Fazıl Mirani: Bağdat'ta KDP katılımı olmadan hiçbir hükümet kurulamaz

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Politbüro İdari Kurul Başkanı Fazıl Mirani, Irak'taki siyasi sürecin revizyona ve düzeltilmeye ihtiyacı olduğunu belirtirken, KDP’nin siyasi tutumlarının ve boykot kararlarının süreçten çekilmek anlamına gelmediğini, aksine amacın ülkedeki parlamenter sisteme dengeyi yeniden kazandırmak olduğunu söyledi.

Fazıl Mirani, 19 Nisan 2026 Pazar günü Kurdistan24’e verdiği özel mülakatta, Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki son siyasi gelişmelere ışık tuttu.

Irak’ın parlamenter bir sisteme sahip olduğunu ve tüm tarafların bu sisteme saygı duyması gerektiğini kaydeden Mirani, "KDP sadece partisel kazanımlar elde etmek için adım atmıyor, aksine Kürdistan halkının yarısından fazlasını temsil eden büyük bir güç olarak omuzlarında ulusal bir sorumluluk taşıyor." dedi.

Siyasi tutumlar ve boykot meselesine değinen Mirani, boykot yapmanın veya çalışmaları askıya almanın grupların siyasi bir hakkı olduğunu, bunun süreçten çekilmek değil, Irak'taki siyasi sürecin yönetiminde bir doğrultu değişikliğine ve düzeltmeye ihtiyaç duyulduğuna dair net bir sinyal olduğuna dikkat çekti.

Konuşmasının devamında Irak’taki üst düzey makamların paylaşımına değinen Mirani, şu sözleri sarf etti:

 "2003’ten beri uygulanan siyasi teamüllere göre cumhurbaşkanlığı Kürtlere, başbakanlık Şiilere ve Parlamento başkanlığı Sünni bileşenine verilmiştir. Biz KDP olarak cumhurbaşkanlığı makamının sadece partimize ait olmasını amaçlamadık, biz Kürtlerin hakkı üzerinde durduk."

KDP ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki anlaşmazlıkların tamamen sona ermesi yönündeki umudunu dile getirerek, Kürt partilerinin birliğinin sadece siyasi bir arzu değil, tüm Kürdistan halkının temel talebi olduğunu vurgulayan Fazıl Mirani, cumhurbaşkanlığı makamı meselesinin KYB ve KDP arasında çözülemeyecek kadar büyük ve karmaşık bir sorun olmadığını belirtti.

KDP’nin ulusal ilkelere sahip bir siyasi güç olduğunu vurgulayan Mirani, "Biz pazarlıklar ve çıkar ilişkileri üzerine kurulu bir parti değiliz. KDP vatansever bir partidir ve siyaseti genel çıkarlar için yapar." dedi. 

Fazıl Mirani, KDP'nin en büyük endişesinin, Kürdistan özgürlük hareketinin tehlikeyle karşılaşması veya Kürt halkının tarihi kazanımlarının kaybedilmesi olduğunu ifade etti.

Kerkük meselesi ve siyasi sonuçları hakkında Kürt taraflarının parçalanmışlığını eleştiren Mirani, "Eğer Kürt tarafları seçim sürecine tek bir birleşik liste ile katılsaydı, Kerkük Valiliği makamı şüphesiz Kürtlerin olurdu." sözünü sarf etti. 

Mirani, Kerkük’ün konumu ve tarihi nedeniyle valilik makamının Kürtlerde olması gerektiğini, diğer bileşenlerin ise farklı makamlar yoluyla yönetime dahil edilmesi gerektiğini yineledi.

Ulusal ilkeler konusundaki kararlılıklarını vurgulayan Mirani, "KDP, toprağı satmaya yönelik her türlü girişimin karşısında durmuştur. Aksine biz toprağımızı şehit kanıyla koruduk ve kazandık, toprağımızı satmadık ve asla satmayacağız." diye konuştu.

Kerkük'ün tarihi önemine değinen Mirani, Kürt özgürlük hareketinin lideri Mele Mustafa Barzani'nin büyük Eylül Devrimi'ni Kerkük için feda ettiğini hatırlatarak, KYB ve diğer partiler içinde de Kürt davasına sadık vatansever şahsiyetlerin bulunduğuna dikkat çekti.

Kürdistan Bölgesi’nin yasal ve anayasal taleplerine de değinen Mirani, KDP’nin 140. Madde'nin uygulanması ve Petrol ve Gaz Yasası’nın çıkarılması konusunda ısrarcı olduğunu belirtti. 

Mevcut seçim yasasını da eleştiren Mirani, Kürtlerin adil bir seçim yasasına ihtiyacı olduğunu söyleyerek, "Eğer adil bir yasamız olsaydı, şu an Parlamentoda 56 sandalyeye sahip olurduk." değerlendirmesini yaptı.

KDP’nin Irak siyasi denklemindeki yerine dair ise Mirani şu ifadeleri kullandı: 

"Bağdat'ta KDP’nin katılımı olmadan hiçbir hükümet kurulamaz. Eğer KDP olmadan bir hükümet kurulursa, bu hükümet ayağa kalkma ve işleyişini sürdürme yetisi olmayan 'özel gereksinimli bir insan' gibi olur. Bu da KDP’nin Irak siyasi sürecindeki stratejik öneminin göstergesidir."

Mirani son olarak, KDP ve KYB’nin hala ortak olduklarını ve ortak olmamanın kolay olmadığını belirterek, "Orta Doğu'daki ülkelerin sorunlarının büyük bir kısmı ABD ve İran arasındaki çatışmaya bağlıdır. Üç gün sonra benim partideki 60. yılım dolacak. Bu partiler uğruna çok insan kurban verildi; şimdi bu partilerin halk için fedakarlık yapma zamanıdır." dedi.