Sinan Çiftyürek: Dokunulmazlıkların kaldırılması bir bahane, çözüm demokratik siyasette

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Sinan Çiftyürek, 22 muhalefet milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması girişimlerinin siyasi bir hamle olduğunu belirterek, Kürt meselesinin dava ve fezlekelerle çözülemeyeceğini vurguladı.

Kurdistan24 haber bültenine konuk olan Sinan Çiftyürek, milletvekillerine yönelik yeni fezleke dalgası ve bölgedeki siyasi süreç hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Çiftyürek, aralarında DEM Parti Eş Genel Başkanları ve CHP milletvekillerinin de bulunduğu 22 vekil hakkında hazırlanan 37 yeni fezlekenin Meclise gönderilmesinin, eski bir politikanın devamı olduğunu belirtti.

Çiftyürek, "Dokunulmazlıkların kaldırılması sadece bir bahanedir. Asıl amaç, halkın temsilcilerinin sesini kısmak ve Kürt siyasetini zayıflatmaktır. Bu yasama döneminde şu ana kadar 833 dosya hazırlanmış olması, devletin siyasi sorunlara hala 'güvenlikçi' ve 'suçlayıcı' bir gözle baktığını gösteriyor." dedi.

Rojava’daki "10 Mart Anlaşması"nın önemine ve bunun Kuzey Kürdistan üzerindeki etkisine de değinen Çiftyürek, Suriye'deki çözüm ile Türkiye'deki çözümün birbirine bağlı olduğunu savundu.

Çiftyürek şu ifadeleri kullandı:

"Suriye'de Kürtlerin, Alevilerin ve Dürzilerin haklarının korunması için federal ve ademi merkeziyetçi bir sisteme ihtiyaç var. Bu sosyolojik bir gerekliliktir. Eğer Türkiye içeride huzur istiyorsa, Kürtlerin Rojava’daki kazanımlarına karşı da demokratik bir yaklaşım sergilemelidir."

İktidarın ve MHP'nin politikalarını eleştiren DEM Parti Milletvekili, Türkiye'nin baskı rejiminden uzaklaşması çağrısında bulundu.

Çiftyürek, "Kürtler diyalog ve barışa hazırdır. Ancak her seferinde 'terör' bahanesiyle demokratik siyasetin önü tıkanmamalıdır. Türkiye'nin, tüm bileşenlerin kimlikleriyle kabul edildiği yeni bir demokratik plana ihtiyacı var. Silahların susması ve kalıcı barış, ancak Kürt halkının meşru haklarının tanınmasıyla mümkündür." şeklinde konuştu.

Sinan Çiftyürek konuşmasının sonunda, 2026 yılının siyasi çözüm yılı olmasını ve "inkar ve kayyum" politikalarının sona ermesini temenni etti.