Erbil ve Duhok anlaşmalarından bugüne nasıl gelindi?
Türkiye’nin Rojava’ya yönelik askeri operasyonundan sonra ABD’nin bölgeden çekilmesiyle birlikte Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Suriye rejimiyle ittifak yaptı.
Cesim İlhan
Türkiye’nin Rojava’ya yönelik askeri operasyonundan sonra ABD’nin bölgeden çekilmesiyle birlikte Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Suriye rejimiyle ittifak yaptı.
DSG, Afrin dışında Rojava topraklarının büyük kısmını ve Suriye topraklarının da Rakka ve Deyr ez-Zor üçgeni arasında bulunan bölgeleri elinde bulunduruyor. Afrin, 2018 Mart ayında Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) kontrolüne girdi.
Türkiye’nin askeri operasyonuna karşı Halk Savunma Birlikleri’nin de (YPG) içerisinde bulunduğu DSG, Şam yönetimiyle anlaşma yaptı.
DSG’nin Şam rejimiyle yaptığı anlaşma sonrası, 2012 ve 2014’te Kürdistan Bölgesi’nde Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve ENSK’nin öncülük ettiği Kürt partileri arasında Erbil ve Duhok’ta yapılan anlaşmalar gündeme geldi.
Duhok ve Erbil anlaşmaları neden uygulanmadı, anlaşmalar uygulansaydı Rojava’da durum ne olurdu, gibi sorular Kürt kamuoyu tarafından da tartışılıyor.
“ANLAŞMALAR BİRLİK İÇİN BİR ŞANSTI”
K24’e konuşan Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Türkiye Temsilcisi Osman Milo, Duhok ve Erbil anlaşmalarının Kürtlerin birlik olması için bir şans olduğunu ama PYD’nin bu şansı geri teptiğini söyledi.
Milo, “PYD Rojava’da kendisinden başka hiçbir siyasi yapıyı istemiyordu. Ondan bizimle yapılan anlaşmaları hiçe saydı. Kimsenin faaliyet göstermesine, kimsenin düşünmesine, yazmasına izin vermiyorlardı. Rojava’da bütün partilerin ofislerini kapattılar. Bizim onlara bağlı kalmamızı istiyorlardı. Şimdi Rojava’yı yeniden rejime teslim ettiler. Bu rejim zaten savaşın çıkmasına sebepti. Yine başa döndük” dedi.
ERBİL MUTABAKATI
Başkan Mesud Barzani'nin talebi doğrultusunda, 11 Temmuz 2012'de imzalanan Erbil Anlaşması ile bütün Kürt partileri, “Kürt Yüksek Konseyi” çatısı altında bir araya gelmişti. Ancak PYD'nin Esad rejimine yaklaşması gerekçesi ENKS ile diğer Kürt partilerinin bölgedeki faaliyetlerine izin vermemesi nedeniyle anlaşma uygulanamamıştı.
Anlaşmaya göre, Rojava’daki yönetim birlikte yürütülecek, demokratik ortaklığa dayalı bir sistem uygulanacak, demokratik özerklik sistemi geliştirilecek ve bölgedeki tüm unsurlar, terör örgütler El Nusra ve El Kaide’ye karşı savunma hattında yer alacaktı.
ENKS’lilere göre, anlaşmada Kürdistan Bölgesi’nde eğitim gören Roj Peşmergeleri’nin de Rojava’ya girmesi PYD tarafından engellendi.
O dönem Rojava Kantonları Genel Koordinasyonu imzasıyla yayımlanan açıklamada, “Demokratik Özerk Yönetim başta YPG/YPJ olmak üzere Rojava Asayiş Güçleri, Özsavunma Güçlerimiz Rojava bölgelerini ve halkını koruyup savunmaktadır. Rojava'da sadece adları geçen güçler yasal ve meşrudur. Bizim dışımızda hiçbir güç meşru değil” denilmişti.
“ANLAŞMA SAĞLANDI VE UYGULANMADI”
K24’e konuşan ENKS yöneticisi Fuad Eliko, PYD’nin Kürdistan Bölgesi’nde Erbil ve Duhok anlaşmalarının şartlarını kabul ettiğini, Kamışlo’da uymadığını söyledi.
Eliko, “Duhok’ta 9 gün boyunca siyasi, idari, askeri konularda PYD ile anlaşma yaptık. Kamışlo’ya döndüğümüzde PYD anlaşmanın hiçbir şartını yerine getirmedi. Eğer PYD Erbil ve Kamışlo’da konuştuğumuz gibi şartlara uysaydı sadece bugün Türkiye’nin girdiği bölgeler değil ya da rejimin bayrağını astığı yerler değil, başta Afrin olmak üzere hiçbir Kürt toprağına başka güçler girmezdi” şeklinde konuştu.
DUHOK ANLAŞMASI
Yine Başkan Mesud Barzani’nin çağrısıyla, 2014’ün Ekim ayında Duhok’ta bir araya gelen ENKS ve TEV-DEM’in yaptığı anlaşmaya göre, “Rojavalı Kürtler arasında ortak yönetim, ortak askeri güç ve siyasi birlik kurulacak. Gruplar arasında bir siyasi karar mekanizması kurulacak”tı.
Siyasi Mutabakat Konseyi’ne 12’si TEV-DEM’den, 12’si de ENKS’den toplam 24 kişinin seçilmesi kararlaştırılmıştı. Anlaşmaya göre, geri kalan 6 kişiyi de TEV-DEM ve ENKS’den seçilen 24 kişi belirleyecekti.
Suriye Kürdistan Demokrat Partisi’nin (PDK-S) 2 üyeyle temsil edileceği yönetimde, diğer 8 partiden birer temsilci yer alacak, diğer 2 üyelik ise bağımsız kişilere verilecekti.
PYD’ye göre, ENKS bünyesindeki El Parti, El Wehde ile El Wifaq partileri, Rojava yönetimini oluşturacak Siyasi Mutabakat Konseyi seçimlerinde TEV-DEM üyelerine oy verdiği için ENKS, söz konusu 3 partiyi ihraç etti. Bunu üzerine TEV-DEM, daha sonra tek taraflı olarak Cızire’de seçim kararı almıştı.
ENSK’liler PYD’nin Duhok anlaşması ve Erbil Mutabakatı’nı ihlal ettiğini savunurken, PYD’liler de ENKS’lileri suçluyor.
KDP-S: ANLAŞMA UYGULANSAYDI DURUM FARKLI OLURDU
KDP-S Politbüro Üyesi Abdulbasit Hamo, Erbil ve Duhok anlaşmalarının başarılı olması durumunda bugün Rojava’da yaşananların meydana gelmeyeceğini savunuyor.
PYD’nin anlaşma şartlarını yerine getirmesi durumunda bugün Kürtlerin zorda kalmayacaklarını ifade eden Hamo, “Rojavalı Kürtler için en uygun karar orada alındı. Ama maalesef PYD buna izin vermedi. Kürdistan Bölgesi’nde siyasi ve askeri yönden yapılan anlaşma Rojava’da bir adım bile öteye gitmedik. Kürdistan Bölgesi’nde bir PYD vardı Rojava’ya geldiğimizde bir başka PYD karşımıza çıkıyordu. PYD bahaneler çıkartarak kendisi bunları uygulamak istiyordu. Burada Kürtleri kandırıp gayriciddi davranıyordu. Peşmerge’nin Kobani’ye geçişi Kürt halkında ulusal ruhun dirilişe vesile oldu. Bu Kürtler için çok önemli bir gelişmeydi. Ama Peşmerge Kobani’yi özgürleştirdikten hemen sonra PYD Peşmerge’nin bir an evvel Rojava’dan çıkmasını istiyordu” dedi.
PYD VE ENKS’YE ÇAĞRI
Suriye Kürtleri İlerici Demokratik Partisi (Pêşverû) Politbüro Üyesi Varoj Têlo, Duhok ve Erbil mutabakatlarında partilerin sonraki süreçlerde yanlış yaptığını ifade ederek, anlaşmada alınan kararı yerine getirmediklerini söyledi.
Telo, “Öncelikle bugün birbirimizi kötüleyecek bir gün değildir. Ama bazı eleştirilerde de bulunabiliriz. Biz parti olarak, PYD/TEV-DEM ile ENKS’nin içerisinde bulunan partileri bir arada tutmaya çalıştık. Ama maalesef uymadılar ve anlaşma başarılı olamadı. Eğer Erbil ve Duhok anlaşmalarının şartları yerine getirilmiş olsaydı kesinlikle bugün Rojava’da bugünkü durum Kürtlerin başına gelmezdi.
Gün birlik günüdür, bugün PYD ve ENKS’ye büyük sorumluluk düşüyor onlara çağrı yapıyorum. Anlaşmaları lazım. Kürtlere yapılan saldırıları birlikteliği sağlayarak durdurabilirler” şeklinde konuştu.