Raperin- Büyük halk ayaklanmasının 35’inci yıldönümü
Kürdistan halkı; meşru haklarını elde etmek, topraklarını işgalcilerin pençesinden kurtarmak, zulmü, Enfal’i ve kimyasal saldırıları reddetmek, ayrıca Kürdistan'ın kimliğini ve coğrafyasını değiştirme girişimlerine karşı verdiği onlarca yıllık mücadele ve direnişin ardından, 5 Mart 1991'de Ranye şehrinden Büyük Ayaklanma'nın (Raperîn) ilk kıvılcımını ateşledi.
Mart ayı Kürt tarihi açısından pek çok önemli olaya sahne olmuştur; ancak 5 Mart'tan 21 Mart Newroz gününe kadar olan süreç, Güney Kürdistan halkı için ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü halk, 1991 yılının bu günlerinde, yıllarca kendilerine karşı sert ve insanlık dışı yöntemler kullanan rejime karşı topyekûn bir ayaklanma başlattı.
Ayaklanmadan önce Güney Kürdistan'daki siyasi tarafların "Kürdistani Cephe" çatısı altında birleşmesi, halka büyük bir moral ve ivme kazandırdı. Bu birliktelik sayesinde kısa süre içerisinde Güney Kürdistan'ın birçok il ve ilçesi özgürlüğüne kavuşturuldu.
5 Mart 1991'de ayaklanmanın ilk planı devreye sokuldu. Aynı gün halk, Kürdistan Peşmergesi’nin desteğiyle Ranye kenti ve çevresini kurtararak Baas rejimine ait tüm kurum ve askeri üsleri ele geçirdi. Bu kıvılcım, halkın ve Peşmerge’nin hamlesiyle Kürdistan'ın diğer şehir, ilçe ve bölgelerine yayıldı.
Raperin, Kürdistani Cephe içerisindeki partilerin ve Kürdistan halkının iş birliği ve koordinasyonunun bir ürünüydü. Kürdistan halkının ulusal kurtuluş mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası olan bu süreç, bugünkü Kürdistan Bölgesi statüsünün oluşmasını sağladı. Ranye'de başlayan ayaklanma, 21 Mart 1991 Newroz gününde Kerkük'ün kontrol altına alınmasıyla zirveye ulaştı ve tüm Güney Kürdistan Baas rejiminin elinden kurtarıldı.
Henüz 1988 yılında büyük değişimlerin yaşanacağını öngören Başkan Mesud Barzani de Kürdistani Cephe'nin diğer siyasi liderleriyle birlikte, fedakar Peşmergelerle omuz omuza vererek Kürdistan'ın tüm şehir ve bölgelerinin kurtarılmasına katıldı. Başkan Barzani, Korê Destanı'nda savaş cephesine bizzat komutanlık etti ve bu direniş sonucunda rejim, Kürdistani Cephe ile müzakere masasına oturmak zorunda kaldı.