ABD-İran görüşmeleri Cenevre'de başladı
ABD ve İran arasında nükleer müzakerelerin sekizinci turu, karşılıklı sert mesajların gölgesinde İsviçre'nin Cenevre kentinde başladı. Umman’ın arabuluculuğunda gerçekleşen dolaylı görüşmelerde taraflar, "süresiz nükleer anlaşma" ve bölgesel güvenlik konularını ele alıyor.
İsviçre'nin Cenevre kentinde İran ile ABD arasında yeni bir müzakere turu 26 Şubat 2026 Perşembe günü başladı. İran müzakere heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD heyetine Trump’ın Temsilcisi Steve Witkoff başkanlık ediyor.
Görüşmeler, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi'nin arabuluculuğunda dolaylı olarak yürütülüyor. Bu turda İran'ın, nükleer meseleye ilişkin bir anlaşma önerisini ABD tarafına sunması bekleniyor.
Bu, Donald Trump'ın ikinci yönetimi döneminde ABD ile İran arasındaki sekizinci müzakere turu olma özelliğini taşıyor. Her iki taraf da müzakerelere vurgu yapmasına rağmen tehdit dili kullanmaktan geri durmuyor. İran Dışişleri Bakanı, Cenevre ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada, ABD'nin kendilerine saldırması halinde komşu ve Arap ülkelerindeki tüm ABD üslerini hedef alacaklarını bildirdi.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın silahlarının özellikle ABD'ye ve Amerikalılara saldırmak üzere tasarlandığını, bu nedenle Cenevre görüşmelerinin sadece nükleer dosyayı kapsamadığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı ayrıca, Donald Trump diplomatik çözümden yana olsa da İran'ın ABD için büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Eş zamanlı olarak ABD Başkanı'nın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın süresiz olması gerektiğini açıkladı.
ABD merkezli haber sitesi Axios'un bilgili kaynaklara dayandırdığı habere göre ABD Başkanı'nın Orta Doğu Özel Temsilcisi, Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) ile yaptığı özel bir toplantıda, İran'ın nükleer programına ilişkin yapılacak herhangi bir anlaşmanın bir sona erme tarihinin olmaması gerektiğini söyledi.
Steve Witkoff, ABD ile İran arasındaki mevcut müzakerelerde odak noktasının nükleer program olduğunu, bir anlaşmaya varılması durumunda gelecekte füze programı ve İran'a bağlı milisler konusunun da masaya yatırılacağını belirtti.