Erdoğan: TBMM'nin terörize edilmesine rıza göstermeyiz
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) terörize edilmesine ve nümayiş arenasına dönüştürülmesine rıza gösterilemeyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün (10 Haziran 2026 Çarşamba), partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Siyasette milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını arzu etmediklerine işaret eden Erdoğan, "Türkiye Büyük Millet Meclisinin terörize edilmesine, Gazi Meclis'in nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır." dedi.
İsrail'i hedef alan Erdoğan, "İsrail'in, bir fitne fabrikası olarak geniş bir coğrafyada sürekli huzursuzluk ürettiğini. İsrail'in bu kural tanımaz, hukuk tanımaz, ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmediğini" ifade etti.
"İsrail'in sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline geldiğini" belirten Türkiye Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları, bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye'yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır. Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim: Suriye ve Lübnan müstakil, bağımsız iki devlettir. Ancak bu iki devlet, yani Suriye ve Lübnan, aynı zamanda Türkiye'nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği sadece Hatay'dan değil; Halep'ten başlar, Şam'dan başlar. Türkiye'nin güvenliği Beyrut'tan başlar.
Şunu kimse unutmasın ki; ateş büyüdüğünde sadece bölgeyi yakmakla kalmaz, kıvılcımlar dünyanın her yerine düşer. Nasıl bugün Hürmüz'deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir. Avrupa'da İspanya'nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihi bir sorumluluktur. Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline, yüzüne bulaşmıştır."