İngiliz Milletvekili: Batı, Rojava halkının DAİŞ'e karşı fedakarlığını tanımalı
İngiliz Parlamenter Bambos Charalambous, “Rojava halkının DAİŞ’e karşı savaşta oynadığı rol kesinlikle tanınmalıdır. Batılı ülkelerin buna minnettar olması ve bunu kabul etmesi gerekiyor." dedi.
Kurdistan24 muhabiri Dilovan İmadeddin’e özel açıklamalarda bulunan İngiliz Parlamenter Charalambous, Kürtlerin ve Suriye'deki diğer bileşenlerin korunmasının önemine dikkat çekerek, "Dostlarımızı unutmamalıyız ve onlar korunmalı." ifadelerini kullandı.
Charalambous, “Rojava halkının DAİŞ’e karşı savaşta oynadığı rol kesinlikle tanınmalıdır. Batılı ülkelerin buna minnettar olması ve bunu kabul etmesi gerekiyor." diye konuştu.
Konuyu İngiltere Dışişleri Bakanlığı ile görüşeceğine dair söz vererek, İngiliz Hükümetinin Suriye'deki Kürt halkının yanı sıra Alevi ve Dürziler gibi diğer bileşenlerin korunmasında etkin bir rol oynaması için baskı yapacaklarını belirten Charalambous, "Suriye'deki tüm bileşenler güvence altına alınmalıdır" diye ekledi.
İngiltere'nin Suriye'deki siyasi çözüm görüşmelerindeki rolüne de değinen Charalambous, İngiltere'nin doğrudan masada olmasa bile katılımcı taraflar üzerinde etkisi olduğunu söyledi.
Charalambous, "İngiltere süreçten haberdar ve bir dereceye kadar etkisi var, ancak bu doğrudan olmayabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Anlaşmaların dikkatle izlenmesi ve ateşkesin kalıcılığının sağlanması çağrısında bulunan İngiliz milletvekili, Rojava ve diğer bölgelerdeki Kürtlerin güvenliğinin sağlanması için baskıların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda kendisinin ve meslektaşlarının İngiltere Parlamentosundaki planlarına değinen Bambos Charalambous, şunları kaydetti:
"Parlamento tatilinden döndükten sonra Dışişleri Bakanlığına soru önergeleri sunmaya ve Parlamentoda bu konu hakkında bir oturum düzenlemeye çalışacağız. Bir süredir bu konuda bir tartışma yapılmadı; mümkün olan en kısa sürede bunu organize etmeye gayret edeceğiz."
Bu açıklamalar, Rojava'nın geleceği ve Suriye'deki farklı etnik ve dini grupların haklarının korunmasına yönelik uluslararası endişelerin devam ettiği bir dönemde geldi.