Trump: İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğim
ABD Başkanı Donald Trump, Kongredeki "Birliğin Durumu" konuşmasında, İran'ın ABD'ye ulaşabilecek füzeler geliştirmeye çalıştığını savunarak, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, 2'nci görev dönemindeki ilk "Birliğin Durumu" konuşmasını ABD Kongresi'nde gerçekleştirdi.
Bir saat 48 dakika ile ABD Kongresinde yapılan tarihin en uzun konuşması rekorunu kırdığı konuşmada Trump, görevdeki ilk 10 ayında Kamboçya ve Tayland arasındaki savaş da dahil olmak üzere 8 savaşı bitirdiğini söyleyerek, Gazze'deki savaş konusunda ise büyük aşama kaydedildiğini vurguladı.
Gazze'deki savaşın da neredeyse tamamen bitmek üzere olduğunu söyleyen Trump, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Damadı Jared Kushner ve ABD Dışişleri Marco Rubio'ya ayrı ayrı teşekkür etti. ABD'nin ateşkes çabaları kapsamında Hamas'ın elindeki esirlerin eve döndüğünü hatırlatan Trump, "Kimse bunun mümkün olduğunu düşünmüyordu." dedi.
Mümkün olan her yerde barışı tesis edeceğinin, ancak ABD'ye yönelik tehditler karşısında sessiz kalmayacağının altını çizen Donald Trump, geçen yaz İran'ın nükleer tesislerine gerçekleştirilen saldırıları hatırlatarak, "Amerika Birleşik Devletleri ordusu İran'ın nükleer silah programını yok etti." diye konuştu.
İran'ın nükleer silah elde etmesine izin vermemenin onlarca yıldan beri Amerika Birleşik Devletleri'nin politikası olduğuna dikkat çeken Donald Trump, "Onlarla müzakere halindeyiz. Bir anlaşma yapmak istiyorlar, ancak o gizli kelimeleri, 'asla nükleer silahımız olmayacak' sözünü henüz duymadık. Benim tercihim bu sorunu diplomasi yoluyla çözmek. Ancak kesin olan bir şey var ki, açık ara dünyanın bir numaralı terör sponsoru olan bu ülkenin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim, bunun olmasına izin veremem." sözlerini kullandı.
Eski Venezulea Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırıldığı operasyonun önem taşıdığını ifade eden Donald Trump, "Tüm savunmaları aştık ve diktatör Nicolas Maduro'nun yönetimine son vererek onu ABD adaletiyle yüzleştirdik. Bu, ABD'nin güvenliği için devasa bir zaferdi ve Venezuela halkı için de yeni bir başlangıç oldu." değerlendirmesini yaptı.