Tüm zamanların lideri Mele Mustafa Barzani…
Mele Mustafa Barzani’nin hayata gözlerini yumduğu andan ve günden itibaren eksikliği hissedilmeye başlandı
Mele Mustafa Barzani ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) öncülüğünde başlayan 1961 Eylül Milli Devrimi, 11 Mart 1970’de Otonomi Antlaşmasıyla zafere ulaştı. Irak sömürgeci merkezi hükümeti Baas diktatörlüğü Kürdistan’da devlet kapsamında bir otonominin kurulmasını kabul etti. Kürtler kendi ülkesinin egemeni, yöneticisi, iktidarı oldular. Bunun sonucu olarak, Kürtlerin yıldızı Ortadoğu’da ve dünyada parladı. Hiç şüphe yok ki Otonomi zaferiyle birlikte Kürdistan milli kurtuluş hareketi lideri Mele Mustafa Barzani’nin ve partisi KDP’nin de yıldızı doğal olarak parladı. O, dünya liderlerinin arasından önemli bir yere oturdu. Partisi KDP de dünyanın önemli partileri arasında anılmaya ve kabul edilmeye başlandı.
Ne yazık ki devlet kapsamındaki Kürdistan Otonomisinin ABD ve İran’ın ihaneti sonucu 1975 yılında yıkılması tüm parçalardaki ve dünyadaki Kürtler üzerinde derin tahribatlara ve yıkıma yol açtı. Bu yıkımın en büyük acısını ve tahribatını iliklerine kadar hisseden en doğal olarak 1961 Eylül Milli Devriminin ve Kürdistan Otonomisinin kurucu lideri ve otoritesi Mele Mustafa Barzani oldu.
Mele Mustafa Barzani, devlet kapsamındaki Kürdistan Otonomisinin yıkılmasından sonra kanser hastalığına yakalandı. Tedavisi Amerika’da yapılmak zorundaydı. Devlet kapsamındaki Kürdistan Otonomisinin yıkılmasında ihanet eden Amerika’da tedavi görmesi onu daha fazla üzdü. Onun için de yapılan tedavi ona olumlu etki yapmadı. 1 Mart 1969 yılında hayata gözlerini yumdu. Uğruna canını her şartta vermeye hazır olduğu Kürt milletini ve Kürdistan’ı fiziki ve biyolojik olarak terk etti.
Mele Mustafa Barzani’nin hayata gözlerini yumduğu andan ve günden itibaren eksikliği hissedilmeye başlandı. Ölümünün ilk gününden ve anından itibaren hakkında önemli yazılar, analizler, incelemeler yapılmaya başlandı.
Mele Mustafa Barzani hakkındaki bu yazılar, analizler, incelemelerin hepsi onun şahsiyetinin tanımlanması içindi. Bu tanımlama ve tanıma süreci ölümünün üzerinden 42 yıl geçmiş olmasına rağmen devam ediyor. Ben de eli kalem tutan, analiz ve inceleme yapan, yazı yazan bir Kürt olarak Mele Mustafa Barzani’yi tanıma ve tanımlama sürecinin bir neferi durumundayım.
Bana göre, Mele Mustafa Barzani kimdir? Onu nasıl tanıyor ve tanımlıyorum? Sorularını karşılık bulmam önemlidir. Bir makale çerçevesinden bu soruları tümden cevaplandırmam zor da olsa, onu kaybedişimizin 42. yılında bu soruları genel hatlarıyla da olsa cevaplandırmayı bir görev kabul ediyorum.
BÜTÜN ZAMANLARIN LİDERLERİ VE GEÇİCİ LİDERLER
Milletlerin tarihi incelendiği zaman birçok lider tiplerine ve karakterlerine rastlanılır. Esas olarak da milletlerin liderlerini iki kategori içinde tanımlamak olanaklıdır.
Birinci lider kategorisi, bir döneme ait liderlerdir. Zorbalıkla, barbarlıkla, şiddetle, cinayetlerle, diktatörlükle lider olanlardır. Bu liderler, ideolojik liderlerdir, toplumu bir kesimine dayanarak, diğer bütün kesimleri ezen, dayandığı kesimlere de değer vermeyen, milleti hizmetçi kabul eden, insanları araçsızlaştıran ve insanlara değer vermeyen, hak ve hukuku tanımayan, adalet ve vicdan sahibi olmayan, demokrasiye, aydınlanmaya, reformlara ve değişime düşman olan liderlerdir. Faşist, sosyal faşist, jakoben tüm liderler bu kategori içinde yer alırlar. İçinde yaşadığı dönem son bulduğunda liderliği son bulan, kötülükleriyle anılmaya başlanan, lanetlenen geçici dönem liderleridirler.
İkinci lider kategorisi, bütün zamanlarda gerçek lider kabul edilenler, olumlu anılanlar, milletin gönlünde taht kuran liderleri kapsamına alır.
Bütün zamanların liderleri, milletlerin tarihinde her zaman lider kabul edilen, sevilen, milletinin efendisi değil, milletinin hizmetçisi olan liderlerdir. Zorla, zorbalıkla, barbarlıkla, şiddetle, cinayetlerle değil, gönüllükle milletinin kalbinde taht kuran liderlerdir. Bu liderler, ideolojik liderler değildir. Toplumun bir kesimine dayanan ve diğer kesimlerini düşman kabul eden, ötekileştiren liderler değildirler. Milliyetçi/halkçı, demokrat, adalet ve vicdan sahibi olan, halktan almayan ve halka veren, milletin ulusal, toplumsal, kültürel, tarihi geçmişi, gelenekleriyle örtüşen ve saygı duyan, aynı zamanda hak-hukuk, özgürlükler, bağımsızlık uğruna ölümü göze alan, başkalarını kullanan değil kendisini feda etmeye hazır, oldukça doğal liderlerdir. Bunlar bir zaman ulusal kurtuluşçu, bir zaman da ulusal ve toplumsal kurtuluşçu liderlerdir. Milletinin, halkının gelişmesine, ilerlemesine, refaha kavuşmasına, barışçıl koşullarda yaşamasına gönül veren liderledir.
Bütün zamanların liderleri, özellikleri ve yaptıkları itibariyle efsaneleşmiş, masallardaki olumlu, iyiliksever, gerçek anlamda kurtarıcı, insan seven liderlerdir.
MELE MUSTAFA BAZRANİ’NİN ÖZELLİKLERİ
Mele Mustafa Barzani’nin yapısal özellikleri, yaptıkları, milletçi ve halkçı karakteri, kişisel ve toplumsal ahlakı incelendiği zaman, çok rahatlıkla tespit edilir ki, bu lider kategorisi içinde olan bir liderdir. Onun için o, bütün zamanların lideridir.
Mele Mustafa Barzani’yi bütün zamanların lideri yapan özelliklere bakalım.
Mele Mustafa Barzani, bilgeydi ve iyi bir medrese eğitimine sahipti.
Kürt milli kurtuluş mücadelesinin gelişmesi, Kürdistan’ın bağımsızlığı için mücadele etti.
Bütün toplumsal kesimlerle ilişkili oldu. Bütün toplumsal kesimleri milli mücadelede birleştirdi. Bu özelliğiyle de demokrat ve halkçıydı.
Bir şeyh olduğu için de milli ve dindar bir liderdir. Onun dindarlığı, İslam dışındaki dinlere verdiği önem ve destekle tanımlanır.
İyi bir aile babasıdır. Bütün ailesini milli mücadele için hazırlayan liderdir. Milli mücadelede kendi çocuklarının daha fazla fedakârlık yapmasını istemiştir.
Kürdistan’daki tüm ulusal hareketlerin ve liderlerinin iyi bir mirasçısı ve koruyucusudur.
Kürdistan’daki bütün milli mücadelelere katıldı ya da destek ve Mehabad Kürdistan Cumhuriyeti’nin Genelkurmay Başkanıydı.
Güçlü, haklı ve uzun bir mücadele geleneğinin devam ettiricisiydi ve o mirasa da layıktı.
Haksızlığa isyan eden bir şahsiyettir.
Hem savaşmayı ve hem de barış yapmayı bilen bir siyasi ve askeri dehaydı.
Tüm Kürt milletinin değişik kesimlerini seven ve kucaklayan bir şahsiyet ve milli siyasetçiydi.
Kendisine düşman olan aşiretlerle ve toplumsal Kürt güç odaklarıyla savaşmayı milli mücadelenin aleyhinde kabul etti.
Kürtleri yaptığı iyi şeylerle dünyaya tanıttı.
Milli kurtuluşçu olarak hiçbir zaman Arapları, Farsları, Türkleri özel olarak öldürme amacına sahip olmadı.
Dava adamı olarak bağımsızlık, hak, adalet, hukuk için mücadele etti.
Öldüğü güne kadar Kürt milletlinin özgürlüğü ve bağısızlığı için mücadele etti.
Özgürlüğün, insani olmanın, bağımsızlığın, milletimizin kendi kendini yönetmesinin sembolüydü.
Askeri ve siyasi bir dehaydı.
İyi bir diplomattı. Sovyetler Birliğindeki siyasi çalışmaları bunun en önemli göstergesiydi.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.