Öcalan’dan barış çağrısı: Devlet hazırsa bu sorunu 6 ayda çözerim
Abdullah Öcalan: Tecrit devam ediyor ama...
İmralı Adası’nda ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken PKK lideri Abdullah Öcalan ile dün görüşen kardeşi Mehmet Öcalan’ın, yapılan görüşmenin detayları ve Öcalan’ın mesajını Diyarbakır’da açıkladı. 'Tecrit'in' devam ettiğini ancak fiziksel olarak bir sorun olmadığını belirten Mehmet Öcalan, Abdullah Öcalan'ın barış çağrısı yaptığını söyledi. Kardeş Öcalan'ın aktardığına göre, Abdullah Öcalan, "Devlet hazırsa 2 adamını buraya göndersin, ben bu sorunu 6 ayda çözerim. Bir ülkede günde 40 kişi ölüyorsa bayram olmuyor. Çözüm elimizdedir. Bu sorunu çözebiliriz" dedi.
Dün İmralı adası dönüşünde ilk kez açıklama yapmadan ayrılan Mehmet Öcalan’ın, Abdullah Öcalan’ın avukatı Mazlum Dinç ile görüşmenin detaylarını paylaştığı ve her iki ismin bu detayları ve Öcalan’ın mesajını Diyarbakır’da devam eden açlık grevinin bulunduğu DBP il binasında açıkladı.
'Devlet hazırsa 6 ayda bu sorunu çözerim'
Açıklamayı yapan Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, “Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirdik. Öcalan’ın Türkiye içerisinde, Kürtler için Ortadoğu’da bir ağırlığı var. Ağabeyim, ‘Barış için, bölgede kanın durması için mücadele ediyorum. Bu kör bir savaştır, bunun kazananı olmaz! Sorunun çözümü için herkese görev düşmektedir.Tecrit durumu devam ediyor. Ama fiziksel olarak bir sorunumuz yok Bizim burada projelerimiz var. Eğer devlet hazırsa 6 ayda bu projeyi hayata geçirebilirim. Önceki çözüm sürecini biz yok etmedik. Çözüm tek taraflı olmaz, en büyük taraf devlettir; konu ne kadar siyasiyse o kadar da hukuksaldır. Kürt sorunu 100-200 senelik bir sorundur. Eğer devlet samimi olsaydı bu sorun çözülürdü. Bu ülke bunu hak etmiyor. Biraz vicdanlı olan insanlar düşünmelidir. Devlet hazırsa iki adamını buraya gönderir. Bu kör bir savaştır. Kimsenin kimseyi yenebileceği bir savaş değil. 30-40 yıldır devam ediyor, daha da devam eder. Tek taraflı olmuyor bu çözüm. En büyük taraf devlettir. Devlet işaret ederse bu sorun uzun süre devam etmez, çözülür’dedi” diye konuştu.
Açlık grevleri sona erdi
Öcalan için DTK, HDP, DBP, KJA, sanatçı ve STK temsilcileri tarafından 8 gün önce başlatılan açlık grevleri de sona erdi. Mehmet Öcalan’ın ardından açıklama yapan DTK Eş Başkanı Leyla Güven, “Grevin 8. gününde Sayın Öcalan'dan haber aldığımız için açlık grevini sonlandırıyoruz. Açlık grevimiz bitse de eylemlerimiz devam edecek” dedi.
Güven’in konuşması şöyle:
“Dün hepimizin gözleri önünde bir darbe yaşandı. Bu zihniyeti şiddetle kınıyoruz. Darbeler çözüm değildir. Bugün Kurban Bayramı. Bu bayramda daha çok dayanışma ve birlik esas alınır ama biz maalesef halk olarak bayramı mezar başında geçiriyoruz” dedi. Sayın Öcalan’dan haber alamadığımızı çok kaygılı olduğumuzu, Sayın Öcalan ile acil görüşme yapılmasını talep etmiştik ve 50 Kürt siyasetçi, aydın, yazar, sanatçı açlık grevi başlattık. Açlık grevinin tek talebi Sayın Öcalan ile görüşme yapılmasıydı, sağlığından haberdar olmak için bir heyetin ziyaret etmesiydi. Dün Mehmet Öcalan görüşme yaptı. Şimdi bu direnişin ortaya koyduğu şey çok nettir. Biz direndik geçmişten buyana da direne direne de kazandık. Strazburg’da 20 gün, Amed’de 8 günde Öcalan’dan haber aldık. Direnişçilere selam olsun. Ancak biz şunu hep söyledik sadece ondan bir kere haber almak değil, bu tecridin bittiği anlamına gelmez, bizim için direniş bitmedi bu daha başlangıç. Evet bugün bir haber aldık, halk olarak derin bir nefes aldık. Bundan sonra da özgürlüğüne kavuşması, tecridin ortadan kalkması için mücadele devam edecek.
Açlık grevine başlarken bu bir kampanya demiştik. Açlık grevi bitse dahi alanlarda meydanlarda olacağız. Darbelere karşı direniş meşrudur ve direneceğiz. Sayın Öcalan’ın öncelikle özgürlüğüne kavuşması gerekiyor. Halk olarak bunu en kısa zamanda gerçekleştireceğiz. Gerçekten bu ülkede kalıcı barış isteniyorsa önce bu dilden vazgeçilmesi gerekiyor. “Terörist başı” gibi cümleleri, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz. Yetkililerin ve medyanın öncelikle bu dilden kurtulması gerekiyor.
Açlık grevine başlarken bir gündemimiz var demiştik bugün itibariyle gerçekleşmiş oldu. Sayın Öcalan’dan haber aldık. Bugün burada açlık grevini sonlandırıyoruz. Bundan sonra mücadelemiz her alanda devam edeceğiz.”
Ne olmuştu?
Abdullah Öcalan’ın kardeşi İmralı'ya gitti 5 yıldır avukatlara, 23 aydır ise aile fertlerine Abdullah Öcalan'a görüş izni verilmiyordu. Dün aileye çıkan izin üzerine Mehmet Öcalan İmralı Adası'na giderek ağabeyi Abdullah Öcalan'la görüşmüştü. Mehmet Öcalan görüşmenin ardından herhangi bir açıklama yapmadan İstanbul'a dönmüştü. Gemlik'ten İstanbul'a dönen Mehmet Öcalan, Abdullah Öcalan'ın avukatlığını yapan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarıyla bir araya gelerek görüşmenin detaylarını paylaştı. Yapılan bu görüşmenin ardından Mehmet Öcalan ile Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Mazlum Dinç, bu sabah uçakla Diyarbakır'a hareket etmişti. Mehmet Öcalan ve Avukat Mazlum Dinç, Diyarbakır'da Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri ve belediye başkanlarının da bulunduğu açlık grevi eylemcilerine görüşmenin içeriğini aktardı.
Sırrı Süreyya Önder: Çözümü içselleştirmiş bir anlayış devreye girmeli
Abdullah Öcalan'ın, kardeşi Mehmet Öcalan aracılığıyla ilettiği mesajı değerlendiren HDP'li Sırrı Süreyya Önder, çözümü içselleştirmiş bir heyet ve anlayışın devreye girmesi gerektiğini söyledi. Çözüm sürecinde İmralı Heyeti'nde de yer alan HDP Ankara Milletvekili Önder, Öcalan'ın mesajını Med Nuçe kanalına telefonla bağlanarak değerlendirdi.
Şu anki hâkim anlayışın askeri olduğunu savunan Önder, şöyle konuştu:
"Böyle bir anlayışla kapsamlı bir meseleye yaklaşılamaz. Kentleri yıkarız, dağları bombalarız. Bütün bunların tümü salt kışla mantığıdır. Böyle bir anlayışla böyle kapsamlı bir meseleye yaklaşılamaz. Biz heyet olarak dilimizi barışa alan açan bir noktadan kullanmaya çalıştık. Bunu da Sayın Öcalan'dan öğrendik.
Son bir yıl içerisinde sivil siyaset aktörlerinin verdiği demeçlerdeki ruhsuzluğa bakın, bir de Sayın Öcalan'ın verdiği mesajın içeriğine bakın aradaki fark hemen kendisini belli ediyor. Sayın Öcalan'ın gerek süreç boyunca, gerek öncesinde en önemli özelliklerinden birisi tutarlılığıydı. İlkesel olarak yaklaştığı meselelerde hiçbir taviz vermedi."
