Başkan Barzani: Eğer Kürtlerin bölgeden silinmesine yönelik bir plan varsa o zaman hepimiz biriz

Başkan Mesud Barzani, Rojava’daki kritik sürece dair dikkat çeken açıklamalarda bulunarak, terör örgütü DAİŞ tehdidinin yeniden zirveye çıktığı uyarısını yaparak, Kobani için "İmkan olsa 2014’teki gibi bugün de güç gönderirdim." dedi.

Başkan Mesud Barzani, İtalya'ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretin üçüncü gününde (23 Ocak 2026 Cuma), Kürdistan Bölgesi Roma Temsilciliğinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

İtalya'nın Kürdistan halkına karşı her zaman dostane bir tutum sergilediğini belirten Başkan Barzani, hem diplomatik temasların detaylarını hem de sahadaki son durumu değerlendirdi.

Vatikan ve İtalyan Hükümetiyle gerçekleştirdiği görüşmelerin son derece verimli geçtiğini kaydeden Başkan Barzani, "Papa Hazretleri, Dışişleri Bakanı ve Savunma Bakanı Kürt halkına büyük bir sempati duyuyor. Papa, Kürdistan'daki durumla yakından ilgilendi ve Irak'a yapacağı ziyarette mutlaka Kürdistan'a da geleceğinin sözünü verdi." dedi. 

Başkan Barzani, İtalyan bakanların Peşmerge'ye ve Rojava'daki zorlu süreçte Kürt halkına desteklerini sürdüreceklerini teyit ettiklerini vurguladı.

Kürt basınına seslenen Başkan Barzani, şu sözleri sarf etti:

“Kürdistanlı medya mensuplarına mesajım şudur: Kürt halkının haklarını savunun, ancak hiçbir şekilde şiddeti desteklemeyin. Bunun bir Kürt ve başka bir milletin savaşına, özellikle de şu an Suriye'de yaşanan ve Arap olanlarla bir çatışmaya dönüşmesini desteklemeyin. Çünkü iki ulusun savaşı felakettir ve Kürtler buna sürüklenmemelidir. Bu nedenle medya mensuplarının rolü olumlu olmalı, Kürtler desteklenmeli, Kürtlerin hakları desteklenmeli, ancak iki ulus arasında bir savaşa zemin hazırlayıcı olunmamalıdır."

Batı Kürdistan'daki karmaşık duruma ilişkin olarak ise Başkan Barzani şunları söyledi: 

"Batı Kürdistan'daki gerginlik ve karmaşanın oluşumunda çok fazla detay var, ancak tüm detayları konuşamayız. Halep'te savaş başlar başlamaz, Suriye'nin şimdiki başkanı Ahmed Şaraa'ya, onların da tanıdığı ve bildiği ortak bir Arap dostumuz aracılığıyla bir mesaj gönderdim. Kendisine, iki siyasi güç arasındaki savaşın çözülmesi gerektiğini ancak Kürtlere yönelik haksızlığın hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, çünkü bunun çok tehlikeli sonuçları olacağını ve dikkatli olmaları gerektiğini söyledim. Bunun üzerine benimle telefonda görüşmek istedi. Ben de kendisiyle telefonda görüştüm ve o da bunun olmayacağını, bunun imkansız bir mesele olduğunu ve bu savaşa izin vermeyeceklerini teyit etti. Daha sonra Tom Barrack beni aradı ve 'Erbil'e gelmek istiyorum, Mazlum Abdi de benimle olsun' dedi. Ben de 'başım gözüm üstüne' dedim, böylece geldiler."

Başkan Barzani, Erbil’deki üçlü görüşme sırasında Rojava’daki çatışmaların yeniden alevlendiği mesajını aldıklarını söyledi. 

Çatışmaların doğasına değinen Başkan Barzani, sorunun kaynağında taraf değiştiren Arap aşiret güçlerinin olduğunu savundu. 

Başkan Barzani, "Bu güçler önce Beşşar Esad'laydı, sonra DAİŞ’e katıldılar, DAİŞ gidince DSG'ye yanaştılar. Şimdi Suriye ordusu gelince yine taraf değiştirip bölgelerini Şam'a teslim ettiler. Ben çok önceden Mazlum Abdi ve diğer arkadaşlara, bu Arap bölgelerinin ileride sorun yaratabileceğini söylemiştim." ifadelerini kullandı.

Hala Kürtlerin kontrolünde olan bölgelere yönelik Başkan Barzani, "Şu anda elimizde kalan Kürt bölgeleri için tüm çabamız, bu bölgelerin kalması ve korunması yönündedir. Halkımızın oradaki hakları her ne şekilde olursa olsun, kendi aralarında anlaşmaya vardıkları şekilde korunsun." diye konuştu.

Başkan Barzani, dün (Perşembe) Erbil'de Mazlum Abdi, Tom Barrack ve CENTCOM Komutanı arasında kritik bir toplantı yapıldığını ve ateşkes konusunda anlaşmaya varıldığına işaret ederek, “Bazı iyi adımlar atıldı. Umarım bu ateşkes uzun sürer ve herkesin yararına olan bir sonuca varırlar. Çünkü savaş kimsenin yararına değildir. Aynı zamanda icraat şarttır; lafa, gösterişe ve siyasi pazarlıklara gerek yoktur." dedi.

DAİŞ tehlikesinin çok büyük olduğunu ve DAİŞ'in bitmediğini bildiren Başkan Barzani, "Suriye'de şu an oluşan durum, DAİŞ için altın bir fırsat yarattı. Bu DAİŞ'lilerin ne kadarının kaçtığına dair henüz kesin bilgi yok, ancak bilgiler var ve çok sayıda kişinin kaçtığını biliyoruz. Bu yüzden bu çok büyük bir tehlikedir." sözlerini sarf etti.

Suriye'de kalan DAİŞ'lilerin Irak'a gönderilmesi ve orada hapsedilmesi konusunda Amerikalılar ile Irak arasında bir anlaşma yapıldığına işaret eden Başkan Barzani, "Eğer bu yapılırsa iyidir, ancak nasıl olacağına dair hiçbir bilgi yok." ifadelerini kullandı.

"Kalbimiz ve ruhumuz Rojava'daki kız ve erkek kardeşlerimizledir ve bu bir arabuluculuk değildir.” diyen Başkan Barzani, şöyle konuştu:

“Ben hiçbir zaman savaşa inanmadım, savaşı da sevmedim. Ancak iş Kürtlere yönelik bir haksızlığa varırsa, o zaman biz her şeye hazırız. Biz işin o noktaya varmasını istemiyoruz. Mümkün olduğu sürece karşılıklı anlayış diliyle ve barışla çözülmelidir; bu yöntemle olmalıdır. Ancak eğer Kürtlere haksızlık yapılması ve Kürtlerin bölgeden silinmesi yönünde bir plan varsa, o zaman biz hepimiz biriz."

Amerika ve diğer ülkelerin tutumu hakkında Başkan Barzani, "Karar, Amerika'nın kararıdır. Sonucun nasıl olacağına ve tüm tarafların nasıl hareket edeceğine onlar karar verir." açıklamasını yaptı.

İtalya ile ilgili olarak da Başkan Barzani, "İtalya Kürt halkının ve Kürt halkının haklarının yanındadır, zulme karşıdır, Kürt halkının haklarına yönelik saldırılara karşıdır. İtalya, Amerika ve NATO'yu Kürt haklarını savunmaları konusunda teşvik etmiştir. Bununla birlikte İtalya barışçıl çözümden yanadır; hepsi barışçıl çözümden yanadır." dedi.

Bu durumla birlikte durumu tamamen bozmak isteyen bazı tarafların ortaya çıktığını ve sonrasında kontrol edilemeyecek bir fitne çıkarmak istediklerini söyleyen Başkan Barzani, "Ortam, herhangi bir tarafça bir fitne çıkarılmasına tamamen elverişlidir." dedi.

Kobani'nin kuşatılmasıyla ilgili olarak Başkan Barzani şunları söyledi: 

"Kobani için elimden ne geliyorsa yaparım. Eğer 2014 yılındaki gibi bir fırsatım olsaydı, şimdi Kobani'ye güç gönderirdim. Ancak o zaman var olan fırsat şimdi yok. Fakat Kobani, Kürt bölgesi olan ve dokunulmaması gereken bölgeler çerçevesindedir. Bu, üzerinde konuşulan ve anlaşmaya varılan şeydir; biz bunun üzerinden gidiyoruz. İlk günden itibaren Barzani Yardım Vakfı'ndan, Batı Kürdistan'daki kız ve erkek kardeşlerine yardım etmek için tüm imkanlarıyla gitmelerini istedim. Yüce Allah'a şükürler olsun ki iyi bir rol oynayabildiler."