K24 RÖPORTAJ - Türkmen vekil: Peşmerge Kerkük’e dönmeli

Türkmen Reform Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Parlamentosu Üyesi Muna Kahveci, Başkan Mesud Barzani’nin Bağdat’ta devlet başkanı gibi karşılandığını söyledi.

Cesim İlhan

Türkmen Reform Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Parlamentosu Üyesi Muna Kahveci, Başkan Mesud Barzani’nin Bağdat’ta devlet başkanı gibi karşılandığını söyledi.

Muna Kahveci, Başkan Barzani’nin Bağdat ziyaretinin, Türkmenler için de yeni fırsatlar doğuracağını ifade etti.

Kerkük’ün güvenliğiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Kahveci, Türkmenlerin tecavüz ve işkencelere maruz kaldığını ifade ederek, Peşmerge’nin Kerkük’e dönmesi gerektiğini belirtti.  

K24’ün soruları ve Muna Kahveci’nin verdiği yanıtlar şöyle:

Başkan Mesud Barzani’nin Bağdat ziyaretini nasıl değerlendiriyoruz?

Başkan Mesud Barzani Bağdat’a gerçekleştirdiği ziyaretinde bir devlet başkanı gibi karşılandı. Sayın Mesud Barzani bir yıl önce kendi isteğiyle başkanlık görevinden ayrılmasına rağmen, Bağdat ziyaretinde Irak Başbakanı’ndan tutun Parlamento Başkanı ve bütün parti liderlerine kadar, hepsi kendisini bir devlet başkanı gibi karşıladı. Kırmızı halı ve karşılama protokolünün uygulanması büyük bir anlam taşıyor. Görüşmelerde bütün liderler kendisine “Sayın Başkan” diye hitap ediyordıu. Bu da Sayın Barzani’nin bölgede büyük bir şahsiyet ve aktör olduğunu gösteriyor. Ayrıca Başkan Barzani sadece Kürtlerin temsilcisi olarak değil, Kürdistan halkının tamamının temsilcisi olarak gitti.

Peki Bağdat’ın Başkan Barzani’den özel talepleri oldu mu?

Şimdi 25 Mayıs’ta gerçekleşen seçimlerden sonra Bağdat’ta halen siyasi gerginlik devam ediyor. Irak’ın bu karışıklıktan çıkması için Sayın Barzani’den yardım istediklerini düşünüyorum. Sayın Barzani'nin de Irak Anayasası’nda yer alan 140’ıncı Madde’deki tartışmalı bölgeler konusunu Bağdatlı yetkililerle konuştuğunu ve bunun çözüme kavuşması için adımların atılmasını istediğini düşünüyorum. Bundan sonra hem Erbil hem de Bağdat tarafından siyasi ve ekonomik adımların atılmasını bekliyorum. Tabi burada Başkan Barzani’nin Bağdat ziyareti hakkında olumsuz konuşan bazı Kürt parti ve siyasetçileri oldu. Onlar Bağdat’a gittiklerinde sıradan bir şekilde karşılandılar. Kimse onları resmi olarak karşılamadığı için Sayın Barzani hakkında kötü konuşuyorlar.   

Başkan’ın Bağdat ziyaretinde sonra Türkmenler için de bir değişiklik olur mu?

Şuna gönülden inanıyorum ki Sayın Başkan’ın ziyaretinden sonra, Bağdat’ta hem diğer halklar için hem de Türkmenler için yeni imkânlar doğacak. Dediğim gibi Sayın Mesud Barzani Türkmenlerin de temsilcisidir.   

Türkmenler ne istiyor?

Türkmenler sadece Kürdistan ya da Irak’ta değil, bütün devletlere seslerini ulaştırmak istiyorlar. Türkmenlerin varlığının kabul edilmesini istiyorlar.

Türkmenlerin en rahat yaşadıkları yer Bağdat mı Erbil mı?

Ben Türkmenlerin en huzurlu yaşadıkları yerin Erbil, yani Kürdistan Bölgesi olduğunu düşünüyorum.  

Kerkük’e gelecek olursak... Hem askeri hem de siyasi olarak Kerkük’te şu an durum nedir?

Biliyorsunuz Kerkük’ün bir kısmında Irak askeri var bir bölgesinde de Haşdi Şabi var. Ama ne yazık ki Kerkük’te güvenlik hiç iyi değil. 16 Ekim 2017’den önce Kerkük’te hem Kürtler hem Türkmenler hem de diğer halklar çok daha güvendeydi. Çünkü Peşmerge vardı o zaman. Kimse Peşmerge’den şikâyetçi değildi. Ama şu an belli saatlerden sonra kimse dışarıya çıkmıyor. Kerkük’te 16 Ekim öncesindeki duruma dönülmesi lazım. Çünkü Peşmerge Kerkük’ten çıktıktan sonra orada güvenlik kalmadı ki. Peşmerge’nin dönmesiyle Kerkük’e huzur gelecektir.

Peşmerge sadece Kürtleri mi savunuyor?

Bazıları bunu söylüyor olabilir. Ama Peşmerge Kürdistan’da yaşayan bütün hakların güvenliğini sağlıyor. Hem Kürtleri, hem Türkmenleri hem de diğer hakları savunuyor. Bağdat hükümeti Kerkük’e huzurun gelmesini istiyorsa Peşmerge’nin dönmesine izin versin. Bütün milletler rahatlayacaktır o zaman. 

Türkmenlerin Kerkük’te durumları nasıl?

Genel olarak konuştuğumuzda Türkmenler dahil olmak üzere Kerkük’teki bütün halkların can güvenliği tehlikededir. Kerkük’teki Türkmenlerle görüşüyoruz onlar da aynısını söylüyorlar. Haklarına tecavüz ediliyor, işkencelere maruz kalıyorlar. Bu da orada resmi bir sorumlu ve resmi güçlerin olmadığını gösteriyor. Onun için Peşmerge’nin resmi bir şekilde dönmesi lazım.  Peşmerge’nin insanlara zulüm ve haksızlık yaptığını hiç duymadık.

Kerkük'ün atanmış valisi Rakan Cuburi'nin politikası ve insanlarla iletişimi nasıl?

Ne yazık ki Kerkük etnik bir siyasetle yürütülüyor. Eskiden Türk, Kürt, Arap ayrımı yoktu. Herkesin milliyetine saygı duyuluyordu ama 16 Ekim olayından sonra ne yazık ki Kerkük böyle bir duruma geldi. Kerkük’te birlik ve beraberlik tamamen bozulmuş. Bunun sorumlusu da atanmış validir. Çok acil bir şekilde Kerkük’e resmi bir vali lazım. Zaten Kerkük’ün resmi valisi Necmeddin Kerim’dir. Ya da bir seçim yapılsın Kerkük halkı kararını versin.

Seçim yapılır mı?

Eğer yeni bir kriz ve olağanüstü bir durum yaşanmasa yeni yılda bir seçim gündeme gelebilir.

Kerkük ve Musul’un bazı bölgelerinde DAİŞ yeniden ortaya çıkışıyor. DAİŞ yeniden mi dönüyor?

Saldırılar daha çok Türkmenlere yapılıyor ama Kürtlerin yaşadığı bölgelere de saldırılar var. Buradaki insanları zorla göç ettirip yerlerine başkalarını yerleştirmek istiyorlar. Bu bir senaryo da olabilir. 16 Ekim’den sonra Kerkük’te bulunan Kürt ve Türkmenler bazı köylerden zorla çıkartılıyorlar.

Peki kim yapıyor bunları?

Bazıları Kerkük İl Meclisi diyor,  bazıları atanmış valinin bu kararı çıkardığını söylüyor. Bazıları Irak Parlamentosu’nun bu kararın arkasında olduğunu dillendiriyor. Bazıları da aşiretler arasındaki sorunlara dayandırıyor.

MUNA KAHVECİ / PORTRE

1978 doğumlu olan Muna Kahveci,  Erbil Türkmenlerinden. Cihan Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve asıl mesleği avukatlık olan Kahveci, Türkmen Reform Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Parlamentosu Üyesi. Kahveci evli ve üç çocuk annesidir.