Kürt Siyasetçiler: Kürt kimliği ve dili tanınmadan çözüm olmaz

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun açıkladığı sonuç raporu, Kürt siyasi çevrelerinde tartışma yarattı. Kuzey Kürdistanlı siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları, raporun mevcut yasaların uygulanması çağrısının ötesine geçemediğini, Kürt meselesinin çözümüne dair somut bir yol haritası sunmaktan uzak olduğunu ve kolektif hakları görmezden geldiğini belirtiyor.

DEM Parti ile ittifak halindeki parti ve örgütler, Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun sonuç raporuna ilişkin değerlendirmelerinde; raporun Türkiye'nin demokrasisi ve hukuku açısından bazı olumlu öneriler içerdiğini, ancak mevcut yasaların tam olarak uygulanması durumunda bile demokratikleşmenin sağlanabilineceğinin tartışma konusu olduğunu belirtiyor. Buna karşın raporun Kürt meselesinin çözümüne dair bir öneri getirmediği vurgulanıyor. Kuzey Kürdistanlı siyasetçiler, sorunun net bir şekilde tanımlanması ve somut adımların atılması gerektiği görüşünde.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarının ardından hazırladığı sonuç raporunu kamuoyuyla paylaştı. 60 sayfa ve 7 bölümden oluşan raporun üçüncü bölümünde Türk-Kürt kardeşliğine, altıncı bölümünde ise yasal önerilere yer veriliyor. Ancak siyasetçiler, raporda Kürt meselesinin tanımının yapılmadığına ve komisyonun 178 kişiyi dinlemesine rağmen Kürtlere yönelik hukuksuzluklara değinilmediğine dikkat çekiyor.

K24'e konuşan Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD) Başkan Yardımcısı Abdulhay Okumuş şunları söyledi:

"Raporu baştan sona okudum; Kürtlerin kolektif haklarının tanınmasına dair hiçbir şey yok, aksine bu hakların elde edilmesini reddetmek üzere hazırlanmış bir metin. Amacın Kürt meselesini çözmek değil, oyalamak olduğu anlaşılıyor."

Kürt siyasetçiler, raporun devletin Kürt meselesine bakış açısının değişmediğini gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca raporun, Kürt meselesinin köklü çözümünden ziyade silahların bırakılmasına odaklanacağının zaten belli olduğu yorumları yapılıyor.

İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkanı Ahmet Kaya ise rapora ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Rapordan, devletin çözüm konusundaki zihniyetinin değişmediği anlaşılıyor. Kürtlerin haklarından bahsedilmiyor; dil konusunda ise sadece 'herkes kendi dilini konuşabilir' deniliyor, yani dağ fare doğurdu. Ancak sürecin PKK'nin silah bırakmasına yönelik olduğu zaten öngörülüyordu."

Kuzey Kürdistan'daki parti ve örgütler, komisyonun Kürt meselesinin çözümünü tutukluların serbest bırakılmasına endekslemek istediğini, ancak gerçek bir çözüm için Meclisin kimlik ve Kürtçe konusunda yasal adımlar atması gerektiğini vurguluyor.