Kürtlerin büyük göçünün 35. yıl dönümü
Bugün, 1991 yılında Kürdistan Bölgesi’nin büyük bölümünün özgürleştirilmesinin ardından Baas rejimi ordusunun bu bölgeleri geri almak için başlattığı saldırılar sonucu gerçekleşen "Milyonluk Göç"ün üzerinden 35 yıl geçti.
1991 Bahar Ayaklanması'nın (Raperin) başarısı ve Kürdistan Bölgesi’ndeki tüm şehirlerin özgürleştirilmesinin ardından, Baas rejimi büyük bir askeri güç toplayarak özgürleşmiş bölgeleri tekrar ele geçirmek için saldırıya geçti. Bu saldırılar nedeniyle yüz binlerce vatandaş evlerini terk ederek İran ve Türkiye sınırlarına doğru göç etti. Bu kitlesel kaçış, halkın esareti toplu bir şekilde reddetmesi olarak tarihe geçti.
Kürdistan halkının ayaklanması sırasında Kerkük'ün özgürleştirilmesinden 10 gün sonra güç dengeleri değişti. Baas rejimi, devasa kuvvetlerle 31 Mart 1991'de karşı atağa geçti. Kürdistan Bölgesi halkının büyük çoğunluğu, yeniden esaret altına girmek ile topraklarını terk etmek arasında kalarak kitlesel göçü tercih etti. Tüm Kürdistan’ı etkileyen bu olayda halk; yürüyerek, toplu halde veya araçlarla sınır hatlarına ulaştı.
688 Sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'nın Çıkarılması
Kürtlerin milyonluk göçü dünya çapında ve uluslararası düzeyde büyük yankı uyandırdı. Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) lobi faaliyetleri yürüterek 688 sayılı kararın alınmasında ve "uçuşa yasak bölge" ilan edilmesinde etkili bir rol oynadı.
Dönemin ABD Başkanı Baba Bush’un danışmanı James Baker da 36. paralelin belirlenmesinde ve 688 sayılı kararın çıkarılmasında önemli bir rol üstlendi. Bu karar, Kürtlere yönelik soykırımı durdurmayı başardı. Dünya devletleri bu konuda ortak bir tavır sergileyerek, Kürt halkına yönelik soykırım girişimini 20. yüzyılda uluslararası toplum ve insanlık adına bir utanç olarak nitelendirdi.
36. Paralel ve Güvenli Bölge’nin Belirlenmesi
688 sayılı kararın ardından ve 36. paralelin sınır olarak belirlenmesiyle vatandaşlar topraklarına ve evlerine dönmeye başladı. Dönüşün tek sebebi uluslararası kararlar değildi; aynı zamanda Kürdistan Cephesi'nin (Berey Kurdistani) teşviki ve Kürt liderliğinin Bağdat’a giderek müzakerelerde bulunması, halkta Saddam'ın bu suçları bir daha işlemeyeceğine dair bir güven oluşturdu.
Bugün Kürdistan Bölgesi Hükümetinin kontrolü altında olan sınırların temeli, o dönemdeki 36. paralel ve uçuşa yasak bölge ile atılmıştır. Dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın eşi Danielle Mitterrand, Kürt meselesini BMGK’ya taşıyarak "güvenli bölge" kararının çıkarılmasında kilit rol oynayan isimlerden biriydi.
Kürdistan Bölgesi Parlamento Seçimleri
688 sayılı karar, 5 Nisan 1991'de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edildi. 36. paralelin kuzeyinde Kürtler için güvenli bir bölge oluşturulması kararlaştırıldı. Ayrıca, halkı korumak amacıyla Türkiye’deki İncirlik Üssünde "Huzuru Sağlama Gücü" (Çekiç Güç) olarak bilinen koalisyon güçleri konuşlandırıldı. Halkın geri dönüşü sırasında sağlanan bu askeri ve hukuki koruma; 19 Mayıs 1992’de Kürdistan Bölgesi Parlamento seçimlerinin yapılmasına ve 4 Temmuz 1992’de Kürdistan Bölgesi Hükümetinin kurulmasına zemin hazırladı.