumuna karşılık bir şeyler yapmanın zamanının geldiğini ifade etti.

HİNDİSTAN’DAN 25 BİN ASKER GÖNDERME KARARI

Öte yandan, Hindistan hükümeti de güvenlik sorunlarını gerekçe göstererek bölgedeki turist, öğrenci ve Himalayalar'da dini vazifelerini yerine getiren Hint hacılardan bölgeyi terk etmelerini istemişti. Bunun üzerine binlerce Hint bölgeden ayrılmıştı.

Hindistan, bölgeye sevk ettiği 10 bin askere ilave 25 bin ek askeri personel gönderme kararı almıştı.

PAKİSTAN’DAN AÇIKLAMA

Pakistan Ordusunca dün yapılan açıklamada, 30 Temmuz'u 31 Temmuz'a bağlayan gece, Hint ordusunun attığı misket bombalarının Neelum Vadisi'nde biri 4 yaşında çocuk olmak üzere 2 kişinin ölümüne, 11 kişinin ağır yaralanmasına sebep olduğu belirtilmişti.

Misket bombası kullanımının Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı ve uluslararası insan hakları ihlali olduğu vurgulanan açıklamada, uluslararası kamuoyu, Hindistan'ın Keşmir'deki tutumuna karşı ses çıkarmaya davet etmişti.

İKİ ÜLKE ARASINDA KEŞMİR SORUNU

İngiltere, 1947'de Hindistan'dan çekilirken prenslik şeklinde yönetilen Keşmir'i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Karara Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.

Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde. Bölgenin yüzde 20'sine ise Çin hakim. Hindistan, ele geçirdiği bölgeleri "Cammu Keşmir" eyaleti adı altında kendine bağladı.

Cammu Keşmir, halen Hindistan'da Müslüman nüfusun çoğunlukta bulunduğu tek eyalet durumunda. Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e "Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)" ve "Gilgit Baltistan" olarak 2 özerk bölge statüsü verdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngördü. Hindistan, halk oylamasına sıcak bakmazken, Pakistan ise BMGK kararlarının uygulanmasını istiyor.