Mike Pompeo: Kürdistan'ın bağımsızlığı ABD'nin en yüksek çıkarlarıyla uyumludur

Eski ABD Dışişleri Bakanı ve eski CIA Direktörü Mike Pompeo, New York Post gazetesinde, “Kürtler daha iyisini hak ediyor ve ABD bağımsızlık için bir müttefiki nasıl destekleyebilir?” başlıklı bir makale yayınladı.

ABD eski Dışişleri Bakanı'nın 20 Mayıs Salı günü yayımlanan yazısında, Kürdistan Bölgesi'ndeki 2017 referandumu, Erbil-Washington ilişkileri ve diğer bazı konular ele alındı.

Pompeo'nun Başbakan Barzani’nin Washington ziyaretine ilişkin görüşleri

Başbakan Mesrur ​​Barzani, 18 Mayıs Pazar gününden bu yana resmi ziyaret kapsamında Washington'da bulunuyor. Ziyaret kapsamında çok sayıda ABD'li yetkili ve kongre üyesiyle bir araya gelen Başbakan, iki ABD'li şirketle iki petrol ve doğal gaz sözleşmesinin imzalanmasına da nezaret etti.

Başbakan Mesrur ​​Barzani'nin Washington ziyaretini değerlendiren Pompeo, “Kürt halkı, Orta Doğu'da ABD'nin en sadık ortaklarından biri olduğunu kanıtladı, ancak hala kendi devletlerine sahip değiller. Görüldüğü gibi Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur ​​Barzani bu hafta Washington'u ziyaret etti. Kürdistan Bölgesi'nden Washington'u ziyaret eden dostlarımız en iyisini hak ediyor.” dedi. 

Pompeo, bizler ortak barış ve refahı teşvik etmenin yollarını ararken, Başbakan ​​Barzani'nin ABD’de sıcak bir şekilde karşılanması gerektiğini kaydetti. 

Pompeo'nun Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlığına ilişkin görüşleri

25 Eylül 2017 tarihinde Kürdistan Bölgesi, Başkan Mesud Barzani başkanlığında bağımsızlık referandumu düzenledi. Katılımcıların yüzde 93'ten fazlası Güney Kürdistan'ın bağımsızlığına evet oyu kullandı.

"ABD, Kürdistan Bölgesi'nde 2017'de yapılan ve Kürt halkının yüzde 93'ünün bağımsızlığı seçtiği referandumun meşruiyetine saygı göstermelidir." diyen Pompeo, Kürdistan Bölgesi’nin referandumunun meşruiyetini Kürt özerkliğini destekleyerek tanımanın, kendi geleceğini belirleme hakkını elde eden bir halkın demokratik iradesine saygı göstermek anlamına geldiğini savundu. 

“Bağdat, bu demokratik sürece (referanduma) saygı göstermek yerine (İran'ın desteğiyle) Kürtleri cezalandırmak için asker ve tank gönderip yaptırımlar uyguladı.” diyen Pompeo, “O dönemde ABD, Kürt istekleri yerine Irak'ın suni istikrarını tercih etti; bu, şimdi düzeltmemiz gereken bir hataydı. ABD, Kürtlerle barışçıl, müzakereli ve bağımsız bir yol bulmak için çalışmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu. 

Kürtlerin hiçbir ABD muhalifine tabi bir devlet olma isteği olmadığına işaret eden Pompeo, ABD’nin Kürdistan'ı desteklemenin stratejik değerini uzun zamandır ihmal ettiğini belirtti. 

“Yaptırımların uygulanmasını engellemeliyiz”

Kürtlerin bağımsızlık çabalarından dolayı kendilerine uygulanan yaptırımların önüne geçmeleri gerektiğini bildiren Mike Pompeo, “Bağdat, Kürdistan Bölgesi’ne mali yardımları defalarca askıya aldı ve Kürdistan petrolünün ihracatını engelledi; bu, Tahran'ın Kürtleri boyunduruk altına almak için teşvik ettiği bir taktikti.” değerlendirmesinde bulundu. 

ABD’nin Irak Hükümetine petrol ihracatındaki kısıtlamaları kaldırması için baskı yapması gerektiğini belirten Pompeo, “Bunu yaparak Kürtler küresel petrol arzında büyüyebilir ve yer alabilir, bu da kamu enerji güvenliğini artıracaktır." ifadesini kullandı. 

Pompeo, “Bağdat'ın yaptırımlarına rağmen Kürdistan Bölgesi Hükümeti, etkili bir yönetim sergilerken verimli bir ekonomi kurmayı ve uluslararası yatırım çekmeyi başardı.” diye konuştu. 

“Kürt bağımsızlığı ABD'nin çıkarına”

“Diğer milletler ABD'ye olan dostluğunu sözle ortaya koyarken, Kürtler eylem ve fedakarlıkla kendilerini kanıtladılar. Kürtlerin bağımsızlık istekleri yalnızca bir hak değil, aynı zamanda ABD çıkarlarıyla da yakından uyuşmaktadır.” sözlerini sarf eden Pompeo, Peşmergelerin sürekli olarak ABD'nin düşmanlarına karşı savaştığını, bunların arasında cihatçılar, DAİŞ ve El Kaide’nin de bulunduğunu dile getirdi.

Mike Pompeo, “Bölgedeki diğer tüm ortaklarımızın aksine Kürtler, hiçbir zaman ABD’nin hiçbir terörist düşmanıyla iletişime geçmemiş ve hiçbir zaman bir Amerikalının kanının dökülmesine neden olan eylemlere karışmamıştır.” ifadesini kullandı. 

Orta Doğu'daki mevcut durumda Kürtlerin rolü

ABD'nin Orta Doğu'ya müdahalesinin bu kritik döneminde Kürtleri bölgesel stratejisine dahil etmeleri gerektiğini savunan Pompeo, “Öncelikle ABD'nin Kürt öz yönetimini zayıflatmaya yönelik bölgesel girişimlere karşı koyması gerekiyor. İran Devrim Muhafızları geçen yıl olduğu gibi Kürt halkına füze attığında, Washington buna yanıt vermek zorundadır.” dedi. 

Pompeo, ABD’nin hem Kürtlerin isteklerini karşılayacak hem de Irak'ın endişelerini giderecek daha fazla Kürt egemenliği için yasal bir çerçeve oluşturmaya Bağdat ve Erbil'i teşvik etmesi gerektiğini aktardı. 

Mike Pompeo, “Yeni çatışmaların önlenmesi için bu uzun vadeli hedefe diplomasi yoluyla ulaşılması gerekiyor. Bu hedef, özellikle ABD'nin bölgedeki çıkarlarını ilerletmek açısından, takip edilmeye değer.” sözlerini kullandı.

Kürdistan Bölgesi’nin doğal kaynakları

Kürdistan Bölgesi’nin, ekonomik olarak kendi kendine yetebilme kabiliyetini güçlü bir şekilde ortaya koyan zengin doğal kaynaklara sahip olduğunu söyleyen Pompeo, “Orta Doğu'daki diğer çatışmalara harcanan trilyonlarca dolarla kıyaslandığında, onların sadakati cüzi bir yatırımla olağanüstü bir getiri sağladı.” değerlendirmesinde bulundu. 

Mart 2023 tarihinden bu yana askıya alınan Kürdistan'ın petrol ihracatına ilişkin ise Pompeo, şunları yazdı: 

“Sadece Kürdistan Bölgesi'nde yaklaşık 45 milyar varil petrol bulunuyor ve bu da Irak'ın toplam rezervlerinin yaklaşık üçte birine denk geliyor. Ayrıca çok sayıda doğal gaz sahasına da sahipler. Kürt coğrafyası aynı zamanda siyasi kısıtlamalar nedeniyle büyük ölçüde işletilemeyen değerli maden petrollerinin bulunduğu bir bölgedir.”

Pompeo, “Kürdistan'a ekonomik özgürlük tanınarak, kaynaklarımızı israf etmeden, ABD'nin stratejik konumunu güçlendirecek, kendi kendine yeten bir ortak haline hızla gelinecektir. Aynı zamanda Kürt toplumu anti-semitik ve anti-Amerikancı fikirleri de reddetmiştir.” dedi.