KCK Yürütme Konseyi: Barış sürecini iktidarın elinde bir malzeme olmaktan çıkarabiliriz

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Besê Hozat, İran-İsrail savaşının barış sürecinin ne kadar önemli ve gerekli olduğunu kanıtladığını belirtirken, yeni çözüm süreci için “Terörsüz Türkiye” tabirinin kullanılmaması gerektiğini savundu. 

Besê Hozat, 25 Haziran 2025 Çarşamba günü, Medya Haber Tv’ye verdiği demeçte, Türkiye ve Kuzey Kürdistan'daki yeni barış süreci ile İsrail-İran arasındaki savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

PKK, 5-7 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirdiği 12. kongresinin sonuçlarını 12 Mayıs 2025'te açıkladı. Kongrede PKK, kendini feshetme ve silahsızlanma kararı aldı.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan'daki yeni barış süreci ve 12. PKK Kongresi sonrası atılacak adımlar konusunda; KCK Eş Başkanı, yeni barış süreciyle ilgili üzerlerine düşeni eksiksiz yerine getirdiklerini, şimdi sıranın iktidarda olduğunu ve bu amaçla gerekli pratik adımların atılması gerektiğini vurguladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 22 Ekim’deki TBMM Grup Toplantısında, "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan terörist başı; terörün bittiğini, PKK'nın lağvedildiğini, ihanet ve bölücülüğün çıkmaz sokak olduğunu söyleyecekse haydi DEM Grubu'na gelsin, bunları teker teker söylesin, ak koyun kara koyun ortaya çıksın, umut hakkından da istifade etsin." açıklamasında bulunarak süreci başlatan adımı atmıştı. 

Sürecin iktidar tarafından “Terörsüz Türkiye” olarak tanımlanmasını “yanlış” bulduklarını dile getiren Hozat, şu sözleri sarf etti:

“Biz bu ifadeyi, bu tanımlamayı reddediyoruz. Artık bu söylemin gündemden çıkarılması gerekiyor. Bu sürecin adı bellidir: Barış ve Demokratik Toplum Sürecidir. Önder Apo 27 Şubat’ta Barış ve Demokratik Toplum Çağrısını yaptı. Yaptığı bu çağrı, devlet heyetiyle ortak, mutabakatla, konsensüsle geliştirilen bir çağrıydı. Dolayısıyla barış ve demokratik toplum sürecini, bu ifadeyle yani sürecin adını devletin kendisi de kabul etmiş oluyor. Bu durumda, ‘Terörsüz Türkiye’ söylemini ortadan kaldırmak, gündemden çıkarmak gerekiyor. Yoksa doğru tartışmalar gelişemez, doğru bir gelişim de sağlanamaz bu süreçte.”

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısına olumlu yanıt verdiklerini ve silahlı mücadeleyi bıraktıklarını söyleyen Hozat, “Şimdi buna karşı Türkiye, Türk devleti adım atmalıdır. Silahlı mücadeleyi Türkiye’ye karşı vermeyen bir güce dönük ne yapacak? Bu süreci Türkiye nasıl karşılayacak? Adım atması gerekiyor. Artık bu güç diyor ki: ‘Ben artık silahlı mücadele yürütmeyeceğim Türkiye’ye karşı.’ ‘Silah kullanmayacağım. Ben gelip siyaset yapmak istiyorum. Demokratik siyaset yapmak istiyorum.’” diye konuştu. 

İktidarın barış süreci konusunda iyi niyetli olmadığını savunan Hozat, “Çözüm niyeti olan, çözüm zihniyeti ve politikası olan, PKK kendisini feshettikten, silahlı mücadeleyi durdurduktan yani bitirme, sonlandırma kararı aldıktan hemen sonra ikinci gün hemen komisyon oluştururdu, meclisi toplardı, meclis tartışırdı, yasa çıkarırdı. PKK’ye özel bir yasa çıkartırdı, siyaset hakkı tanırdı, yasal ve anayasal düzenlemeler yapardı ve gerilla da çıkardı, giderdi, ovada şehirde siyaset yapardı. Ciddi olan, niyeti iyi olan, çözüm zihniyeti olan bir devlet, bir iktidar bunu yapardı.” dedi. 

Barış sürecinin iktidarın elinde bir malzeme olduğunu iddia eden Hozat, "Bu süreç toplum tarafından güçlü bir biçimde sahiplenilirse, yine muhalefet, sivil toplum örgütleri, kadınlar, gençler, Aleviler, tüm toplumsal kesimler tarafından güçlü bir sahiplenme gelişirse, bu anlamda güçlü bir mücadele ortaya çıkarsa, muhalefet de bütünüyle sahiplenir ve bu sürece katılır, Kürt sorununun demokratik çözümüne, Türkiye’nin demokratikleşmesine ilişkin güçlü bir politika ortaya koyarsa ve bu konuda çeşitli adımlar atarsa, kesinlikle bu süreci bu iktidarın elinde bir malzeme olmaktan çıkartabiliriz." açıklamasında bulundu.

İran-İsrail savaşı 13 Haziran’da başladı ve 12 gün sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, Salı sabahı iki ülke arasında ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

İran-İsrail savaşıyla ilgili olarak Besê Hozat, savaşın herkese barış sürecinin tüm milletler için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu kanıtladığının altını çizdi.