Erdoğan: "Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir"

"Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına asla izin vermeyiz"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ahmed Şaraa yayınladığı kararnamelerle Suriye'deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını, Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Ocak 2026 Çarşamba günü Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda konuştu.

Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir

Suriye sahasında yaşanan tüm gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, "Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz. Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Varlıkları tanınmıyordu, vatandaş kabul edilmiyorlardı. Kendilerine kimlik dahi verilmiyordu. Ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve geleneklerini yaşatmalarına müsaade edilmiyordu. Bu kardeşiniz başbakanken 2008 yılından itibaren yaptığım tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdim. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdık. Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik." diye konuştu.

Yeni Suriye Hükümetinin ülkedeki diğer tüm dini ve etnik gruplar gibi Suriyeli Kürtlere de kucak açtığını söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye Devlet Başkanı Sayın Ahmed Şaraa yayınladığı kararnamelerle Suriye'deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını, Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir.

16 Ocak'ta açıklanan deklarasyon Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin Suriye Devleti'ne eşit ve adil katılımını esas alan tarihi nitelikte bir irade beyanıdır. Bütün bu olumlu adımlara, olumlu yaklaşımlara rağmen terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine maalesef kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden kendi ikbalini korumak buna yönelik çıkar odaklı bir istikameti seçmiştir. Bakın biz her zaman şunu ifade ettik. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız. Ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz."

Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına asla izin vermeyiz

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak "Kürtlere haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyeceklerini" ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kardeşlerim bunu tarih boyunca defalarca yaptık. Halepçe Katliamı'ndan Ayn el-Arap'taki saldırılara kadar en zor zamanlarında Kürt kardeşlerimize biz sahip çıktık. Allah korusun böyle bir durumun tekrar yaşanması halinde hiç tereddüt etmeden aynı tavrı yine sergileriz. Yine yardıma koşarız, yine kardeşlerimizi bağrımıza basarız. Şunu artık herkes görmeli, anlamalı ve kabullenmelidir. Esas olan bölünme değil, birleşmedir. Esas olan dağılma değil, muhabbetle kucaklaşmadır. Esas olan küçük devletçiklere ayrışma değil, birleşerek güç birliği yapmaktır.

Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek, tek yürek olarak, aynı istikamete bakarak bölgemizin sorunlarını birlikte çözeceklerdir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz var. O da İslam kardeşliğidir. Unutmayın. Müminler bir elin parmakları gibi, bir duvarın tuğlaları gibi kardeştir. Birbirine yakındır, birbirine öyle kenetlenmiştir. Kavimlerimizden, kabilelerimizden, etnik aidiyetlerimizden çok daha önce bizi bir eden, bizi bir araya getiren imanımızdır, inancımızdır, ezanımızdır, kitabımız, peygamberimiz, kıblemizdir."