Yıldırım: Devlet olmayı bilin sonra Türkiye'ye laf edin

Son günlerde Irak'la yaşanan Başika krizine isim vermeden değinen Yıldırım, Irak'a yönelik, "Vatanlarınıza sahip çıkın yok olmasının önüne geçin. Devlet olmayı bilin ondan sonra Türkiye'ye laf edin." ifadelerini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım, mezun olduğu İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ)konuştu.
Konuşmasında eğitimdeki yeniliklerin yanı sıra Şemdinli'de yaşanan ve 5'i sivil 15 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya da değinen Yıldırım,Türkiye'nin sahip olduğu coğrafyanın bedelini ödediğini söyleyerek, "Türkiye sahip olduğu coğrafyanın bedelini ödüyor. Bu coğrafya, medeniyetlerin buluştuğu, zaman zaman da çatıştığı bölgelerin başında yer alıyor. Her türlü çılgınlığı, intihar eylemini yapabilirler. Şehitlerimizi, kalbimize basacağız.Kimse bize nasihat vermeye demokrasi nutukları atmaya kalkmasın." ifadelerini kullandı.
 
Son günlerde Irak'la yaşanan Başika krizine de isim vermeden değinen Yıldırım, Irak'a yönelik, "Vatanlarınıza sahip çıkın yok olmasının önüne geçin. Devlet olmayı bilin ondan sonra Türkiye'ye laf edin." ifadelerini kullandı."Bölgedeki istikrarsızlığın, kargaşanın bedelini ödeyen Türkiye'nin meseleye sahip çıkmasından rahatsız olduklarını görüyoruz. Bunu söyleyecek olanların önce ülkelerine sahip çıkması lazım." diyen Yıldırım, Türkiye'nin hudutlarını korumaya devam edeceğini söyledi.
 
Yıldırım'ın konuşmalarından satırbaşları şöyle:
Ankara Garı katliamı
Ankara Tren Garı önünde geçen yıl gerçekleşen patlamanın yıldönümüne değinen Başbakan Yıldırım, "Alçak gar saldırısının bugün yol dönümü. 100 günahsız vatandaşımız, hayatını kaybetti. Yüzlerce yaralananlar var. Hayatını kaybedenler arasında İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi Güney Doğan da vardı. Bu öğrencimiz başta olmak üzere bütün hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyoruz.
"Sahip olduğumuz coğrafyanın bedelini ödüyoruz"
"Teröristin kutsal bildiği hiçbir şey yok. terörle mücadele yeni değil. 40 yıla yaklaşan bir süreçten bahsediyoruz. Günümüzde sadece bölücü terör örgütü ile değil FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleri ile mücadelemiz amansız bir şekilde devam ediyor. Türkiye sahip olduğu coğrafyanın bedelini ödüyor. Bu coğrafya, medeniyetlerin buluştuğu, zaman zaman da çatıştığı bölgelerin başında yer alıyor" 
"Devlet olmayı bilin ondan sonra Türkiye'ye laf edin"
"Bölgede yaşanan istikrarsız durum, en fazla Türkiye'yi etkilemektedir. Bölge ile fiziki ve gönül bağı olmayan bir çok ülke orada bir takım çalışmalar yaparken, bu bölgede yaşayan hükümetlerin sesi soluğu çıkmıyor. Ancak bu istikrarsızlığın, kargaşanın bedelini ödeyen Türkiye'nin meseleye sahip çıkmasından rahatsız olduklarını görüyoruz. Bunu söyleyecek olanların önce ülkelerine sahip çıkması lazım. Vatanlarınıza sahip çıkın yok olmasının önüne geçin. Devlet olmayı bilin ondan sonra Türkiye'ye laf edin. Bunu yapmazsanız laflarınız biraz mizahi olur. İradenizi ortaya koyun. Cirit atan terör örgütleri, ülkenizin hiçbir sorununa çözüm üretmeyecek unsurları barındırmaya devam ederseniz Türkiye elbette hudutlarını korumak, vatandaşlarının can, mal güvenliğini korumak için her türlü tedbiri alır, almaya da hakkı var"
 
"Yani Irak hükümetine sormak lazım. 30 seneyi aşkın bir süredir, Türkiye'nin canını yakan, Türkiye'nin birliğine ve beraberliğine kast eden, terör örgütünün yuvası haline gelmiş ülkeniz, bu kabadayılığınız, bu afra tafranız biraz da onlara karşı olsun. Bunlara gelince ses soluk yok. Biz orada DAEŞ'le mücadele için bölgede bulunan insanlara destek veriyoruz, eğitiyoruz. Buna karşı laf ediyorlar. Bu abesle iştigaldir, bu asla bizim onaylayacağımız bir şey değildir"
 
Musul konusu
"Bizimle ilgili bir konu yok orada. Bizim dışımızda gelişiyor. Musul'dan DAEŞ'i temizleyeceğiz diye, Bağdat, ABD ve oradaki aşiretler, milis güçlerle bir harekat planlıyor. Bu harekatı yapabilirler, bizim bir itirazımız yok. Bizim sadece itirazımız şudur. Musul'un demografik yapısıyla oynamayın. Yani DAEŞ öncesi Şiiler ise Şiiler, Sünniler ise Sünniler, yerlerinde kalsın. Bu operasyonun amacı, mezhepsel bir üstünlük sağlayacak sonuca dönüşmesin, bizim dediğimiz budur. Bunun ne zararı var? Öbür türlü yaptığınız zaman bu sefer mezhep çatışmaları başlayacak. Bir sorunu çözelim derken daha büyük bir sorunu kucağınızda bulacaksınız. Bizim oradaki varlığımız bugüne kadar, Irak yönetiminin de bilgisi var, zaman zaman kamplara onların bakanları da ziyarette bulundular. Onların yaptığı işin ülke için, teröre karşı ne kadar faydalı olduğunu da söylediler. Hatta Kuzey Irak yönetimi birkaç gün önce açıkladı, bütün bu geçmişi anlattı. Bütün bunlar ortadayken, ne oldu da birden bire kabadayılık yapmaya başladılar, bunu sormak lazım. Bunun bir arka planı var"
Putin'in ziyareti
"9 Ağustos'ta Sayın Cumhurbaşkanımız St. Petersburg'a gitti. Tam 2 ay sonra Sayın Putin geliyor. Kısa bir süre sonra biz Sayın Medvedev'le buluşacağız. Bunun kararını verdik, telefonla görüştük. Rusya'yla ilişkileri geliştirmek için her türlü adımı atıyoruz. Rusya'yla ilişkilerimiz gelişecek. Adım adım gelişiyor ama bir günde her şey eskisi gibi olmaz. Fakat, düşündüğümüzden daha hızlı ilerliyor. Yakında. Teknik düzeyde çalışılıyor. Burada esas olarak ikili ilişkileri ele alacağız. Ülkelerimiz arasındaki karşılıklı yatırımlar, ticaret, enerji, ulaştırma ve tarım. Bütün bu konuları enine boyuna görüşeceğiz. Bu hafta başından itibaren Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantıları yapılacak. Bizim Sayın Medveved'le bir araya geleceğimiz, programın gündemi de bu toplantılarda oluşturulacak"
"Mutlaka, görüşmekten başka bir çözüm yok. Silahla, öldürmekle, bombalamakla bugüne kadar hangi sorun çözülmüş? Dünyanın hiçbir yerinde güvenlik boyutlu, savaş yöntemiyle hiçbir sorun çözülememiş. Ancak yaralar daha büyümüş, acılar daha büyümüş, ayrışmalar daha büyümüş. Dolayısıyla, Sayın Putin'in Türkiye ziyareti, Dünya Enerji Kongresi vasıtasıyla geliyor ama Sayın Cumhurbaşkanımızla ikili ilişkileri olacak, bölge sorunları ele alınacak, ikili ilişkilerimizin geliştirilmesi konuşulacak ve mutlaka tabi ki Suriye, genelde bölge sorunları ve özelde Halep üzerinde durulacağını düşünüyorum"
"2019'a kadar tek tedrisata geçeceğiz"
2019'a kadar Türkiye'de tek tedrisata geçileceğini belirten Yıldırım, "Eğitim konusunda tasarrufu hep bir kenara bıraktık. Geleceği hazırladığınız yavrularınıza, geleceğinize cimri davranamazsınız. Bütün imkanları seferber ediyoruz. 2019'a kadar Türkiye'de tek tedrisata geçeceğiz. Yani bütün gün eğitim alacak. Büyükşehirlerden başlayarak eksikliklerimizi gidereceğiz. Yabancı dili sorun olmaktan çıkaracağız" ifadelerini kullandı.