AK Parti Sözcüsü: Suriye Kürtleri Suriye'nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sözcüsü Ömer Çelik, "Suriye Kürtleri Suriye'nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır." diyerek, 10 Mart Mutabakatı’nın tam olarak uygulanması gerektiğini vurguladı.
AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), dün, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Saat 15.21'de başlayan toplantı öncesinde kameralar karşısına geçen Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedeflerine değinen Çelik, Suriye’deki süreç, SDG’nin konumu ve bölgedeki son gelişmeler hakkında Ankara’nın bakış açısını paylaştı.
Suriye Kürtlerinin hakları ve konumu ile SDG’nin faaliyetlerini birbirinden ayıran Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"SDG'nin kendisini Suriye Kürtlerinin hakkını savunuyor gibi göstermesinin hiçbir geçerliliği yoktur. Suriye Kürtlerinin bir örgüte indirgenmesi, onlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Suriye Kürtleri, Suriye'nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır. Suriye'nin geleceğinde hem toplumsal hayatta hem devlet hayatında onların güçlü bir yere sahip olması bizim en büyük arzumuzdur."
Bölgedeki sorunların çözümü için "10 Mart Mutabakatı"na işaret eden Çelik, SDG’nin 10 aydır bu mutabakata uymadığını ve süreci yokuşa sürdüğünü iddia etti.
AK Parti Sözcüsü, "10 Mart Mutabakatı'na uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktı. Ancak SDG'nin ayak sürüdüğünü, müzakere alanlarından kaçtığını görüyoruz. SDG, birtakım odaklar tarafından cesaretlendirilmektedir." şeklinde konuştu.
Sürecin “Kandil'in müdahalesiyle çatışmaya sürüklenmeye çalışıldığını” öne süren Çelik, bölgedeki sivillerin ve bazı SDG unsurlarının zarar görmeden çıkabilmesi için otobüslerin gönderildiğini belirtti.
Çelik, çatışmalara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bunun etnik çatışmayla ilgisi yok. Bu bir Arap-Kürt çatışması değildir. Birtakım odaklar bunu böyle sunuyor, bu çok tehlikeli bir yaklaşımdır. Orada Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin, Şiilerin, Ezidilerin, Nusaybilerin ve Dürzilerin hepsinin kazanımları korunmalıdır."
Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yapan Çelik, Halep, Şeyh Maksud ve Eşrefiye gibi bölgelerdeki geçmiş süreçleri hatırlatarak Ankara'nın nihai hedefini şu sözlerle açıkladı:
"10 Mart Mutabakatı sorunları çözecek bir yol haritasıdır. Neticede Suriye tek bir ordu, tek bir devlet ilkesi çerçevesinde yoluna güvenle devam etmelidir. Kalıcı barışı ve toprak bütünlüğünü sağlayacak olan budur. Nasıl ki DAİŞ’in faaliyetleri Araplara mal edilemezse, SDG'nin faaliyetleri de Kürt kardeşlerimize mal edilemez."
“Terörsüz Türkiye Terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha gösterdi.” diyen Sözcü Çelik, SDG liderlerinin Türkiye’ye davet edilmesine ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“'SDG ile ilgili 'Türkiye'ye davet edin' deniyor. Biz bunun yolunu söyledik. SDG 10 Mart Mutabakatı'na uyar, içindeki terör unsurlarından arınır, Suriye toplumunun bir parçası olarak hareket eder. Ondan sonrasında orada içindeki terör unsurlarından arındıktan sonra bir siyasi parti olan meşru Suriye siyaseti zeminde faaliyetini gösterir, o çerçevede Türkiye'yi de ziyaret edebilirler. Silahların bırakılması, terörden arınması 10 Mart Mutabakatı'na uyarak Suriye'nin parçası olması sürecinin olması gerekiyor."