Hüseyin Çelik: Türk Kürt'ün, Kürt Türk'ün hakkını savunmalı
Eski Türkiye Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Hüseyin Çelik, Kürt meselesini sadece bir "hukuk sorunu" olarak değil, aynı zamanda siyasetin çözmesi gereken bir "gönül köprüsü" meselesi olarak tanımlarken, devletin tüm kesimleri kucaklayan bir "memnuniyet projesi" yürütmesi gerektiğini belirtti.
Demokrasi Platformu, Ankara’da birçok bakan, milletvekili ve aydının katılımıyla Türkiye'nin siyasal sorunlarını ve çözüm önerilerini ele almak amacıyla “Bahar Konferansları I: Önce Siyaset Değişmeli” başlıklı bir etkinlik düzenledi.
Konferans, 5 Nisan 2026 Pazar günü saat 14:00 ile 17:00 arasında Ankara'daki The Green Park Hotel'de gerçekleştirildi. Hüseyin Çelik, konferans kapsamında Kurdistan24’e verdiği demeçte, Orta Doğu’da yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Mevcut durumu bir "hukuk sorunu" olarak tanımlayan Çelik, bu düğümü çözecek asıl mercinin siyaset olduğunu belirtti.
Son dönemde sıkça kullanılan "iç cephe" kavramına mesafeli yaklaştığını kaydeden Çelik, "Etrafımızdaki ateş çemberi içinde 'iç cephe' kavramını kullanmaktan hoşlanmıyorum; bunun yerine iç bünyeyi sağlamlaştırmaktan ve tahkim etmekten söz ediyorum." dedi.
Çelik, yönetilmesi en zor ülkenin "gayrimemnun" sayısı fazla olan ülke olduğunu ifade ederek, devletin amacının memnun olanları artırmak olması gerektiğini savundu.
“Çözüm için Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok; hukuk devleti olacağız ve kusurlu, güdümlü bir demokrasi olmaktan çıkıp tam demokrasiye geçeceğiz.” diyen Çelik, barış süreci kapsamında sunulan komisyon raporunu çok tutarlı bulmadığını bildirirken, komisyonun isimlerinden birinin "kardeşlik" olmasının önemli olduğunu savundu
Türk-Kürt kardeşliği üzerine dikkat çekici bir perspektif sunan Çelik, kardeşlik hukukunun "diğerinin iyiliğinden memnun olmayı" gerektirdiğini söyledi.
Bir Kürt'ün bir Kürt'ü sevmesinin son derece doğal karşılanması gerektiğini belirten Çelik, sınırların ötesindeki akrabalık bağlarına dair şu kıyaslamayı yaptı:
"Türkiye nasıl Azerbaycan, Türkmenistan veya Kıbrıs’taki soydaşlarıyla gönül köprüsü kuruyor ve onların iyiliğini istiyorsa, Kürt vatandaşlarımızın da sınır dışındaki akrabalarının iyi konumda olmasını istemesi en tabii hakkıdır. Kardeşimin başarısı ister İran'da, ister Suriye'de, isterse Irak'ta olsun; bundan sadece büyük bir memnuniyet duyarım."
“Kardeşlik sadece lafla olmaz; gerçek kardeşlik hukuku, diğerinin iyiliğinden memnun olmayı gerektirir.” diyen Çelik, şu sözleri sarf etti:
“Türkler Kürtlerin, Kürtler de Türklerin hakkını savunmadıkça gerçek manada demokratik bir toplum olamayız. Aleviler Sünnilerin, Sünniler Alevilerin hakkını savunmalıdır; toplumsal barışın anahtarı budur. Dindarlar ateistlerin, ateistler de dindarların hakkını savunmadıkça olgun bir toplum haline gelemeyiz.”