Reuters: ABD, Suriye’de Kürtlere "özerklik" istiyor

Washington’ın, Şam yönetiminden Kürtlere “merkezi otoriteyi sarsmayacak bir özerklik” tanıması için baskı yaptığı iddia edildi.

Münih Güvenlik Konferansı marjında; 13 Şubat 2026 Cuma günü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Suriye Dışişleri Bakanı Esaad Şeybani ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında üçlü bir görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede, Özerk Yönetim Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed de hazır bulundu.

Suriye'nin geleceğini şekillendirecek tarihi üçlü zirvenin detayları ortaya çıktı. Reuters'a konuşan kaynaklara göre Washington, Şam yönetiminden Kürtlere “merkezi otoriteyi sarsmayacak bir özerklik” tanıması için baskı yaparken, ABD'li diplomatlar bu buluşmayı “bin kelimeye bedel yeni bir başlangıç” olarak ilan etti.

Reuters, bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Marco Rubio'nun Suriye Hükümeti heyetinden Kürtlerin taleplerine karşı esneklik göstermelerini istediğini aktardı.

Kaynak ayrıca, ABD'nin SDG ile Suriye ordusunun entegrasyon sürecindeki ilerlemeden ve geçen ayın 29'unda imzalanan anlaşmanın uygulanmasından şu ana kadar memnun olduğunu belirtti.

Söz konusu kaynak, ABD'nin, Şam'ın merkezi otoritesine tehdit oluşturmayacak şekilde Kürtlere bir tür özerklik verilmesinden yana olduğuna dikkat çekti.

Görüşmeye ilişkin SDG Basın İrtibat Merkezinden yapılan açıklamada; toplantıda askeri güçlerin birleştirilmesi konusunun yanı sıra, siyasi süreçte başta Kürtler ve Dürziler olmak üzere Suriye'deki tüm bileşenlerin haklarının güvence altına alınmasının ele alındığı ifade edildi.

Mazlum Abdi toplantıyı "olumlu ve verimli" olarak nitelendirdi. Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, sosyal medya platformu X üzerinden toplantıya ait bir kare paylaşarak, "Bir fotoğraf bin kelimeye bedeldir — Yeni bir başlangıç." notunu düştü.

Bu diplomatik adım, Suriye Hükümeti ile SDG'nin 30 Ocak 2026 tarihinde kapsamlı bir anlaşmaya varmasının ardından geldi. Söz konusu anlaşma; ateşkesi, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonunu, Kürtlerin medeni ve eğitim haklarının garanti altına alınmasını ve yerinden edilenlerin geri dönüşünü kapsıyordu.