Van Baro Başkanı Timur: Bağımsızlık iradesine saygı gösterilmeli

Van Barosu Başkanı Murat Timur, Kürdistan’da 25 Eylül’de yapılan bağımsızlık referandumunun, ulusların kendi kaderini tayin hakkı ve uluslararası hukuka uygun olduğunu ifade ederek, Kürtlerin bağımsızlık isteklerine saygı duyulması gerektiğini söyledi.

Haber Merkezi

Van Barosu Başkanı Murat Timur, Kürdistan’da 25 Eylül’de yapılan bağımsızlık referandumunun, ulusların kendi kaderini tayin hakkı ve uluslararası hukuka uygun olduğunu ifade ederek, Kürtlerin bağımsızlık isteklerine saygı duyulması gerektiğini söyledi.

Kurdistan24’e konuşan Timur, günümüzde yüzbinlerle ifade edilen nüfusa sahip bazı halkların da bağımsızlık isteğini dile getirdiğini hatırlatarak, “Kürtler neden kendi kaderini tayin edemesinler?” diye sordu. Irak anayasasının da Irak Cumhuriyeti’ni oluşturan halkların kendi özgür iradeleriyle bir araya gelerek federasyon oluşturabilme hakkı tanıdığına dikkat çeken Timur, bunun kendi kaderini tayin hakkı ile de bağdaştırılabileceğini söyledi.

“Kürtler de hukuki bir ilke olan diğer taraftan da politik anlamda da bir yaklaşımla bu konuda bir halk iradesine başvurdular. Bu konuda da referandumdan da Kürtlerin kendi kaderini bağımsız bir şekilde ifade etmeleri noktasında bir karar çıktı. Bu iradeye bütün dünya ülkelerinin özellikle komşu ülkelerin saygı duyması gerekiyor” diye konuşan Timur, diktatör Saddam Hüseyin’in devrilmesinden sonra hazırlanan anayasaya dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Saddam döneminden hemen sonra bazı tartışmalı bölgeler ile ilgili referandum yapılması, bunla ilgili yeni değerlendirmeler yapılması noktasında daha önce Irak anayasasında düzenleme yapılmıştı. Ancak Irak kendi halkı, kendi iç dinamikleriyle bu konuyu tartışıp bir sonuca ulaştırmadığı için Irak’ta etkili olmak isteyen güçler bu noktada da gerçekten de tartışmayı bambaşka bir yere taşıdılar. Şu an Irak’taki duruma baktığımız zaman, fiili durum orada yaşayan halkların karşı karşıya getirebilecek bir durum. Ki böyle bir durumun hemen diğer komşu ülkelere bir şekilde bu huzursuzluğun yansımasıdır. Bütün Ortadoğu coğrafyasını etkileyebilecek bir durum. Bu açıdan, yani şunu söylemek gerekiyor: Son derece sağduyu, rasyonel ve Kürtlerin kendi ortak geleceğine ayrılığa sebep olmadan kendi ittifaklarıyla sağlaması gerekiyor”