Türkiye basınında günün manşetleri

Türkiye basınında bugün gazetelerin manşetlerinde FETÖ davalarında sanıkların ifadeleri, Adil Öksüz ile ilgili iddialar, 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümü yer aldı. Gazetelerin ilk sayfalarında ayrıca siyasi liderlerin açıklamaları, yeni yasal düzenlemeler ve özel haberler yer aldı.

Haber Merkezi

Türkiye basınında bugün gazetelerin manşetlerinde FETÖ davalarında sanıkların ifadeleri, Adil Öksüz ile ilgili iddialar, 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümü yer aldı. Gazetelerin ilk sayfalarında ayrıca siyasi liderlerin açıklamaları, yeni yasal düzenlemeler ve özel haberler yer aldı. 

 

Günün manşetleri şöyle: 

 

YENİ ŞAFAK: ADİL ÖKSÜZ BURADAYDI

Dışişleri Bakanlığı, “Adil Öksüz’e geçici oturum izni verildi” haberimiz üzerine Almanya’ya nota verdi. Berlin’den firari FETÖ’cünün yerinin tespiti ve iadesi istendi. Hannover’deki gurbetçilerin, "Onu bir ay önce Steintor'daki Karadeniz Lokantası’nda gördük" dediği Öksüz'ün, askeri kargo uçağıyla Wunstorf'a götürüldüğü sanılıyor.

Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismini Almanya’dan resmen istedi. Yeni Şafak’ın kamuoyuna duyurduğu habere ilişkin harekete geçen Dışişleri Bakanlığı, gurbetçi vatandaşların Almanya’nın çeşitli kentlerinde gördüğü firari Adil Öksüz’ün iadesi için Berlin’e nota verdi. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) sözde ‘hava kuvvetleri imamı’ Öksüz’le ilgili Alman Dışişleri Bakanlığı’na verilen notada, Yeni Şafak’ın gündeme getirdiği haberler hatırlatıldı; Alman makamlarının bilgisi olup olmadığı sorularak haberlere yansıyan iddiaların araştırılması istendi. Öksüz’ün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin kilit isimlerinden olduğuna işaret edilen notada, firari sanığın Almanya’da bulunduğunun tespit edilmesi durumunda yakalanarak ‘suçluların iadesi anlaşması’ uyarınca Türkiye’ye gönderilmesi talep edildi.

 

MİLLİYET: DAHA NASIL İTİRAF ETSİN

Darbe girişimi sırasında ÖKK’da görevli sanıkların, “Çok gizli bir görev var. MİT Müsteşarlığı’nda bir abimiz rehin tutuluyor. Onu kurtaracağız” gerekçesiyle harekete geçirildiği anlaşıldı

FETÖ 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ana üs harekât merkezi olarak, CumhurbaşkanlığıMuhafız Alay Komutanlığı ve Akıncı Üssü’nü belirledi. Gölbaşı kışlasında görevli bazı Özel Kuvvetler personeli, “harekat” adı altında darbe faaliyetinde aktif olarak yer aldı. “Hassas istihbarata dayalı muhtemel terör eylemine karşı Genelkurmay karargâhının takviye edilmesi” görevi kapsamında Genelkurmay Başkanlığı karargahı Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) personeli tarafından ele geçirildi. Genelkurmay Başkanlığı idari tahkikat raporuna göre, 33 kişilik 1’inci grup ÖKK personeli 15 Temmuz cuma günü saat 21.22’de 1A kapısından grup halinde karargaha girdi. Saat 21.46’da Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve beraberindekileri derdest eden gruptan Yarbay Halit Kazancı, Çolak’ın koruma müdürü Piyade Yüzbaşı burak akın’ı bacağından tabanca ile 1A kapısı dışında vurarak yaraladı.

 

SABAH: KATLİAM EMRİ VEREN FETÖCÜ KISKIVRAK

15 Temmuz gecesi Ankara’da, darbeci helikopterleri halkın polisin ve Korgeneral Zekai Aksakallı’nın üzerine yönlendiren FETÖ’cü Yarbay Özcan Karacan, Antalya’da yakalandı

Darbe girişiminin kilit isimlerinden olan ve başkentte helikopterlerden halka ölüm yağdırtan Yarbay Özcan Karacan, 13 ay sonra Antalya'da yakalandı. 15 Temmuz'da tabur komutanı olan Karacan, taarruz helikopterlerini yönlendirerek "Sivil, asker, polis hedef gözetmeksizin ateş edin" emrini veren isimdi. Özel KuvvetlerKomutanı Korgeneral Zekai Aksakallı'nın aracının vurulma emrini veren de yine darbeci yarbay Karacan'dı.

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Ankara Taarruz Helikopter Tabur Komutanı olan Yarbay Özcan Karacan, önce Kara Havacılık Komutanlığı Harekât Merkezi'ni ele geçirdi. Buradan darbeye direnen halkın toplandığı yerleri tespit eden Karacan, taarruz helikopterlerini yönlendirip, "Sivil, asker, polis hepsi düşmanımız. Hedef gözetmeksizin ateş edin" emriyle ölüm yağdırdı.

 

HABERTÜRK: NEREDE TOPLANACAĞIZ

Nüfusu 15 milyonu aşan İstanbul için depreme yönelik son 18 yılda ne gibi önlemler alındı? Gazete Habertürk'ten Ümran Avcı, Öznur Karslı ve Can Mete merak edilenleri yazdı

Tarih: 17 Ağustos 1999. Tam 18 yıl önce bugün... Sabaha karşı 03.02 suları. Çoğumuz uykumuzdan büyük bir sarsıntı ve korkuyla uyandık. 7.4 büyüklüğündeki deprem, başta Marmara olmak üzere yurdun pek çok yerinde tüm şiddetiyle hissedildi. 45 saniye süren sarsıntı bizi alaşağı etmeye yetti! 17 bin 480 vatandaşımız hayatını kaybetti, 23 bin 781 bin kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı... İlk deprem dalgasıyla 133 bin 683 bina çöktü, 285 bin konut ve 43 bin işyeri hasar gördü, 500 bini aşkın kişi ise evsiz kaldı. Bir ülke aynı acıyla tek yürek oldu, yaralar sarılmaya çalışıldı, felaketin maddi zararı milyarlarca dolarlarla ifade edildi. Ancak uzmanlar şimdi de 7.6 büyüklüğünde bir İstanbul depremi için “Eli kulağında” diye uyarıyor. Depreme hazırlıklı olmanın şartı “Mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi, yeni yapıların yönetmeliğe uygun inşa edilmesi, binaların sigorta kapsamına alınması ve halkın bilinçlendirilmesi” olarak sıralanırken, peki biz hangi noktada duruyoruz?

 

STAR: KILIÇDAROĞLU’NA ZOR SORULAR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kamuoyunda tartışılan “Kemal Kılıçdaroğlu-FETÖ ilişkisi ve MİT TIR’ları ihanetinin Kılıçdaroğlu’na uzanabileceği” konusunu kendine has siyasi üslubu ile dile getirdiğini belirterek, CHP’den ‘haddini fazlasıyla aşan’ tepkiler geldiğini söyledi. CHP lideri Kılıçdaroğlu’na 7 kritik soru yönelten Ünal, “Hakaret, iftira, tehdit ve küfür içeren bu sözler son derece provokatif bir dil kullanılarak yapılmaktadır. Cevaplar yerine tehditler savuran Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si suçüstü yakalanmanın paniğini yaşamaktadır” ifadelerini kullandı.Ünal, MİT TIR’ları ihanetinin Türkiye’yi teröre destek veren ülke gibi göstermek, uluslararası yaptırım uygulanmasını sağlamak ve Başbakanı uluslararası mahkemelerde yargılatmayı hedefleyen büyük bir ihanet olduğunu söyledi.  FETÖ ve CHP tarafından yargılanmakla tehdit edilen ve yurt dışına kaçacak ithamıyla suçlanan Erdoğan’ın söylediklerinin gayet net olduğunu belirten Ünal, yazılı açıklamasında “Karanlık olan ve karanlıkta kalan noktaları aydınlatması gereken Cumhurbaşkanımız değil Kılıçdaroğlu’dur” ifadesine yer verdi.

 

HÜRRİYET: ÖKSÜZ NOTASI

Türkiye, FETÖ’nün ‘Hava Kuvvetleri imamı’ ve 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden Adil Öksüz için Almanya’ya nota verdi. Türk Dışişleri Bakanlığı, Öksüz’ün Almanya’da olup olmadığına dair bilgi verilmesi, oradaysa Türkiye’ye iade edilmesi talebini Almanya Dışişleri Bakanlığı’na iletti.

Dışişleri Bakanlığı, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden Adil Öksüz’ün Almanya’da olduğuna dair iddiaların doğru olup olmadığına dair bilgi verilmesi, eğer Almanya’da ise Türkiye’ye iade edilmesi talebini içeren yazılı bir notayı Almanya Dışişleri Bakanlığı’na verdi. Bakanlık kaynakları, notanın dün Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği tarafından verildiğini, Ankara’da ise Almanya Büyükelçiliği nezdinde herhangi bir girişim yapılmadığı bilgisini paylaştı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da TRT Haber’e “Öksüz Almanya’da ise iade edilmesi için nota verdik” dedi.

 

CUMHURİYET: AKP’NİN KUMPAS ALIŞKANLIĞI VAR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın, tutuklu CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nu kastederek yaptığı, “İçeriden haber geliyor. Bağlantısı çıkarsa şaşırmayın” açıklamasıyla başlayan “Kılıçdaroğlu tutuklanabilir” tartışmalarına, “Hedef CHP ve benim” karşılığını verdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın kendisiyle ilgili son açıklamaları çerçevesinde yöneltilen “Sizi tasfiye mi etmeye çalışıyorlar?” sorusuna, “Öyle anlaşılıyor” diyerek hedefin partisiyle birlikte kendisi de olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Size dönük bir soruşturmaya muhatap olma gibi bir şeyle karşı karşıya kalacağınızı düşünüyor musunuz?” sorusunu, “Kalırım ya da kalmam bilmiyorum ama hiçbir koşulda boyun eğmeyiz. Onların savcıları, hâkimleri, polisi olabilir. Hiçbir koşulda hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Başımız dik, onurlu gezeceğiz. Biz yurtseveriz, vatanını satanlar, ülkesini satanlar, ülkenin bütün sırlarını terör örgütlerine verenler asıl hesap vermesi gerekenlerdir” diye yanıtladı. “MİT TIR’ları belgelerini sizin talimatınızla Enis Bey’in verdiği yazıldı. Böyle bir şey yaptınız mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Hayır, kim söylüyor bunu. Niye belgesini koymuyorlar ortaya” karşılığını verdi. “İspat edemeyecekleri şeyi niye yaptılar?” sorusuna ise “Niçin yapmasın? Delile gerek yok ki. 20 Temmuz’da sivil darbe yapıldı diye boşuna mı diyoruz biz. Balyoz ve Ergenekon döneminde sahte delil üreterek yapıyorlardı, şimdi sahte delile gerek yok ki. Dosyanın içi boş, tutuklanan onlarca insan var, böyle bildiğimiz insanlar var. Hapishaneler dolu” yanıtını verdi.