Başbakan: Patriotlara karşı değiliz

Başbakan Mesrur Barzani, Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki rolünün önemli olduğunu söyledi.

K24 - ERBİL

Başbakan Mesrur Barzani, Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki rolünün önemli olduğunu söyledi.

Başbakan, ABD’nin Irak’a Patriot hava savunma sistemini konuşlandırmasına karşı olmadıklarını ancak bu konuda kararı Bağdat yönetiminin vereceğini kaydetti.

France24 televizyonuna röportaj veren Başbakan Mesrur Barzani, Irak ve bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.

Sayın Başbakan, Bağdat’ın içerisinde bulunduğu durumla başlamak istiyorum. Protestolar birkaç aydır sürüyor. Muhammed Tevfik Allavi yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi. Ayrıca erken seçimler de isteniyor. Bağdat'taki mevcut durum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bağdat'ta yaşanan durumların, son 15 - 16 yıldır var olan kötü yönetimlerden kaynaklandığını görüyoruz. Şimdi protestocular sokaklarda yeni reformlar, yolsuzlukla mücadele edebilecek bir yönetim talep ediyorlar. Biz de insanların bu meşru talebini destekliyoruz. Fakat bazı siyasi durumlardan dolayı protestoların olaylar karıştırılarak durumun daha da kötü olmasına sebep oluyorlar. Aslında, eski Başbakan Sayın Adil Abdulmahdi tüm çabaları gösterdi, ancak maalesef siyasi destek görmedi. Bana göre Adil Abdulmahdi yaşananlardan sorunlu değildir. Umarım yeni Başbakan Sayın Allavi halk ve siyasi partiler tarafından istediği desteği alır ve daha fazla başarılı olur.

Erken seçim isteniyor ve Ali Sistani de bunu destekliyor. Siz de erken seçim taleplerini destekliyor musunuz?

Her şeyi Irak halkının çoğunluğu belirleyecek. Biz de bunu bu şekilde destekliyoruz. Fakat her şey sadece seçimlere bağlı değildir. Ülkedeki siyasi sistemin tamamına bağlıdır, bunun da göz önüne alınması lazım. Irak’ta bütün halkları kapsayacak bir hükümetin olması gerekiyor. Bundan dolayı seçim de bu çerçevede yapılmalıdır.

Söylediğiniz gibi bir sonuç çıkmazsa, Irak devletinin daha da kötü bir duruma gideceğini düşünüyor musunuz?

Doğrusu bilmiyorum ama umarım Irak’ta durumlar daha da kötüye gitmez ve insanlar acı çekmeden, onların yararına çözümler üretilir.

Kasım Süleymani’nin öldürülmesinden sonra ABD’nin askerlerini geri çekmesi için çok şey söylendi. Bildiğimiz kadarıyla ABD güçlerinin çekilmesini istemiyorsunuz. Siz ABD kuvvetlerinin birkaç hafta içerisinde geri çekileceğini düşünüyor musunuz?

ABD ve Uluslararası Koalisyon güçleri Bağdat hükümetinin resmi daveti üzerine Irak’a yerleştiler. ABD güçleri, Irak ve Peşmerge Güçleri’ne DAİŞ’le mücadelede çok yardım ettiler. ABD ve Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak’taki rolü önemli. Bu yüzden inanıyoruz ki kalmaları da önemlidir ve bunlara ihtiyaç var, çünkü DAİŞ hala büyük bir tehdit ve tamamen ortadan kaldırılmadı. DAİŞ birkaç bölgede saldırı da gerçekleştirdi. ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesi için Irak hükümetinin aldığı karar tek taraflıydı ve çok hızlı bir karar alındı. Umarım Irak, ABD ve Koalisyon arasında bir mekanizma oluşturulur ve bir karar alınır. Ama ABD ve Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak’ta kalmaları önemlidir.

Yine Kasım Süleymani’nin öldürülmesinden sonra ABD ve müttefikleri Irak’ta hedef haline geldi. Bundan dolayı ABD Patriot füze sistemlerini Irak’a yerleştirmek istiyor. Bu konuda sizinle görüşmeler yapıldı mı, yeni saldırılar olmaması için siz de Patriotların yerleşmesini istiyor musunuz?

Evet, burada bir savunma sisteminin kurulması için görüşmeler yapılıyordu. Şimdi Bağdat hükümetiyle yapılacak müzakereyi bekliyorlar.

Siz Patriot füzelerinin Irak’ta konuşlanmasını istiyor musunuz?

Evet, tekrar söyleyeyim bu karar Bağdat hükümetine bağlıdır. Ama biz Patriotlara karşı değiliz.

DAİŞ’in örgütlenmekle meşgul olduğunu belirttiniz. ABD’nin Uluslararası Koalisyon’daki temsilcisi, Irak ve Suriye’de henüz 18 bin DAİŞ mensubunun olduğunu açıkladı. Bu sayıya nasıl bakıyorsunuz, DAİŞ’in geri dönüşüyle ilgili değerlendirmeniz nedir?

Doğru bir rakam vermem çok zor. Ama bizim de DAİŞ’lilerin oranının o sayıya yakın olduğu yönünde. Yani 18 bin veya daha fazla… Ancak şunu açık bir şekilde söyleyebilirim ki, DAİŞ’lilerin şuanki sayısı, Irak ve Suriye’ye saldırıp hilafet ilan ettikleri dönemden, 2013 yılı öncesinden daha fazla. Bu sebeple DAİŞ’in yeniden başkaldırma durumu var. Rahat bir şekilde örgütlenebilir ve yeni bir toplum kesimini  de kendisiyle birlikte sürükleyebilir. DAİŞ’in meydana gelmesine neden olan tüm sebepler duruyor. Halk ile DAİŞ arasındaki irtibat da duruyor. Mesela siyasi istikrar yok, ekonomik kalkınma yok, güçlü bir güvenlik ve huzur ortamı yok. Bunlar, terörist grupların çıkmasına sebep oldu. Bu faktörlerin olmaması nedeniyle, Uluslararası Koalisyon ve bölge güçleri güçlü bir şekilde karşı koymazsa DAİŞ tekrar dönebilir.

Sizin de söylediğiniz gibi Uluslararası Koalisyon, bir süre ara vermesinin ardından şuan DAİŞ’e karşı operasyonlarını başlatmış durumda. Koalisyon güçlerinde daha fazla bir rol bekliyor musunuz? Siz de Münih Güvenlik Zirvesi’ne katılacaksınız. Uluslararası topluma istenildiği gibi çalışmıyor diyecek misiniz?

Şüphesiz. DAİŞ’le en şiddetli şekilde mücadele edilmeli. Ancak şuan bu zor. Çünkü, önceden olduğu gibi onların elinde bir yer yok. Dolayısıyla şuan askeri ve istihbari koordinasyon gerekiyor. Öncelikle yerleri tespit edilmeli, sonra operasyonlar gerçekleştirilmeli.

Siz daha önce İran’a yönelik saldırıdan bahsetmiştiniz. Kasım Süleymani’nin öldürülmesinden sonra ABD’nin bu kararı iyi miydi, bu kararı destekliyor musunuz?

Bu ABD’nin kararıydı. ABD adına konuşacak durumda değilim.

Bu olaydan sonra İran’dan size yönelik bir tehdit oldu mu? Ya da siz, kaos olmaması için İran’la müzakere yaptınız mı?

Biz bu kargaşa ve kaostan uzak olmak için her türlü çabayı gösteriyoruz. İran bizim komşumuz, ABD ile de iyi ilişkilerimiz var. Bu sorunların büyümesini veya savaş olmasını istemiyoruz. Tüm kesimlerin ortamın sakinleşmesi için çalışması gerektiğine inanıyoruz.

ABD ile İran arasında askeri bir karşılaşmanın olması uzak ihtimal mi?

Herhangi bir savaşın yaşanmamasını ümit ediyorum. Bu kimsenin çıkarına olmaz. Özellikle de halkın çıkarına olmaz. Yaşanan kaos ortamından çok endişeliyiz. Dolayısıyla herkesin sorunların çözümü için çaba göstermesini umuyorum.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın son açıklamalarıyla ilgili görüşünüz nedir? Nasrallah, 2014 yılında DAİŞ Erbil’e yaklaştığında o zaman Kürdistan Bölgesi Başkanı olan babanız Mesud Barzani'nin Kasım Süleymani’den yardım istediğini, Bölge Başkanı’nın askeri yardım konusunda endişeli olduğunu söyledi. Nasrallah, Kürt liderliğinin Kasım Süleymani’nin öldürülmesi karşısındaki tavrını eleştirdi. Ne diyorsunuz?

Doğrusu bu şekilde konuşarak kendisine saygısızlık yapmıştır. Öyle bir kimsenin, o konumdaki bir kişinin başkalarıyla ilgili nasıl konuşacağını daha iyi bilmesi gerekiyor. Şüphesiz söyledikleri de doğru değil. Onun sadece Kürtlere yönelik tutumu değil, birçok arap’a karşı tutumu da ilginçti. Başkan Barzani’yi tanıyanlar bilir ki, o Peşmerge ile omuz omuza savaşı yönetiyor, savaşıyordu. DAİŞ efsanesinin yenilmesinde o, öncelikli şahsiyetti. Şüphesiz başlangıçta sorunlar vardı. Evet, İran bize cephanelikler göndererek yardım etti. Ancak bu yardımdan çok abartılarak söz ediliyor. O zor dönemde bize yardım eden herkese şüphesiz teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte Uluslararası Koalisyon güçleri de bize yardım etti. Unutulmamalı ki, cephede Peşmerge savaşıp, sadece Kürdistan’ı değil tüm dünyayı bu tehlikeden korumak için kurban veriyordu.