Bağdat çevre felaketiyle karşı karşıya: Dünyanın en kirli 10 başkentinden biri
Irak’ın başkenti Bağdat, ciddi bir çevre felaketiyle pençeleşiyor. Güncel uluslararası verilere göre Bağdat, hava kirliliğinin en yüksek olduğu dünyadaki ilk 10 başkent arasına girdi. Rafinerilerden yükselen dumanlar, mahalle aralarındaki jeneratörler ve milyonlarca eski model aracın egzoz gazı, halk sağlığını tehdit ederken kanser vakalarında korkutucu bir artışa neden oluyor.
Çevre raporlarına göre Bağdat’taki kirliliğin arkasında kontrolsüz sanayileşme ve altyapı sorunları yatıyor. Şehrin kalbinde yer alan Dora Rafinerisi, sayıları 10 bini aşan sanayi tesisi, tuğla ve asfalt fabrikaları kirliliğin ana merkezleri olarak gösteriliyor.
Ayrıca şehir genelinde 50 bin mahalle jeneratörü kesintisiz çalışıyor. Çoğu eski model olan 3 milyondan fazla araç zehirli gaz salınımı yapıyor.
Başkentteki yeşil alan oranı %10’un altına düşmüş durumda, bu da şehrin havasının kendini temizlemesini imkansız kılıyor.
Yeşil Irak Gözlemevi Başkanı Ömer Latif, Kurdistan24’e yaptığı açıklamada durumun vahametini şu sözlerle özetledi:
"Son 15 yılda iklim değişikliği ve sanayi faaliyetleri Bağdat ve Basra üzerinde yıkıcı etkiler yarattı. Bağdat’taki temel sorun; kontrolsüz nüfus artışına karşılık 10 bin sanayi tesisi, 2,5 milyon araç ve 50 bin jeneratörün yarattığı kirlilik yüküdür."
Bağdat sakinleri, hükümetin ve Çevre Bakanlığının ihmalkarlığından şikayetçi. Bağdatlı Macid Hasnavi, "Çevre projeleri için ayrılan bütçeler nerede? Nehirlerimiz, toprağımız ve havamız zehir soluyor, insanlar hastalanıyor. Acil önlem alınmalı." diyerek tepkisini dile getirdi.
Bir diğer vatandaş Seyf Semavi ise çöp yakma sorununa dikkat çekerek, "Reşid Kampı bölgesinde çöpler yakılıyor, dumanı ciğerlerimize çekiyoruz. Sokaklarda hala 80 model araçlar, şehir içinde fabrikalar var. Bu şartlarda sağlıklı kalmak imkansız." dedi.
Irak Sağlık Bakanlığı, çevre kirliliğinin bedelini rakamlarla gözler önüne serdi. Paylaşılan verilere göre yalnızca 2025 yılında Bağdat'ta 43 bin yeni kanser vakası teşhis edildi. Çevre Bakanlığı ise çözüm konusunda karamsar bir tablo çiziyor. Öyle ki, hastane atıkları ve endüstriyel atıklar nedeniyle Dicle Nehri’ndeki kirlilik de geri dönülemez noktaya ulaşmış durumda.