Süreç Komisyonu nihai raporu oylayacak: Umut hakkı ve yasal güvence masada

Türkiye, Kürt meselesinin demokratik çözümü ve kalıcı barışın inşası yolunda bugün kritik bir viraja giriyor. TBMM bünyesinde kurulan ve kamuoyunda "Barış Komisyonu" olarak bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, aylardır üzerinde çalışılan ve sürecin yol haritasını belirleyecek olan nihai raporu oylamak üzere toplanıyor.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında, bugün (18 Şubat 2026 Çarşamba) saat 11.00’de gerçekleşecek toplantı, Türkiye siyasi tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendiriliyor. 

Ağustos 2025’ten bu yana çalışmalarını sürdüren komisyonun hazırladığı ortak raporun kabul edilmesiyle, barış sürecinin somut adımların atılacağı yeni bir aşamaya evrilmesi bekleniyor.

Kurtulmuş: Tarihi Bir Sorumluluk

Raporun oylanması öncesinde dün 81 ilin valisiyle bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sürecin önemine dikkat çekerek iddialı mesajlar verdi. 

Türkiye’nin terör meselesini tamamen gündeminden çıkaracağını vurgulayan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullanmıştı:

"Ümit ediyorum ki; yarın (bugün) burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız." 

Kritik Başlık: "Umut hakkı" ve İmralı Teması

Koordinatörlerin 16 Şubat’ta son şeklini verdiği taslak metinde, sürecin en hassas noktalarından biri olan "umut hakkı" konusu öne çıkıyor. 

Raporda, infaz rejiminin AİHM ve AYM içtihatları doğrultusunda, uluslararası insan hakları standartlarına uygun olarak yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulanıyor. Bu düzenlemenin, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın durumunu da kapsayacak şekilde infaz adaletini esas alması öneriliyor.

Öte yandan DEM Parti’nin, taslak rapora ilişkin bazı itirazlarının sürdüğü ve son dakika değişiklikleri için müzakerelerin devam ettiği öğrenildi. Toplantının, İmralı Heyetinin dün gerçekleştirdiği kritik ziyaretin hemen ardından yapılması ise sürece dair beklentileri artırdı.

Taslak Raporda Neler Var?

Basına yansıyan bilgilere göre geniş kapsamlı raporda öne çıkan başlıklar şunlar:

Doğrulanabilir Silahsızlanma: Sürecin en kritik aşaması olarak PKK’nin silah bırakması gösteriliyor. Ancak bu durumun sadece bir beyanla değil, devlet tarafından "objektif, ölçülebilir ve denetlenebilir" kriterlerle tespit ve teyit edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Yasal Güvence ve Cezasızlık Algısı: Süreçte rol alacak aktörlere yasal güvence sağlanması önerilirken, toplumda "af" veya "cezasızlık" algısı yaratmayacak, adli süreçleri içeren özel bir yasal düzenleme (müstakil ve geçici kanun) yapılması gerektiği ifade ediliyor.

İzleme Komitesi: Sürecin şeffaf yürütülmesi, uygulamaların etkinliğinin ölçülmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bir "İzleme ve Raporlama Mekanizması" kurulması talep ediliyor.

Demokratik Siyaset Vurgusu: Çoğulcu demokratik yapının provokasyonlara karşı en güçlü kalkan olduğu belirtilerek, siyasetin çözümdeki merkezi rolünün güçlendirilmesi gerektiği kaydediliyor.

Komisyondaki tüm siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek oylama sonucunda raporun kabulü, yasal düzenlemelerin Meclis gündemine gelmesi için ilk somut adım olacak.