“Kürt sorunu kavram olarak bile yok”: Ortak rapora hangi parti ne dedi?
Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı nihai rapor, oy çokluğuyla kabul edildi. Komisyondaki oylamada rapor; 47 evet, 2 hayır ve 1 çekimser oyla Meclis kayıtlarına geçti.
Raporun içeriği ve dili, özellikle Kürt meselesinin tanımı, anadil hakkı ve faili meçhul cinayetler gibi kritik başlıklarda muhalefetin sert eleştirilerine hedef oldu. DEM Parti rapora şerh düşerek "evet" oyu verirken, TİP ve EMEP "hayır" oyu kullandı. CHP Milletvekili Türkan Elçi ise "faili meçhuller" konusundaki eksiklik nedeniyle çekimser kaldı.
Nihai rapor
Rapor 7 bölümden oluşurken birinci bölümde, Komisyonun çalışmalarıyla ilgili süreç anlatıldı. İkinci bölümünde Komisyonun temel hedefleri üzerinden toplantılardaki tartışmalara yer verilirken, Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku raporun üçüncü bölümünde aktarıldı. Dördüncü bölümde Komisyonda dinlenenlerin söylemlerinden yapılan analizlerden ortaya çıkan mutabakat alanları, beşinci bölümde PKK'nin kendini feshetmesi ve silah bırakması süreci anlatıldı.
Sürece ilişkin yasal düzenleme ile demokratikleşmeye ilişkin önerilere ise Komisyon raporunun altıncı ve yedinci bölümlerinde yer verildi.
DEM Parti: Sürecin Adı “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”dir
Raporun oylanması sırasında DEM Parti, sürece yapıcı katkı sunma iradesini koruduğunu belirterek "kabul" oyu verdi ancak rapora kapsamlı bir şerh düştü.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, raporun diline ve terminolojisine itiraz etti.
Raporda kullanılan “Terörsüz Türkiye” ve benzeri güvenlikçi ifadelerin uzlaşı ruhuna aykırı olduğunu belirten Çiçek, mevcut süreci PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısına atıfla “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladıklarını vurguladı.
Kürt meselesinin salt bir "terör" parantezine alınamayacağını, sorunun çok boyutlu bir hak ve özgürlükler meselesi olduğunu dile getiren Çiçek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Anadil hakkı önündeki kısıtlayıcı düzenleme ve uygulamalar kaldırılmalıdır. Barış, sadece bir sonuç değil; yöntemin ve dilin kendisidir. Kullanılan dil, sürecin başarısı açısından belirleyicidir."
Türkan Elçi’den “Faili Meçhuller” Protestosu
Komisyonda dikkat çeken bir diğer tavır ise CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi’den geldi.
Eşi Tahir Elçi faili meçhul bir cinayete kurban giden Türkan Elçi, raporda geçmişle yüzleşme adına somut adımların yer almamasını eleştirdi.
Çekimser oy kullanan Elçi, gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
"Raporda faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması adına bir şey yok. Ben bu rapora onay veremem. Görüşümü Genel Başkanımız Özgür Özel’le de paylaştım, o da beni anlayışla karşıladı."
EMEP ve TİP’ten Ret: “Kürt Sorununun Adı Bile Yok”
Rapora ret oyu veren Emek Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP), metnin Kürt sorununun varlığını inkar eden bir anlayışla kaleme alındığını savundu.
EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, raporda temel haklara değinilmediğini belirterek, "Raporda Kürt sorunu ifadesi bir kez bile geçmiyor. Bırakalım anadilinde eğitimi, anadili hakkı bile kavram olarak yer almıyor." dedi.
Bayhan ayrıca, AİHM ve AYM kararlarına uyum vurgusu yapılsa da "umut hakkı"nın zikredilmemesinin politik bir tercih olduğunu ifade etti.
TİP Milletvekili Ahmet Şık ise raporu bir "oldu bitti operasyonu" olarak niteledi.
Kürt meselesinin "terör" kavramına indirgendiğini belirten Şık, metnin bir çözüm programı değil, siyasi sorumluluktan kaçış belgesi olduğunu vurguladı.
Şık, "Sorunun adını koymaya cesaret edemeyen bir metnin çözüm üretmesi mümkün olmaz" diyerek Can Atalay kararı başta olmak üzere hukuki kararların uygulanmasını istedi.
MHP’den İnfaz Düzenlemesi Sinyali
Rapor görüşmelerinde MHP kanadından gelen "infaz sistemi" çıkışı da dikkat çekti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Türkiye’nin üniter yapısının tartışmaya kapalı olduğunu savunmakla birlikte, mevcut infaz sistemini eleştirdi.
Yıldız, "İnfaz sistemimiz yamalı bohçaya dönmüştür, düzeltilmesi ve eşitliğin sağlanması gerekir." diyerek yeni bir yasal düzenlemenin sinyalini verdi.
Yıldız ayrıca AYM ve AİHM kararlarına uyumun hukuk devleti gereği olduğunu belirtti.
CHP: Lafta ve Rafta Kalmamalı
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise raporun ilk bölümlerindeki dilin partilerini kapsamadığını belirtmekle birlikte, yasal düzenleme ve demokratikleşme önerilerini içeren bölümler nedeniyle genel bir uzlaşı sergilediklerini ifade etti.
Emir, raporun "lafta ve rafta kalmaması" gerektiğini belirterek, demokratik adımların ivedilikle atılması çağrısında bulundu.