Lozan Antlaşması’nın üzerinden 103 yıl geçti

Kürdistan’ın resmi olarak dörde bölünmesine neden olan Lozan Antlaşması’nın üzerinden 103 yıl geçti.

24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde Birinci Dünya Savaşı’nın galip devletleri ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan Lozan Antlaşması’nın üzerinden 103 yıl geçti.

Lozan Antlaşması, Kürt halkı açısından ise 1920 tarihli Sevr (Sèvres) Antlaşması ile elde edilen kazanımların ve bağımsızlık hedeflerinin rafa kaldırıldığı tarihi bir kırılma noktası olarak değerlendirilmektedir. 1916 yılındaki Sykes-Picot düzenlemesiyle başlayan Orta Doğu’nun parçalanma süreci, Lozan ile nihai bir statüye kavuştu.

1920 tarihli Sevr Antlaşması’nın 62, 63 ve 64. maddeleri, Kürtlere kendi kaderlerini tayin etme ve bağımsız bir devlet kurma hakkını tanımaktaydı. 143 maddeden oluşan Lozan Antlaşması metninde "Kürt" ibaresi ve Kürtlerin siyasi haklarına dair herhangi bir referans yer almadı.

Antlaşma; Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Belçika, Romanya, Japonya, Bulgaristan, Portekiz, Sovyetler Birliği ve Yugoslavya’nın da aralarında bulunduğu 13 devlet tarafından imzalandı. 1514 Çaldıran Savaşı ile ikiye bölünen Kürt coğrafyası, Lozan ile birlikte Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında dört ana parçaya ayrıldı. Ayrıca "Kızıl Kürdistan" (Kurdistana Sor) olarak bilinen beşinci bölge ise Sovyetler Birliği kontrolünde kalarak; bugünkü Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkmenistan sınırları içerisinde dağıldı.