Kürdistan Bölgesi, araştırma merkezlerine ve yapay zekaya yatırım yaparak ekonomisini daha fazla geliştirebilir
Eski Güney Kore Cumhuriyeti Erbil Başkonsolosu Seungcheol Lim, Kurdistan24'e verdiği röportajda, Kürtlerin, direnişi, misafirperverliği ve zekasına hayranlığını dile getirerek, "Kürtler dünyanın en misafirperver milletidir." dedi.
Kürdistan Bölgesi'ndeki diplomatik görevinin sona erdiği Güney Kore'nin Erbil Başkonsolosu Seungcheol Lim, Kurdistan24 sunucusu Jino Muhammed ile yaptığı özel bir röportajda, Kürdistan halkının direnişini, misafirperverliğini, zekasını ve kültürünü överken, Kürdistan Bölgesi ile Güney Kore arasında daha derin bir iş birliği umduğunu dile getirdi.
Kürdistan Bölgesi'nden ayrılmanın hoşuna giden bir şey olmadığını belirten Güney Koreli diplomat, "Ayrılmak istemiyorum. Bu benim gerçek hissim." dedi.
Eski Başkonsolos, Kürdistan Bölgesi'nde dört yıllık kalış sürecinde Kürtlerin, direnişi, misafirperverliği, dengeli çeşitliliği ve zekasına hayran kaldığını ifade etti.
Peşmergelerle yemek yediğini ve özverili ve dostane bir kültüre tanık olduğunu hatırlatan Lim sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu misafirperverlik sadece yemek paylaşmakla ilgili değil, aynı zamanda bir fedakarlıktır. Kürdistan halkının başkaları için kendilerini feda etme geleneği ve duygusu var. Bana Kürdistan'ın ne olduğunu soran olursa, gururla Kürdistan'ın bir çiçek olduğunu söyleyebilirim."
Kürt ve Güney Kore halkları arasındaki benzerliklerine değinen Seungcheol Lim, "İki milletimiz de güçlü ülkelerle çevrili ve zor zamanlardan geçti, ancak aile ve eğitime verilen önem, dirençli kalmamıza yardımcı oldu." dedi.
Ekonomi konusunda ise Lim, görev süresi boyunca Güney Kore'nin deneyimini göz önünde bulundurarak, Kürdistan Bölgesi'nin ekonomik iyileşmesine takip ettiğini belirterek, Kore'deki KDI'ye benzer bir stratejik araştırma merkezinin kurulmasını Kürdistan Bölgesi Hükümetine önerdiğini ve bu önerinin onaylandığını ifade etti.
Seungcheol Lim ayrıca, Kürdistan Bölgesi'nin, özellikle "önümüzdeki otuz yılda bölgenin ekonomik yapısını kökten değiştirebilecek yapay zeka" alanında gençliğinin gücüne ve zekasına güvenmesi gerektiğini vurguladı.
Kadınların konumuyla ilgili olarak, Koreli diplomat Kürt kadınlarının özgürlüğüne, cesaretine ve liderlik yeteneğine hayranlığını dile getirdi ve bunun Kürt toplumunun geleceğinin parlak olmasının bir nedeni olduğuna inandığını belirtti. Ayrıca, Kürdistan Bölgesi Hükümetinin, Runaki projesi başta olmak üzere hizmet sektöründe attığı adımlarına övgüde bulundu.
Seungcheol Lim son olarak, Halepçe trajedisini Kore'deki 18 Mayıs 1980 trajedisine benzetti, ayrıca, Kürt gençliğinin kaydettiği ilerlemeyi görmek için önümüzdeki 10 yıl içinde Kürdistan Bölgesi'ne geri döneceğine söz verdi.
Lim, "Hava güneşli olduğunda, Kürdistan'daki çoğu insan dışarı çıkar, piknik yapar ve doğanın tadını çıkarırdı," dedi. "Kürt halkının her zaman ellerinden gelenin en iyisini yaptığını ve akrabaları, arkadaşları ve aileleriyle güzel şeylerin tadını çıkarmaya çalıştığını fark ettim." dedi.
Lim, Güney Kore ve Kürt halkının tarihleri arasında paralellikler kurarak, her iki toplumun da aile değerlerini korurken zorlu jeopolitik ortamlarda yol aldığını belirtti.
Uzun vadeli kalkınma politikalarının şekillenmesine yardımcı olabilecek uzmanlaşmış ekonomik araştırma merkezlerinin kurulmasının önemini vurgulayan Lim, "Üniversiteleri, üst düzey hükümet yetkililerini, siyasi liderleri, araştırma merkezlerini ve kuruluşları ziyaret ettiğim her seferinde, hükümet bünyesinde ekonomik kalkınmaya adanmış bir araştırma merkezine ihtiyacımız olduğunu her zaman vurguladım." ifadelerini kullandı.
Lim röportaj boyunca, Kürdistan'ın genç nesillerinin yeteneklerine olan güçlü güvenini dile getirdi.
Bölge genelinde yaptığı seyahatler sırasında tanıştığı genç satranç şampiyonlarından teknoloji girişimcilerine ve yetenekli öğrencilere kadar çeşitli örnekler verdi.